Sera Kadıgil’den “H.K.G. davası”nda tahliye kararına Meclis soru önergesi
*TİP Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, çocuğun cinsel istismarı suçundan 18 yıl 9 ay hapis cezasına mahkûm edilen Y.Z.G.'nin sağlık gerekçesiyle tahliye edilmesini TBMM gündemine taşıdı. Kadıgil, Adalet Bakanı'na verdiği önergede, İsmailağa Vakfı ve Cübbeli Ahmet'in tahliye kararını sevinçle karşılamasını ve "emeği geçen yetkililere" teşekkür etmesini sorguladı.
*Cübbeli Ahmet'in bahsettiği "iki mühim görüşme"nin kimlerle yapıldığını, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşmesinin tahliyeye etkisi olup olmadığını sordu.
*Kadıgil ayrıca MS hastası Tayfun Kahraman ve lösemi hastası Mehmet Murat Çalık gibi ağır hasta mahpusların tahliye taleplerinin reddedilirken Y.Z.G. hakkında farklı karar verilmesinin hangi objektif ölçütlere dayandığının açıklanmasını, hasta mahpusların sayısı ve sağlık gerekçeli başvuruların istatistiklerinin kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti.
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, kamuoyunda "H.K.G. davası" olarak bilinen ve bir çocuğun henüz 6 yaşındayken dini nikâh adı altında yıllarca sistematik cinsel istismara maruz bırakıldığı iddialarına ilişkin davada hükümlü Y.Z.G. hakkında verilen tahliye kararını TBMM gündemine taşıdı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle verilen önergede, "zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı" suçundan 18 yıl 9 ay hapis cezasına mahkûm edilen Y.Z.G.'nin sağlık gerekçesiyle tahliye edilmesinin ardından İsmailağa Camii İlim ve Hizmet Vakfı'nın yaptığı açıklamada kararın "büyük bir sevinçle" karşılandığı belirtilerek "bu kararda emeği geçen yetkililere teşekkür ediyoruz" ifadelerinin kullanıldığına dikkat çekildi.
İki mühim görüşme
Aynı şekilde kamuoyunda "Cübbeli Ahmet" olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü'nün de "Geçen haftalarda yaptığım iki mühim görüşmenin de inşallah bunda olumlu bir tesiri olmuştur diye düşünüyorum" ve "Tahliyesinde emeği geçen yetkili, yetkisiz herkese" sözleriyle kararı değerlendirdiği vurgulandı.
Kadıgil, "iki mühim görüşmenin" kimlerle yapıldığını ve bu görüşmelerin tahliye kararında herhangi bir etkisinin bulunup bulunmadığını sordu.
Ayrıca İsmailağa Vakfı'nın ve çeşitli cemaat temsilcilerinin Adalet Bakanlığı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, Hâkimler ve Savcılar Kurulu veya diğer kamu kurumları nezdinde herhangi bir girişimde bulunup bulunmadığının açıklanmasını talep etti.
Önergede dikkat çeken başlıklardan biri de Ahmet Mahmut Ünlü'nün 8 Haziran 2026 tarihinde sosyal medya hesabından duyurduğu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ziyareti oldu. Kadıgil, Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde gerçekleştiği belirtilen bu görüşmenin tahliye kararına etkisinin olup olmadığını ve Erdoğan'ın Ünlü'nün teşekkür ettiği "yetkili veya yetkisiz" kişiler arasında yer alıp almadığını sordu.
"Tayfun Kahraman neden içeride?"
Kadıgil, önergesinde hasta mahpuslar konusunu da gündeme taşıdı. Gezi Davası hükümlülerinden MS hastası Tayfun Kahraman ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturması kapsamında tutuklu bulunan ve akut lösemi ile lenfoma öyküsü nedeniyle sağlık sorunları kamuoyuna yansıyan Mehmet Murat Çalık'ın durumlarını hatırlatan Kadıgil, yüzlerce ağır hasta mahpusun tahliye talepleri karşılanmazken Gümüşel hakkında verilen kararın hangi objektif ölçütlere dayandığının açıklanmasını istedi.
Önergede Adalet Bakanlığı'ndan, cezaevlerinde bulunan hasta tutuklu ve hükümlülerin güncel sayısının, bunlardan kaçının ağır hasta statüsünde olduğunun açıklanması talep edildi. Son üç yılda sağlık gerekçesiyle yapılan infaz erteleme ve tahliye başvurularının kaçının kabul edildiği, kaçının reddedildiği; ayrıca Adli Tıp Kurumu tarafından "cezaevinde kalabilir" raporu verilmesine rağmen kısa süre sonra hayatını kaybeden mahpus sayısının da kamuoyuyla paylaşılması istendi.
Kadıgil, son olarak, çocukların cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet kararı bulunan Y.Z.G.hakkında sağlık gerekçesiyle tahliye kararı verilirken, cezaevi koşullarında yaşamını sürdürmekte zorlandığına ilişkin çok sayıda raporu bulunan ağır hasta mahpuslar bakımından neden farklı uygulamalar ortaya çıktığının açıklanmasını talep etti.
Hiranur Vakfı'nda istismar davası: 19 yıl 9 ay hapis cezası alan Y.Z.G. adli kontrolle serbest bırakıldı
(EMK)