Cengiz Çiçek: İşsizlik Fonu işverenin finansman kaynağı değildir
DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, İşsizlik Sigortası Fonunun işveren teşvikleri ile sermayeye yönelik finansman politikalarının kaynağı olarak kullanılmasına son verilmesi ve Fon kaynaklarının emekçilere özgülenmesi amacıyla kanun teklifi verdi.
Çiçek, İşsizlik Sigortası Fonunun “işçi ve işverenlerden alınan primler ile devlet katkısından oluşan, emekçilerin işsizliğin yol açtığı gelir kaybına karşı korunması amacıyla kurulmuş kamusal bir sosyal güvenlik fonu” olduğunu belirtti.
“İşveren payının ve devlet katkısının ekonomik kaynağının da emekçilerin ürettiği değer olduğu, Fonun güvence altına almak üzere kurulduğu temel sosyal riskin ise işsizlik olduğu gözetildiğinde, Fonun asli hak sahipleri emekçilerdir” diyen Çiçek, “Bu nedenle Fonun varlık nedeni; işsiz kalan yurttaşa gelir güvencesi sağlamak, işsizliğin yol açtığı sosyal yıkımı hafifletmek ve emekçiyi güvencesizliğe karşı korumaktır” ifadelerini kullandı.
Çiçek, “İşsizlik Sigortası Fonu, AKP iktidarları döneminde yapılan düzenlemelerle kuruluş amacından sistematik biçimde uzaklaştırılmış; işçinin geleceği ve işsizlerin güvencesi için biriktirilen kaynak, işveren teşviklerinin ve sermayeye yönelik finansman politikalarının temel araçlarından birine dönüştürülmüştür” dedi. “Bu dönüşüm, kamusal kaynakların emekten yana değil sermayeden yana kullanılmasını esas alan siyasal ve ekonomik tercihin sonucudur” diye de ekledi.
Çiçek, “Bu Kanun Teklifi, emekçilerin alın teriyle oluşturulan kamusal bir kaynağı yeniden kuruluş amacına döndürmeyi ve yalnızca emekçiler için kullanılmasını güvence altına almayı amaçlamaktadır. İşsizlik Sigortası Fonu, işverenlerin teşvik ve finansman kaynağı değil, işsiz kalan yurttaşın güvencesidir. Sosyal devletin gereği de emeğin hakkı da bunu zorunlu kılmaktadır” ifadelerini kullandı.
Bir işsiz nasıl yaşıyor, ne düşünüyor: İnsan gibi yaşayamıyoruz
Fondan aslan payı işverene
İşsizlik Sigortası Fonu, işçi ve işverenlerden alınan primler ile devlet katkısından oluşan, emekçilerin işsizliğin yol açtığı gelir kaybına karşı korunması amacıyla kurulmuş kamusal bir sosyal güvence. Fonun geliri, sigortalının ücretinden kesilen yüzde 1 işçi payı, işverenden alınan yüzde 2 pay ve yüzde 0,5 devlet katkısından oluşuyor.
Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) verilerine göre 2025’te Fon’dan işsizlere 80 milyar 650 milyon lira ödeme yapılırken, işverenlere sağlanan teşvik ve destekler 97 milyar 231 milyon lirayı buldu.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) göre ise son 10 yılda işverenlere aktarılan Fon payı yüzde 20,3’ten yüzde 49,2’ye yükseldi, işsizlik ödeneğinin Fon içindeki payı ise yüzde 37,4’ten yüzde 31,7’ye geriledi. Aynı dönemde işverenlere aktarılan toplam kaynak 421 milyar lirayı aşarken, işsizlere yapılan ödeme 260 milyar lirada kaldı.
Cumhurbaşkanının oran artırma yetkisi kaldırılıyor
Sekiz maddeden oluşan teklif, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngörüyor.
Mevcut düzenlemede Fon’un bir önceki yıl prim gelirlerinin yüzde 30’u, “istihdamı artırıcı ve koruyucu tedbirler” için kullanılabiliyor. Cumhurbaşkanı bu oranı yüzde 50’ye kadar çıkarabiliyor.
Teklif, bu oranı yüzde 20’ye düşürüyor ve kaynağın yalnızca sigortalılar ile işsizlere doğrudan sunulan mesleki eğitim, işe yerleştirme, danışmanlık, rehberlik ve aktif işgücü hizmetlerinde kullanılmasını öngörüyor.
