İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı’nın 1 Kasım 2025’te düzenlediği çalıştayın ardından yayımlanan sonuç bildirgesi, çocuk ceza adaletine ilişkin otoriterleşme eğilimlerine karşı uyarıda bulundu.
Rapor, Prof. Dr. Adem Sözüer ile Dr. Öğr. Üyesi Mualla Buket Soygüt tarafından hazırlandı, Ar. Gör. Yusuf Ziya Tan ve Ar. Gör. Biran Arıkan düzenleme sürecine katkı sundu. Bildirgeye eklenen sosyal hizmet odaklı ek rapor ise Sosyoloji Mezunları Derneği Başkanı Özgür Aktükün tarafından kaleme alındı.

EĞİTİME İKİ GÜN ARA VERİLDİ
Maraş'ta ortaokulda silahlı saldırı: 9 kişi yaşamını yitirdi
Çok sayıda isim destek verdi
Çalıştay, yalnızca akademisyenlerin değil, psikiyatri, hukuk, sosyal hizmet ve çocuk hakları alanlarından uzmanların katılımıyla yapıldı.
Katılımcılar arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, Girne Üniversitesi, Kırklareli Üniversitesi, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ve Altınbaş Üniversitesi’nden isimlerin yanı sıra CİSST, Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı, İstanbul Barosu, İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi, EŞİK ve Sosyoloji Mezunları Derneği’nden temsilciler de yer aldı.

SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR ANLATIYOR
“İçeride devlet yok, birbirini yakanları gördüm”
“Koruma, cezadan önce gelir”
Sonuç metnine göre, çocuk adalet sistemi, cezalandırma ekseninde değil, çocuğun yüksek yararını, toplumsal güvenliği ve bilimsel verileri birlikte gözeten hak temelli bir anlayışla yeniden kurulmalı.
Raporda, çocuklara yönelik cezaların ağırlaştırılmasının suçun önüne geçmediği belirtiliyor. Bildirgede, “Uluslararası araştırmalar, cezaların ağırlaştırılmasının çocuk suçluluğunu azaltmadığını, uzun vadede sosyal ve bireysel zararları artırdığını göstermektedir” deniliyor.
Çocuklar için ağırlaştırılmış yaptırımları genişletebilecek bazı öneriler ise “üzerine düşünülmemiş bir değişiklik” olarak niteleniyor.

SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR ANLATIYOR
“13 yaşında cezaevine girdim, herkes bize dışardan bakıyor bir de içerden baksınlar”
Çözüm: Onarıcı adalet ve sosyal destek
Metin, çocukların suça sürüklenmesini yalnızca ceza hukuku meselesi olarak ele almıyor. Yoksulluk, eşitsizlik, sosyal hizmetlere erişememe ve kamusal koruma mekanizmalarının zayıflığı, bildirgede temel nedenler arasında sayılıyor. Raporda, kamu desteğinin olmadığı koşullarda yoksulluğun “kör bir şiddet döngüsüne” dönüştüğü vurgulanıyor.
Bildirge, çocuklar için daha fazla hapsetme değil, daha güçlü sosyal destek mekanizmaları öneriyor.
Eğitim, barınma, sağlık ve sosyal hizmet alanlarında bütünlüklü politikalar geliştirilmesi, her çocuk için bireysel ihtiyaç değerlendirmesine dayalı plan hazırlanması, sosyal hizmet uzmanları, psikologlar, eğitimciler ve hukukçulardan oluşan çok disiplinli ekiplerin kurulması isteniyor.
Sonuç metninin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
(NÖ)

