17 Mayıs Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Defne Güzel, ilk duruşmada beraat etti
17 Mayıs Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Defne Güzel’in “genel ahlâka aykırılık” gerekçesiyle yargılandığı davanın ilk duruşması bugün Ankara 74. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşmayı AB Türkiye Delegasyonu, DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, Ankara, İstanbul, Diyarbakır ve İzmir barolarının LGBTİ+ hakları komisyon ve merkezleri, İngiltere, Fransa, Almanya, Hollanda, İrlanda, Norveç büyükelçilikleri, EŞİK Platformu, Af Örgütü, STGM, İnsan Hakları Gündemi Derneği, İnsan Hakları Okulu, CRD, Eğitim-Sen İstanbul 6 No'lu Şube Toplumsal Cinsiyet ve Akademik Özgürlük Komisyonu, Kaos GL, GALADER, ÜniKuir, CŞMD, Ankara Pride, İstanbul Pride, Muamma LGBTİ+, Özgür Renkler, DSİP, Barış İçin LGBTİ+ İnisiyatifi, Hormon Hakkım Kolektifi, Kapsama Alanı, İnter Dayanışma, DEM Parti Ankara İl Örgütü, 20 Kasım Derneği, Hayvan Yaşam Özgürlük, ESHİD, TİHV, Murat Çekiç Derneği, Pembe Hayat ve Aramızda Derneği takip etti.
Duruşmayı izlemek için mahkeme salonuna sınırlı sayıda izleyici alındı.
17 Mayıs Derneği Başkanı Defne Güzel’e 3 yıla kadar hapis istemiyle dava
“Ortada bir suç yok”
Kaos GL’nin haberine göre, Güzel, savunmasında “Derneğimiz cinsel yönelim, cinsiyet kimliği temelli ayrımcılıkla mücadele eder. Tüzüğümüzde amacımız budur. Bu yönde insan hakları faaliyetleri, kültür sanat çalışmaları yaparız. 2024 yılında İçişleri Bakanlığı’ndan rutin denetime geldiler. Denetimin ardından bir rapor hazırlandı. Bu raporda ‘Benim interseks hikâyem’ adlı çeviri bir yayına yer verildi,” dedi.
Mahkeme heyeti, Güzel’e “İnterseks nedir?” diye sordu.
Güzel, “İnterseks, kromozomal çeşitlilikle dünyaya gelen insanları ifade eder. Biz bu raporun çevirisini yayımladık. Amacımız eğitseldir. Zaten savcılıkça tayin edilen bilirkişi de broşürü uygun buldu. Ortada bir suç yoktur, soyut gerekçelerle yargılanıyorum. Beraatimi istiyorum,” diye yanıt verdi.
“Ortada gereksiz bir iddianame var”
Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, Güzel’in isnat edilen suçu işleme kastıyla hareket etmediği ve yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatini talep etti.
Güzel’in avukatı Oya Aydın, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasında “Bu davanın en başında açılması hatadır ve ortada gereksiz bir iddianame vardır. LGBTİ+’ların haklarını savunan dernekleri denetlerken hiçbir hata bulunmaması üzerine internet sitesi üzerinden sanat ve edebi içerikli görsel suça konu edilmiştir. Mütalaaya katılıyoruz ve müvekkilimizin beraatini istiyoruz,” ifadelerini kullandı.
Defne Güzel’in savunmasının tamamı
Güzel’in savunmasının tamamı şöyle:
“3 yılı aşkındır 17 Mayıs Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve yaklaşık 6 yıldır Kaos GL Derneği bünyesinde çalışan bir hak savunucusuyum. Meslek hayatım boyunca LGBTİ+’ların maruz kaldığı hak ihlallerini raporladım ve izledim. Burada sadece bir sanık olarak değil; hem bir hak savunucusu hem de bu alandaki ihlallerden doğrudan etkilenen bir trans kadın olarak bulunuyorum. Davaya konu olan uluslararası yayın, sergi kataloğu ve sanatçı videosu, derneğimizin tüzüğünde açıkça belirtilen faaliyet alanı ve kuruluş amacı ile birebir örtüşmektedir. Söz konusu içerikler: Akademik ve Bilimseldir: İnterseks haklarına dair uluslararası literatürü yansıtmaktadır. Sanatsal ve İfade Özgürlüğü Kapsamındadır: Bir sanatçının varoluşsal sürecini ve toplumsal izlenimlerini aktarmaktadır.
Gerçekleştirdiğimiz her çalışma gibi bu çalışmalar da hem bilgim dahilindedir hem içerisinde yer almaktan mutluluk duyduğum çalışmalardır. Dosyada yer alan ve savcılık makamı tarafından görevlendirilen bilirkişi heyeti, bu içeriklerin dernek faaliyetleriyle ilişkili olduğunu ve suç unsuru taşımadığını açıkça teyit etmiştir. Bir fiilin suç teşkil edebilmesi için somut bir zararın veya tehlikenin varlığı gerekir. İddianamede bu içeriklerin toplumun veya bireylerin gelişimini olumsuz etkilediğine dair hiçbir somut, bilimsel veya hukuki veri yoktur. Soyut varsayımlarla burada yargılanıyorum.
Bu dava, şahsım nezdinde aslında anayasal güvence altındaki örgütlenme özgürlüğü ve hak temelli sivil toplum çalışmalarının kendisini hedef almaktadır. Derneğimizin rutin denetimler sonrası bu denli temel faaliyetler üzerinden suçlanması, ifade özgürlüğünün demokratik bir toplumdaki işleviyle bağdaşmamaktadır. Üzerime atılı suçu kabul etmiyorum. Zaten ortada bir suç değil, bir sivil toplum kuruluşu faaliyeti vardır. Hukuki dayanaktan yoksun bu iddialar karşısında beraatime karar verilmesini talep ediyorum.”
(TY)