biamag’da bu hafta
Bu hafta, kültür-sanattan siyasete, sinemadan toplumsal hafızaya uzanan geniş bir yelpazede dikkat çeken yazılar yer alıyor. Haftanın editörü Evrim Kepenek.
Volga Kuşçuoğlu, Talgat Zhumagulov’un “Türkiye'nin sakızları, Kazakistan'da çocukların ‘para birimiydi’” başlıklı yazısını Türkçe’ye çevirdi.
Zeynep Altıok, Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer ve Vicdani Ret İzleme Koordinatörü Merve Arkun ile vicdani ret hareketine yönelik baskıları ve dayanışmayı konuştu: “Devletin dayattığı erkekliği reddediyoruz.”
Burak Sarı normal kavramı üzerinde yazdı.
Şeyhmus Diken, kendi hafızasının sınırlarından dolaşıp geldi, diş hediğini yazdı: “Hedik, çocuğun başından aşağı döküldükten sonra çocuk o eşyalardan hangisini eliyle tutarsa çocuğun ilerde o objeyi simgeleyen mesleği / sanatı seçeceğine inanılır.”
Rosali Levantino, “Ebedî Hasretler”i ve çok daha fazlasını yazdı: “Erkek egemen bilim dünyasında kadın olmanın zorlukları, insanların normalde beslenmek için topladıkları mantarların “sihirli” güçleri, mantarların birbirinden enteresan geleneksel adları filmde karşınıza çıkan muhtelif mevzular.”
Nesrin Karadağ, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “mutlak butlan”lığını yazdı: "Kemal Bey'in basın sözcüsü tarafından yapılan "Bu araçlar semboliktir" açıklaması hem siyasal ahlakın pragmatizmini hem de seçmenin somut olan üzerinden nasıl manipüle edilmek istendiğinin en sarih örneğidir.”
Ali Güler, ilk Kürt filmi kabul edilen “Zerê”yi yazdı: Bir Êzidî Kürt kızının trajedisi etrafında örülen anlatı, bireysel bir hikâyenin ötesine geçerek feodal ilişkileri, Çarlık rejiminin tahakkümünü ve sınıfsal çatışmaları eleştirel bir sinema diliyle görünür kılıyor.
Hüseyin Bul, “Kavgaz-Armatör” isimli polisiye romanı yazdı: “Tempo, merak, gizem ve heyecan nasıl ki bu türün olmazsa olmazıysa kadınlar da rengi/doğası ve lezzetidir yavanlığı alır.”
Hanife Çiftçi, “Şiş, Kızlar Çığlık Atmaz” filmini yazdı: Ataerki nerede kurulmuşsa suskunluk sarmalı da orada dönüyor. Değişen sadece toprak, millet, din, aksan.
Evrim Kepenek, Gazeteci Yazar Serdar Korucu ike 17’nci kitabına dair söyleşti: “Türkiye’de her acının kendi mahallesi var”
Ayrıca Gezi’den kalan şarkıları derledik, Sırrı Süreyya Önder’i hatırlatıyoruz: “Gidin rezidansınızı kendi bahçenizde yapın.”
(EMK)