Batman/Beşiri Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren 11 yıllık mahpus Mehmet Çeviren, memleketi Mardin'in Derik ilçesinde toprağa verildi.

Hasta mahpus Mehmet Edip Taşar yaşamını yitirdi
Mezopotamya Ajansı'nın aktardığına göre, Çeviren'in cenazesi Derik Devlet Hastanesi'nden alınarak, Kale Mahallesi'nde bulunan ilçe mezarlığına defnedildi.

"Bir ayda dört kişi öldü"
Mardin Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği (TUHAD-DER) Eşbaşkanı Fettah Tekin mezarlıkta yaptığı konuşmada, "Bizler Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde cezaevinde bulunan arkadaşlarımızın serbest kalmasını umut ederken, ne yazık ki bir ay içinde dört arkadaşımızın cenazesini aldık" dedi.
Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) Mardin Eşbaşkanı Salih Kuday, "Kürt halkı ve Kürt özgürlük hareketi üzerine düşen her şeyi yaptı. Ancak hala hükümetin baskısı devam ediyor. Cezaevlerinde yüzlerce hasta tutsak ölüm ile yüz yüze. Hasta tutsaklar biran önce serbest bırakılmalı" diye belirtti.
"Takipçisi olacağız"
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mêrdîn Milletvekili Beritan Güneş, "Defalarca S ve Y tipi cezaevlerinin ölüm yeri olarak anıldığını söyledik. Ama buna rağmen bir önlem alınmadı. Bunun yanı sıra Mehmet arkadaş tüm ziyaretlerde; cezaevlerinde yaşanan işkenceleri dile getirmiştir. Bizler de diyoruz ki; bu ölüm kesinlikle devletin eliyle olmuştur. Mehmet arkadaşımızı ölüme sevk edenler mutlaka bunun hesabını verecekler ve bizler de takipçisi olacağız" diye konuştu.
Çeviren'in ağabeyi Velat Çeviren, kardeşinin kesinlikle intihar etmediğini ve bunu kabul etmediklerini belirterek, olayın takipçisi olacaklarını söyledi.
"Adli süreç derhal başlatılmalı"
İnsan Hakları Derneği (İHD) ise şu açıklamayı yaptı:
"Anayasa’nın 17. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesi uyarınca; devlet, gözetimi altındaki her bireyin yaşam hakkını koruma yönünde pozitif yükümlülük altındadır. Bu yükümlülük, mahpusun sağlığını ve güvenliğini tehdit eden riskleri önceden tespit etmeyi ve bu riskleri bertaraf etmek için her türlü önleyici tedbiri almayı zorunlu kılar.
"Gerekli denetim mekanizmalarının işletilmemesi ve riskin bertaraf edilmemesi, doğrudan devletin yaşam hakkı koruma sorumluluğunun ihlali anlamına gelmektedir. Yine mahpusun tutulma koşullarının insan onuruyla bağdaşmadığı her durum, temel bir hak ihlalidir ve hukuk devleti ilkesiyle çelişmektedir.
"Mehmet Çeviren’in şüpheli ölümü hakkında; etkili, bağımsız ve şeffaf bir soruşturma yürütülmeli, ihmali veya sorumluluğu bulunan görevliler hakkında idari ve adli süreçler derhal başlatılmalıdır.
"İnsan Hakları Derneği olarak sürecin takipçisi olacağımızı ve insan onuruna yaraşır bir infaz rejimi inşa edilene kadar mücadele edeceğimizi kamuoyuna duyururuz."
(AB)

