Sümer Yayıncılık'tan çıkan iki kitap okuyucuyla buluştu

Sümer Yayıncılık'tan çıkan iki yeni kitabı sizlerle paylaşıyoruz.
Kapitalist üretimin ikili karakterinin ele alındığı elinizdeki kitap, değer, üretim ve yeniden üretim döngüsünü, Marx’ın izinden giderek, sil baştan sorguluyor. Bu çözümlemede, işçinin sömürülmesi için önce kadının evde sömürülmesi önkoşuldur.
Fortunati’ye göre ev emeğinin görünmez kılınması ile mücadele, emeğin kapitalist sömürüsünün mücadelesiyle birlikte yürümedikçe ve bakım emeği, sosyal hizmetler gibi, göçmenler aleyhine yeniden kurulan tahakküm ve sömürü zinciri kırılmadıkça, esaretin bedeli ödenmiş sayılmaz.
70’li yıllarda İtalyan feminist hareketinin hem tarihsel hem de teorik bakımdan kadın emeğinin üzerindeki bu gizemi görünür kılmaya dönük çabasına katkıda bulunan bu eser, yalnızca maddi olmayan emek, bakım emeği, duygulanımsal emek gibi kavramların ilk nüvelerine değil, aynı zamanda emeğin dijital bir boyut kazandığı ev içi ve ev dışı çalışma süreçlerinin tahakkümüne de işaret eden güncel ve tarihsel bir çalışma.
Kapitalist Ataerki ve Kadınların Tıbbi İstismarı, kadın bedeninin zapturapt altına alınmasına histerektomi örneği üzerinden ışık tutuyor. Ve felsefi, politik, hukuki ve tıbbi açıdan eleştirel bir bakış sunuyor. Dalla Costa ve kitaba katkı sunan diğer insanlar, kadınların şifacı yetkinlik ve birikimlerine el konulmasının tıpta nasıl sorunlar yaratığına dikkat çekiyor. Tıbbın erkek merkezli bir meslek olarak elle alınması, şekillenmesinin kadın bedeni ve tüm varlığı üzerinde ortaya çıkan tahrifatlara dikkat çekiyor.
Dalla Costa ve diğer alanında uzman hukukçu, psikolog ve doktorların ve bu tıbbi istismara maruz bırakılan kadınların -tanıklıklarıyla- bu sorulara verdikleri cevaplar dikkat çekiyor.
"Cadı avı" ile ayyuka çıkmış bir yok sayma, dilsizleştirme, baskılama, yok etme tarihinin günümüzdeki daha örtük ve sistematik yansımalarına işaret eden bu kitap, her koşulda ve yine de - eleştirel- hekimlere, haklarının peşindeki tüm kadınlara ve onlarla birlikte özgürleşmeyi dert edinenlere adanmıştır."
(NÖ)