Bu kapsamda ayrılan kaynakların işverenlerin sigorta primi yükümlülüklerinde, prim teşviki ve sübvansiyonlarda veya işletmelere finansman sağlanmasında kullanılması açıkça yasaklanıyor.
Prim teşviklerine son verilmesi öngörülüyor
Teklif, işsizlik ödeneği alırken işe giren bir sigortalının işçi ve işveren sigorta primlerinin Fon’dan karşılanmasını düzenleyen hükmü de yürürlükten kaldırıyor.
Gerekçede, mevcut uygulamanın işverenin prim yükünü Fon’a aktardığı ve bu süreyi işçinin işsizlik ödeneği hakkından düşerek işsizin ödenek süresini kısalttığı belirtildi.
Çok tehlikeli sınıfta bulunan ve üç yıl içerisinde ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası yaşanmayan işyerlerine uygulanan işsizlik sigortası primi indiriminin de kaldırılması öngörülüyor.
Teklif ayrıca, geçmiş yıllarda uygulanan bazı istihdam teşviklerinin dayanağı olan geçici 10’uncu maddeyi yürürlükten kaldırıyor.
Hazine’ye aktarım ve yatırım finansmanı yasaklanacak
Teklifle 4447 sayılı Kanun’a, “Fon kaynaklarının amaca özgülenmesi ve amaç dışı kullanım yasağı” başlıklı yeni bir madde eklenmesi planlanıyor.
Düzenlemeye göre Fon kaynakları yalnızca şu ödeme ve hizmetlerde kullanılabilecek:
İşsizlik ödeneği, iş kaybı tazminatı, kısa çalışma ödeneği, yarım çalışma ödeneği, nakdi ücret desteği, Ücret Garanti Fonu ödemeleri, sigortalılar adına ödenecek sosyal güvenlik ve genel sağlık sigortası primleri ile işsizlere ve sigortalılara sunulan mesleki eğitim ve aktif işgücü hizmetleri.
Fon kaynaklarının işverenlere prim teşviki, indirim, hibe, kredi veya finansman sağlanmasında; genel bütçeye gelir kaydedilmesinde Hazine’ye veya başka kamu idarelerine aktarılmasında ve yatırım, altyapı veya kalkınma projelerinde kullanılması yasaklanacak.
Mevcut teşvikler süreleri dolana kadar devam edecek
Teklifte geçiş sürecine ilişkin düzenlemeler de yer alıyor.
Kanunun yürürlüğe girmesinden önce bağlanmış işsizlik ödenekleri ve devam eden aktif işgücü hizmetleri, hak sahipliği süresince devam edecek. Sigortalıların ve işsizlerin kazanılmış hakları korunacak.
Yürürlükten kaldırılan hükümler uyarınca işverenlere yeni bir teşvik, destek veya indirim hakkı tanınmayacak. Daha önce yararlanılmaya başlanan teşvikler ise yasal süreleri sona erene kadar devam edecek, ancak süreleri uzatılamayacak.
Asgari ücret desteği ve benzeri işveren desteklerinin Fon’dan karşılanmasına da kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren son verilecek. Bu desteklerin sürdürülüp sürdürülmeyeceği ve hangi kaynaktan finanse edileceği bütçe düzenlemeleriyle belirlenecek.
Muhalefet teklifleri yıllardır yasalaşmıyor
TBMM kayıtlarına göre, AKP dışındaki bir partinin de ilk imza sahibi olduğu en son kanun teklifi 19 Ocak 2023’te kabul edildi. 7433 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile ilgili teklif, AKP’li milletvekillerinin yanı sıra MHP’li Erkan Akçay ve Muhammed Levent Bülbül ile BBP’li Mustafa Destici’nin ilk imzalarını taşıyordu.
Ancak söz konusu düzenleme, AKP imzası bulunmayan müstakil bir muhalefet teklifi değil AKP, MHP ve BBP milletvekillerinin birlikte sunduğu ortak bir teklifti. AKP milletvekillerinin imzasını taşımayan başka bir partinin tek başına verdiği teklif en son 26. yasama (17 Kasım 2015 - 16 Mayıs 2018) dönemindeydi. Dönem verilerinde CHP’ye ait 11, MHP’ye ait 10 ve HDP’ye ait 1 teklif “kanunlaştı”
(HA)