İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) düzenlediği 45. İstanbul Film Festivali, dün (8 Nisan) İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’ndaki açılış galasıyla başladı.
Sunuculuğunu Onur Özaydın’ın üstlendiği törende, İKSV Genel Müdür Yardımcısı Yeşim Gürer Oymak, festival sponsoru N Kolay adına Aktif Bank Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ayşegül Adaca Oğan’a teşekkür plaketini takdim etti.
Festival kapsamında verilen Sinema Onur Ödülü bu yıl oyuncu Nilüfer Aydan ile yönetmen Gianfranco Rosi’ye sunuldu.
Törende ayrıca Festival Direktörü Kerem Ayan ile önceki direktörler Hülya Uçansu ve Azize Tan tarafından, 40 yıl boyunca festival ekibinde yer alan Nuray Muştu’ya Sinema Emek Ödülü verildi.

45. İstanbul Film Festivali neden boykot ediliyor?
19 Nisan’a dek devam edecek festivalin programında 127 uzun metrajlı ve 13 kısa film yer alıyor. Seçkide, dünya sinemasının güncel örneklerinin yanı sıra kült yapıtlar ile dünya, uluslararası, Balkan ve Türkiye prömiyerlerini yapacak filmler bulunuyor.
Festival boyunca gösterimlerin yanı sıra konuk yönetmen ve oyuncuların katılımıyla söyleşiler, özel gösterimler ve çeşitli etkinlikler düzenlenecek.
Festival programıyla ilgili detaylı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.

Boykot çağrısı
Öte yandan festival, kuir filmlere ayrılan “Nerdesin Aşkım?” bölümünün, 2025’teki sansür tartışmalarının ardından bu yıl da programa alınmaması nedeniyle LGBTİ+’lar ve bazı kültür-sanat emekçileri tarafından boykot ediliyor.
Boykot çağrısına Gençlik Filmleri Festivali de bugün yayımladığı bir açıklamayla katıldı. Festival, açıklamasında şöyle dedi:
“İKSV yıllardır LGBTİ+’ların seslendirdiği görünürlüğünü ortaya koyan “Nerdesin Aşkım?” bölümünü kaldırdıktan sonra geçtiğimiz yıl verilen tepkiler üzerine programı geri getireceğini söyleyip yine sözünde durmadı. Doğrudan sansür ve otosansürle dışlama politikası yapılmasını kabul etmiyoruz. 24. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi’nin boykot çağrısına kulak vererek İKSV’yi boykot ediyoruz. Fahiş bilet fiyatları ile sinema sanatını piyasalaştıran, sanat iktidara göre şekillenmeyince buna karşı sanatçıya sansür uygulayarak düşünce özgürlüğünü kısıtlayanları boykot etmeye devam edeceğiz.
“Sanatçılar olarak üreten biziz, sanata yön veren de biz olacağız. Sanata ve sanatın özgürlüğüne yıllardır yapılan saldırılara ve politik baskılara rağmen susmuyor, direnişin perdesinde bir araya gelmeye devam ediyoruz. Gençlik Filmleri Festivali olarak İstanbul Film Festivali’nde sanatçıların kimlikleri ve düşüncelerini hedef göstererek onları yok saymalarını kabul etmiyoruz. Festival bu yanlıştan dönüp iktidarın sözünü değil, sanatçının sözünü dinleyene kadar boykota devam.” (TY)

