Kuryelerden, iş cinayetinde yaşamını yitiren trans kurye Merve Yılmazelli için anma
İstanbul Beylikdüzü’nde 9 Temmuz gecesi E-5 Karayolu Marmara Park mevkiinde makas atan sürücülerin neden olduğu iş cinayetinde yaşamını yitiren trans kurye Merve Yılmazelli, meslek örgütleri ve sendikalar tarafından dün (15 Temmuz) Silivri Çanta Yeni Mezarlığı’nda anıldı.
Kurye Hakları Derneği, Motorlu Kurye İşçileri Derneği, KASK-DER, Kask Meclisi ve Turizm, Eğlence ve Hizmet İşçileri Sendikası (TEHİS), Türkiye İşçi Partisi (TİP) Esenyurt İlçe Örgütü ile çok sayıda moto kurye, Güzelyurt’ta bir araya gelerek oluşturdukları konvoyla mezarlığa ulaştı.
Yılmazelli’nin mezarı başında yapılan ortak açıklamada TEHİS Başkanı Kubilay Çelik ile Kurye Hakları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Bekir Güç konuştu.
Açıklamada, Yılmazelli’nin yaşamı boyunca karşılaştığı tüm zorluklara ve cinsiyet kimliği nedeniyle maruz kaldığı ayrımcılığa rağmen mücadeleden vazgeçmediği, geçimini iki teker üzerinde onuruyla kazandığı vurgulandı.
E-5’teki iş cinayetinde yaşamını yitiren kurye Merve Yılmazelli, meslek örgütleri, sendikalar ve kurye grupları tarafından bugün Silivri'deki kabri başında anıldı. Kuryeler adalet talebini yineledi.
— Moto Kurye Haber-Yorum (@kurye_haber) July 15, 2026
Haberin tüm detayları: https://t.co/ru5H74JwIl 1/3 pic.twitter.com/5vHFJ4kQoF
“Merve’ye çarpıp kaçan kişinin peşini asla bırakmayacağız”
Kurye Haber’in paylaştığı videoya göre, açıklamada şöyle dendi:
Hepimiz bugün buraya meslektaşımız Merve’yi uğurlamak, onu anmak için geldik. Onun için yapabileceğimiz son görevi, meslektaşları ve kuryeler olarak hep birlikte yerine getirmek için buradayız. Biz ilk günden beri tek bir şey söylüyoruz: Hiçbir meslektaşımızı yalnız bırakmayacağız. Merve de asla yalnız olmayacak.
Bugün mezarı başında, buradaki bütün arkadaşlarımız ve tüm meslektaşlarımız adına söz veriyoruz: Merve’ye çarpıp kaçan traffik magandasının peşini asla bırakmayacağız. Davasının sonuna kadar takipçisi olacağız ve adalet mücadelesini sürdüreceğiz. Bizler çalışırken ölüyoruz. Ama bu ölümler çoğu zaman yalnızca ‘trafik kazası’ olarak kayıtlara geçiriliyor. Platform şirketlerinin dayattığı hız baskısı ise ne yazık ki canımıza mâl oluyor.
Merve, çevresi tarafından çok sevilen bir meslektaşımızdı. Burada onunla birlikte mesai harcamış, iki teker üzerinde rüzgâr yemiş, birlikte paket taşıyan arkadaşları var. Herkesin iyi ve güzel hatırladığı bir arkadaşımızdı. Yöneliminden ötürü hayatta bizden belki daha da fazla mücadele etmek zorunda kaldı.
Bugün burada yalnızca Merve için değil; iş cinayetlerinde, trafik kazası süsü verilmiş, yaşamını yitiren bütün kuryeler için de bulunuyoruz. Kurye Hakları Derneği’nin verilerine göre son beş yılda 265 meslektaşımız, motor sırtında ekmeğini kazanmaya çalışırken yaşamını yitirdi. Sadece son altı ayda ise 22 kurye hayatını kaybetti. Ama bu ölümlerin hiçbiri iş cinayeti olarak kayıtlara geçmiyor. Bizler veri değiliz, istatistik değiliz. Her gün trafikte ölüyoruz. Devlet sürekli yeni belge ve harçların peşine düşüyor; ancak sıra çalışma koşullarını düzenlemeye, platform şirketlerini denetlemeye ve yaptırım uygulamaya gelince sessiz kalıyor.
Biz neden çalışırken hayatta kalabilmek için ölmek zorundayız? Hayatta kalmak için ölünür mü? Merve’nin ölümüne sebep olan o magandayı adalet önüne çıkaracağız. Hak ettiği en ağır cezayı alması için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Merve kardeşimiz için El-Fatiha.
Trans Pride: Ecelimizle ölmek istiyoruz
İstanbul Trans Onur Haftası da yaptığı açıklamada şöyle dedi:
“Bu bir kaza değil cinayettir. Sadece haziran ayında 6’sı çocuk, 14’ü göçmen 228 işçi hayatını kaybetti. İşte devlet işte sermaye! 18 yaşındaki transların kendi bedenlerine dair karar verme hakkı yasaklanırken çocukların iş cinayetlerinde, MESEM’lerde ölmesi meşru. Translar istihdamın tamamıyla dışına itilirken liseli çocuklar köle gibi çalıştırılıyor.
Biz translar, işçiler, kadınlar yaşamak istiyoruz, yaşlanmak istiyoruz, ecelimizle ölmek istiyoruz. Ne erkeklerin, ne patronların, ne de devletin; bedenlerimizi topraklarımızı, hayatlarımızı bizlerden çalmadığı, işgal etmediği özgür bir dünyayı kuracağız. Yattığın yer canını incitmesin Merve. Ailesinin, dostlarının, onu tanıyan herkesin ve camiamızın başı sağ olsun.” (TY)