ABD Başkanı Donald Trump, İran’a Hürmüz Boğazı’nı yeniden ticari gemi trafiğine açması için verdiği süreyi 8 Nisan Salı akşamına kadar ikinci kez uzattı.
Reuters’ın haberine göre Trump, Wall Street Journal’a “son tarih Salı akşamı” dedi; ardından aynı mesajı kendi sosyal medya hesabında da yalnızca “Salı, 8:00 P.M. Doğu Saatiyle!” yazarak yineledi.
Trump, boğazı açmaması halinde İran’ı “elektrik santralleri ve köprüler” türünden altyapı hedeflerini vurmakla tehdit etti. Washington, Hürmüz Krizini yalnızca deniz ticaretine ilişkin bir güvenlik sorunu olmaktan çıkararak genel ve açık askeri baskı parantezine almış oldu.
Trump’ın bu çıkışı, 3 Nisan’da İran üzerinde düşürülen ABD savaş uçağının ikinci pilotunun da kurtarıldığının duyurulmasının hemen ardından geldi. Reuters, operasyon sırasında iki MC-130 uçağının teknik arıza nedeniyle havalanamadığını, bunların “hassas teknolojinin ele geçirilmesini önlemek için” ABD güçlerince imha edildiğini; ilk arama girişimlerinde ise iki Amerikan helikopterinin İran ateşiyle vurulduğunu yazdı.
Trump operasyonu kendi ifadesiyle “ABD tarihindeki en cüretkâr arama ve kurtarma operasyonlarından biri” olarak niteledi.
Tahran muharebelerin değil savaşın sonlandırılmasını hedefliyor
Tahran Washington'ın tehdit diline geçici bir geri adım değil, daha geniş bir siyasal çerçeve talebiyle yanıt verdi. Reuters, İran resmi ajansı IRNA’ya dayandırdığı haberinde, Tahran’ın Pakistan üzerinden iletilen ateşkes önerilerini 10 maddelik bir yanıtla reddettiğini aktardı.
Habere göre İran, kendi şartları arasında “bölgesel çatışmanın sona ermesi”, Hürmüz’de “güvenli seyrüsefer protokolü” oluşturulması, yaptırımların kaldırılması ve yeniden inşa gibi başlıklar sıraladı. AP de Tahran’ın "45 günlük geçici ateşkes"i reddettiğini, bunun yerine “kalıcı biçimde savaşın sona erdirilmesi” ve “gelecekte yeni saldırılara karşı güvence” istediğini yazdı.
İran’ın pozisyonu, Hürmüz Boğazı'nın açılmasını bir seyrüsefer kararı değil, savaşın sonlanmasına giden süreçte bir siyasi dosya olarak değerlendirdiğini gösteriyor.
İran, "tehdit altında pazarlık etmeyiz"
Reuters’ın İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi'nin sözlerine yer veren bir başka haberine göre Tahran, arabulucular üzerinden iletilen talepleri “aşırı” bulduklarını ve tehdit altında pazarlık etmeyeceklerini bildirdi.
Reuters, Trump’ın da “hâlâ mümkün" diyerek anlaşma ihtimalini bütünüyle yok saymadığı ancak bunu altyapı hedeflerini vurma tehdidiyle bir arada dile getirdiğini bildirdi. Karşılıklı demeçler açık bir müzakereden çok karşı tarafa şart dayatan ve onun geri adımı kendi üstünlüğünün kanıtı olarak sunmaya dayalı bir baskı diplomasisine işaret ediyor.
Hürmüz Boğazı'nın artan önemi
ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin (EIA) değerlendirmesine göre Hürmüz, “dünyanın en önemli petrol geçiş yolu”. EIA’ya göre 2025’in ilk yarısında boğazdan günlük ortalama 20,9 milyon varil petrol ve petrol ürünü geçti; bu da küresel petrol ve türevleri tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sine karşılık geliyor. Kurum ayrıca boğaz kapanırsa mevcut boru hatları ve alternatif güzergâhların bu hacmin ancak sınırlı bir bölümünü telafi edebileceğini belirtiyor.
Bu nedenle Hürmüz’deki tıkanma, yalnızca ABD-İran geriliminin sembolik cephesi değil, dünya enerji piyasasının en kırılgan boğazlarından biri olarak görülüyor.
Krizin ekonomik etkileri şimdiden Körfez petrol şirketlerinin açıklamalarına da yansıyor.
Reuters’ın bugün yayımladığı habere göre Irak kamu girişimi Basra Oil’in başkanı Bassem Abdül Kerim, Hürmüz yeniden açılırsa ülkenin bir hafta içinde savaş öncesi 3,4 milyon varillik günlük ihracat düzeyine dönebileceğini söyledi. Üretimi çatışma nedeniyle sert biçimde düşen Irak , Hürmüz geçişine en bağımlı ihracatçılar arasında.
Reuters'ın başka bir haberine göre İran’dan “muafiyet” alındığı yönündeki haberlerin ardından Irak kamu petrol pazarlama şirketi SOMO, müşterilerinden yükleme planlarını acilen bildirmelerini istedi. Ancak piyasada resmi izin olsa bile gemi sahiplerinin Körfez’e dönmekte isteksiz davranabileceğine ilişkin bir kanı egemen.
Körfez ülkeleri anlaşmanın geçiş garantisi sağlamasını istiyor
BAE Cumhurbaşkanı Diplomasi Danışmanı Enver Gargaş, herhangi bir ABD-İran uzlaşmasının Hürmüz’den geçişi garanti altına alması gerektiğini söyledi ve boğazın “silaha dönüştürülmemesi” gerektiğini vurguladı.
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov da Reuters’a yaptığı açıklamada “bütün Ortadoğu yanıyor” diyerek çatışmanın hem coğrafi hem ekonomik olarak yayıldığını söyledi. Hürmüz yalnızca Washington ve Tahran arasındaki bir restleşme olmaktan çıkıp, bölge devletlerinin kendi güvenlik ve ticaret dengelerini doğrudan etkileyen bir kriz başlığına dönüşüyor.
Beşinci haftaya girerken bölgede can kaybı 3 bin 300'ü geçti
AP’nin haberine göre savaşın beşinci haftasına girilirken İran’da son bir günde en az 25 kişi öldü; bölgedeki can kaybı da Lübnan ve İsrail dahil 3 bin 300’ü aştı. Aynı haberde bir milyonu aşkın insanın yerinden edildiği, petrol taşımacılığındaki aksamanın enerji fiyatlarını tırmandırdığı ve Pakistan, Mısır ile Türkiye gibi arabulucuların geçici bir formül üzerinde çalıştığı aktarılıyor. Ancak şu ana kadar teyit edilen tablo, tarafların birbirine şart dayatmayı sürdürdüğünü gösteriyor.
(AEK)

