“Cezaları artırmak çocukları suça sürüklenmekten korumaz”
Çocuk Vakfı, TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edilen *"Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"*nin geri çekilmesi çağrısında bulundu. Vakıf, teklifin çocuk hakları ve çocuğa özgü adalet anlayışı temelinde hazırlanmadığını, çocukların suça sürüklenmesini önleyecek bütüncül bir reform yerine cezaların artırılmasına odaklandığını savundu.
Vakfın 29 Temmuz tarihli basın açıklamasında, teklifin TBMM Araştırma Komisyonu raporu kamuoyuyla paylaşılmadan ve Genel Kurul'da kapsamlı biçimde tartışılmadan hazırlandığı belirtilerek, hazırlık sürecinde çocukların görüşlerine başvurulmadığı ifade edildi. Açıklamada, teklifin "çocuğun üstün yararı" ilkesine uygun olmadığı ve çocuk hakları yaklaşımıyla bağdaşmadığı görüşü dile getirildi.
Çocukların ceza sorumluluğunu ağırlaştıran teklif komisyondan geçti
"Sorun cezalar değil, çocukların suça sürüklenmesi"
Basın açıklamasına eklenen bilgi notunda, teklifin çocuk adalet sisteminde önemli değişiklikler öngördüğü ancak asıl sorunun çocukların suça sürüklenmesini önleyecek mekanizmaların güçlendirilmesi olduğu vurgulandı. Bilgi notuna göre, yalnızca cezaların artırılmasıyla çocuk suçluluğunun önlenmesi mümkün değil. Çocukların eğitimden kopması, aile yapısı, sosyal çevre ve yoksulluk gibi nedenlere yönelik koruyucu politikaların güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.
"15-18 yaş grubu fiilen yetişkin gibi cezalandırılabilecek"
Çocuk Vakfı'nın en dikkat çektiği düzenlemelerden biri, 15-18 yaş arasındaki çocukların bazı ağır suçlarda yetişkinlere uygulanan ceza rejimine yaklaşacak şekilde yargılanabilmesinin önünün açılması oldu.
Bilgi notunda, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında hâkimlere tanınacak takdir yetkisiyle bu yaş grubundaki çocuklara yönelik mevcut indirimlerin uygulanmayabileceği, bunun da çocuk adalet sisteminin temel ilkeleriyle çeliştiği savunuldu. Vakfa göre bu yaklaşım, çocukların gelişimsel özelliklerini dikkate alan adalet anlayışından uzaklaşılması anlamına geliyor.
"Çocukları cezalandırmak değil, suça sürükleyen karanlığı sorgulamak gerekir"
"Koruma sistemi güçlendirilmeden çözüm üretilemez"
Bilgi notunda, Türkiye'de çocuk mahkemelerinin halen birçok ilde bulunmadığı, çocukların önemli bölümünün yetişkin mahkemelerinde yargılandığına dikkat çekildi. Bu nedenle mevcut sistem tam anlamıyla uygulanmadan cezaların artırılmasının "cezasızlık algısını" gidermeyeceği ifade edildi.
Vakıf ayrıca, suç mağduru çocukların rehabilitasyonuna ilişkin yeni bir düzenleme bulunmamasını da teklifin önemli eksikliklerinden biri olarak değerlendirdi.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR ANLATIYOR
“13 yaşında cezaevine girdim, herkes bize dışardan bakıyor bir de içerden baksınlar”
Geri çekme çağrısı
Çocuk Vakfı, çocuk koruma ve çocuk adalet sistemlerinde çocuk hakları ekseninde kapsamlı bir reform yapılmadığı sürece çocukların suça sürüklenmesinin önlenemeyeceğini belirterek, kanun teklifinin geri çekilmesini istedi.
Vakfa göre teklif yasalaşacaksa da en azından şu düzenlemelerin gözden geçirilmesi gerekiyor:
- 15-18 yaş grubuna yönelik ayrımcı düzenlemelerden vazgeçilmesi,
- Çocuklar hakkında sosyal inceleme raporunun yaş ayrımı yapılmaksızın zorunlu hale getirilmesi,
- Çocukların yeniden suça sürüklenmesini önleyecek rehabilitasyon programlarının güçlendirilmesi,
- Ebeveynleri cezalandırmadan önce çocuğu riskli ortamdan koruyacak sosyal politikaların önceliklendirilmesi.
(NÖ)