Bu hafta biamag’da
Ferhat Yaşar editörlüğünde hazırlanan bu haftaki biamag’da Talat Paşa’nın “kara kaplı defteri”ni açıyoruz. Belfast’ta yükselen Kürtçe ağıtlardan, yapay zekanın insan davranışını ve beslenme biçimini nasıl şekillendirdiğine şahitlik ediyoruz.
Bir yandan Türkiye’deki siyasi atmosferin genç kuşağın hayallerini nasıl dönüştürdüğüne tanık olurken, diğer yandan tüm bu kaosun içinden yaşama olan tutkusunu ve hedefine olan bağlılığını dile getiren hikayelerle karşılaşıyoruz.
Vartan Halis Yıldırım, Talat Paşa’nın kendi tuttuğu "kara kaplı defter"deki verilerini hesaplayarak, 1915-1918 arasında Rumlar hariç yaklaşık 1 milyon 302 bin kişilik demografik kaybın bizzat devlet evrakı üzerinden kanıtlandığını ortaya koyuyor.
Dursun Ege Göçmen, Sevtap Ayhan’ın 2022 Tudem Edebiyat Ödülleri Birincisi romanı Yıldızlara Bakan Çocuk, yoksulluk, ölüm, yas ve adalet gibi ağır temaları "çocuk gerçekliği" penceresinden, ajitasyona kaçmadan ve duru bir dille ele alıyor.
Suna Alan, Kültür festivali vesilesiyle gittiği Belfast’ta Kürtçe ağıtlar seslendiriyor. İrlanda’nın geçmişiyle yüzleşme biçimini ve Kürt mücadelesiyle kesişen hafıza mekânlarını gözlemleyen yazı, Hayırlı Cuma Anlaşması’ndan otuz yıl sonra bile ayakta duran duvarların gölgesinde şu soruyu soruyor: Bir toplum barışa hazırlanırken, "savaşa hazır" olma zihniyetini ne zaman geride bırakır?
Sudenaz Güleryüz, bianet'teki bir aylık staj sürecini ve kolektif habercilik pratiğini aktaran veda yazısı; ana akımın edilgen dilini söküp atarak, ajitasyona ve sloganlara sığınmadan hakikati anlatmanın önemini vurguluyor.
Eylül Özer, medyanın kurbanlaştırıcı diline ve erkek şiddetini "canavarlaşma" söylemiyle sıradanlaştıran faillere karşı duran metin; utancın faile yüklenerek taraf değiştirmesinin, kadınların özsaygısını ve özgürleşme mücadelesini nasıl onardığını gözler önüne seriyor.
Atiye Kalkan, Kur’an ve hadislerden hareketle hayvanlara yönelik şiddetin dini değil politik olduğunu; bu politikaların toplumsal şiddet ve itaat kültürüyle bağını ortaya koydu.
Özgür Erbaş, hayallerin sigortalanıp yatırıma ve veriye dönüştürüldüğü absürt bir düzen üzerinden bireysel arzuların piyasa mantığıyla ölçülmesini ironiyle sorguladı.
Rosalino Levantino, Che Guevara: Son Yoldaşlar üzerinden Che’nin yoldaşlarının kaçışını, gerilla dayanışmasını ve Latin Amerika’daki antiemperyalist mücadele hafızasını izledi.
Ayşenur Önal, 2016’dan 2026’ya uzanan kişisel hikâyesinde gençlik hayallerinin krizler, kayıplar ve geleceksizlik içinde nasıl aşındığını; buna rağmen hayatını yeniden kurma iradesini anlattı.
Panayotis Petridis, yapay zekâ çağında eğitimin düşünme, yanılma ve yeniden deneme süreci olduğunu vurgulayarak, eleştirel ve barışçıl yurttaşlar yetiştirmedeki rolüne dikkat çekti.
Selma Eroğlu, dijitalleşmenin tarımı şirketlerin denetimine açma riskini ele alırken, gıda egemenliği ve dayanışma teknolojileri üzerinden halk yararına alternatifleri gündeme taşıdı.
(FY)