ABD Hürmüz’ün kapısı, Keşm Adası'nı vurdu, çatışma enerji koridoruna yayıldı
ABD ordusu, İran'ın Hürmüz Boğazı çevresindeki stratejik hedeflere yönelik yeni füze saldırıları düzenledi ve Washington-Tahran arasındaki çatışmayı tırmandırdı. İran, son saldırılarda en az 35 kişinin öldüğünü ve 300'den fazla kişinin yaralandığını bildirdi. Saldırılar Keşm Adası, Bender Abbas, Ahvaz ve diğer eyaletleri vurdu. ABD, İran'ın Hürmüz'daki askeri kapasitesini zayıflatmayı hedeflediğini açıklarken, İran karşılık olarak Bahreyn, Ürdün ve Kuveyt'teki ABD hedeflerine füze ve İHA saldırıları düzenledi. Çatışma, dünyanın ham petrol taşımacılığının beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nı tehdit ediyor. Brent petrol fiyatı 85 dolara yaklaşırken, navlun ücretleri ve savaş riski sigortaları yükseldi. Katar ve Umman arabuluculuk girişimlerini sürdürse de, geçen ay ilan edilen ateşkes fiilen sona erdi.
ABD ordusunun İran’ın Hürmüz Boğazı çevresindeki stratejik hedeflere yönelik yeni füze saldırıları, Washington ve Tahran arasındaki çatışmayı daha da büyüttü.
İran: "Son saldırılarda en az 35 kişi öldürüldü"
İran devlet medyası, Keşm Adası çevresi ile Hürmüzgan eyaletindeki çeşitli noktaların vurulduğunu, Bender Abbas, Ahvaz ve ülkenin diğer bölgelerinde de patlamalar meydana geldiğini duyurdu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise operasyonların İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki askeri kapasitesini zayıflatmayı amaçladığını açıkladı.
İranlı yetkililer, son saldırı dalgasında en az 35 kişinin yaşamını yitirdiğini ve 300’den fazla kişinin yaralandığını bildirdi.
Saldırıların odağındaki Keşm Adası, bazı yayınlarda ileri sürüldüğü gibi İran ekonomisinin “kalbi” olmamakla birlikte, Hürmüz Boğazı’nın girişini denetleyen en önemli askeri ve lojistik merkezlerden biri. Ada, kıyı savunma sistemleri, radar ağları, liman tesisleri ve enerji taşımacılığı açısından stratejik bir konuma sahip. Aynı zamanda Bender Abbas liman sistemiyle birlikte İran’ın Körfez’e açılan ana kapılarından birini oluşturuyor. Bu nedenle, Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri baskının enerji akışını ve deniz ticaretini de etkileyebilecek düzeye ulaştığı değerlendiriliyor.
ABD’nin son operasyonları yalnızca Hürmüz kıyısıyla sınırlı kalmadı. İran kaynaklarına göre saldırılar Tahran çevresi, Semnan, Hamedan, Huzistan ve diğer bazı eyaletlere de yayıldı. Washington, ikinci saldırı dalgasıyla İran’ın füze ve kıyı savunma kapasitesini “daha da aşındırmayı” hedeflediğini bildirdi. Buna karşılık İran, Bahreyn, Ürdün ve Kuveyt’teki ABD hedefleri ile müttefiklerine yönelik füze ve İHA saldırıları düzenlediğini açıkladı.
Karşılıklı saldırıları geçen ay ilan edilen ateşkesten geriye bir şey bırakmadı
Hürmüz yalnızca askeri hedef değil, küresel bir yaşam hattı
Çatışmanın Hürmüz Boğazı çevresine taşınması, savaşın bölgeyi aşan ekonomik sonuçlarını da ağırlaştırıyor. Dünyanın deniz yoluyla taşınan ham petrolünün yaklaşık beşte biri ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin önemli bir bölümü bu dar su yolu üzerinden geçiyor. Boğaz çevresindeki her yeni saldırı, enerji arzı kadar küresel taşımacılık zincirini de doğrudan etkiliyor.
İran’ın Hürmüz’ü “kırmızı çizgi” ilan etmesi ve ABD’nin boğazı açık tutmak için askeri baskıyı artırması, bu koridoru çatışmanın merkezine yerleştiriyor.
Çatışmaların yeniden başlaması petrol piyasalarını etkiledi
Brent petrol fiyatı son günlerde yeniden 85 dolar düzeyine yaklaşırken, savaş riski sigortaları ve tanker navlun ücretleri yükseldi. Bazı denizcilik şirketleri Hürmüz’den geçişlerini erteledi ya da alternatif rotaları değerlendirmeye başladı. Enerji uzmanları, boğazın uzun süreli kesintiye uğramasının küresel ölçekte yalnızca petrol fiyatlarını değil, ulaşım maliyetleri üzerinden gıda ve temel tüketim mallarının fiyatlarını da artırabileceği uyarısında bulunuyor.
Barış hakkı açısından kritik eşik
Uluslararası insancıl hukuk, askeri zorunluluk bulunmadıkça sivillerin yaşamını sürdürmelerini sağlayan altyapının korunmasını öngörüyor. Keşm çevresinde vurulan hedeflerin tümü hakkında bağımsız doğrulama henüz bulunmasa da, enerji ve ulaştırma altyapısının çatışmanın merkezine yerleşmesi, savaşın etkilerinin cephe hattının çok ötesine taşınacağı yönündeki kaygıları güçlendiriyor.
Tırmanış yalnızca İran ve ABD açısından değil, Hürmüz Boğazı’na bağımlı onlarca ülke ve yüz milyonlarca insanın yaşam koşulları açısından da doğrudan sonuçlara yol açabilir.
Diplomatik kanalları açık tutma çabaları
Bölge ülkeleri ve özellikle Katar ve Umman’ın arabuluculuk girişimlerini sürdürdüğü, Avrupalı diplomatların da yeni bir ateşkes zemini oluşturmak için temaslarını yoğunlaştırdığı bildiriliyor. Ancak Hürmüz çevresindeki son saldırılar, tarafların askeri baskıyı artırmayı tercih ettikleri bu aşamada kalıcı barış ihtimalini daha da zayıflatıyor. Çatışmanın coğrafi sınırları genişledikçe, savaşın bedelini yalnızca çatışan taraflar değil, enerji, ticaret ve yaşam maliyetleri üzerinden dünyanın geri kalanı da ödüyor.
(AEK)