Mikdat Midhat Bedirxan’ın ilk Kürtçe gazete Kurdistan’ı 22 Nisan 1898’de Mısır Kahire’de çıkarmasının üzerinden bugün tam 128 yıl geçti.
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), 1973’ten bu yana Kürt Gazeteciler Günü (Roja Rojnamegerîya Kurdî) olarak kutlanan bugünde bir araya geldi. Diyarbakır Sur’da bir kafede kahvaltı etkinliği düzenledi. Mikdat Midhat Bedirxan’ı andı.
Her iki dernek adına açıklama yapan MKG Başkanı Roza Metina, Kürt gazeteciliğinin günümüzde gözaltı, tutuklama, yargı baskısı, sansür, erişim engelleri, ekonomik kuşatma ve dijital saldırı altında olduğunu söyledi.
Metina, “Gazetecilerin haber takibi sırasında hedef alınması, basın kurumlarının görünmez kılınmak istenmesi, dijital mecralarda hesapların kapatılması ve haber içeriklerine dönük engellemeler; halkın gerçek bilgiye ulaşma hakkına dönük açık bir saldırıdır. Son dönemde gazetecilere ve haber mecralarına yönelik dijital sansürün derinleştiği, basın davalarında adil yargılanma hakkını zedeleyen uygulamaların sürdüğü ve iktidar çizgisi dışındaki medyanın sistematik biçimde baskılandığı uluslararası ve yerel basın özgürlüğü kuruluşlarının raporlarına da yansımaktadır. Bu tablo tesadüfi değildir. Kürt gazeteciliğine dönük baskılar, hakikati susturma ve toplumu karanlıkta bırakma politikasının parçasıdır” diye konuştu.

ŞEYHMUS DİKEN YAZDI
Kürt Gazeteciliği 118. Yılında
"128 yıllık mirasın taşıyıcılarıyız"
Metina, konuşmasında yaşamını basın özgürlüğü uğruna yitiren tüm gazetecileri andı, cezaevlerinde tutulan, yargılanan, tehdit edilen, sürgüne zorlanan ve çalışmaları engellenen tüm meslektaşlarıyla dayanışma içinde olduklarını kaydetti.
Uluslararası basın örgütlerine, insan hakları kuruluşlarına ve demokratik kamuoyuna da bir çağrı yapan Metina “Kürt gazeteciliğine ve Özgür Basın emekçilerine yönelik baskılara sessiz kalmayın. Gazeteciliği suç gibi göstermeye çalışan politikalara karşı açık tutum alın. Gerçekleri yazmak suç değildir. Halkın haber alma hakkını savunmak, demokratik toplumun en temel koşullarından biridir. Baskılar karşısında geri adım atmayacağız kadınların sözünü, halkların hakikatini ve Özgür Basın geleneğini savunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
"Kürt halkı için Kürt basını şart"
Kahvaltıda söz alan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan da Kürt halkının nerede olursa olsun bir Kürt basınına ihtiyaç duyduğunu kaydetti.
Doğan, “128 yıl önce de sürgün bugün de baskı, kuşatma var. Tüm basına baskı var ama özellikle Kürt basını üzerinde bu baskı daha fazla” dedi.
Şırnak Cezaevi’nde tutulan Ajansa Welat’ın muhabiri Nedim Oruç’u ziyaret ettiğini söyleyen Ayşegül Doğan, “Nedim de hukuki değil siyasi nedenlerle tutuklandı. Eşrefîyê ve Şêxmeqsûd saldırılarının olduğu dönemde gazetecilik yapıyordu ve tutuklandı. Haksız yere tutuklandı, yakında duruşması var. Buradan çağrı yapıyorum ki gazetecilik nedeniyle tutuklanan tüm gazetecilerin bırakılmasını istiyorum. Nedim selam söyledi. O da mesleğini yapmayı, arkadaşlarını, kızını özlediğini söyledi. Bu dayanışmayı büyütmeliyiz. Bir kez daha Kürt Gazeteciler Günü’nü kutluyorum. Bunun Kürt basını, Kürt halkı ve Kürtlerle yaşayanların ittifakına, barışına, özgürlüğüne vesile olsun” şeklinde konuştu.
DEM Parti'den hapis gazetecilerin serbest bırakılması çağrısı
DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel de Kürt Gazeteciler Günü’nde yazılı bir açıklama yaptı. Kürt basın geleneğinin, büyük bir mirasın ve direncin adı olduğunu söyledi.
Mîqdat Mîdhed Bedirxan’ın Kahire’de yayımlamaya başladığı Kurdistan Gazetesi’nin “sürgünde, imkansızlıklar içinde ve büyük baskılar altında yakılan ilk meşale” olduğundan bahsetti. “Bir halkın sesini dünyaya duyurma arayışının ilk kurumsal adımı” dedi. Şunları ekledi:
“Kürt gazeteciliği, tarih boyunca baskı, sansür ve yasaklar karşısında varlığını sürdürmüş, büyük bedeller ödemek zorunda kalmıştır. Kendi topraklarında sesini duyurması engellenen Kürt basını, Kahire’den Cenevre’ye, Londra’dan İstanbul’a kadar dünyanın dört bir yanında var olma mücadelesi vermiştir. 1973 yılından bu yana kutlanan Kürt Gazeteciliği Günü, süren kesintisiz saldırılara, engellemelere, imha ve asimilasyon politikalarına ve katliamlara rağmen Mîqdat Mîdhed Bedirxan’ın açtığı yolda, hakikatin izinde ısrarla yürümüş, özgür basın geleneğini inatla sürdürmüştür.
Bugün halen gazetecilik mesleği ağır tehditler altındadır. Haberleri nedeniyle yargılanan, tutuklanan ve kalemleri kırılmak istenen meslektaşlarımızın varlığı, Barış ve Demokratik Toplum önündeki en büyük engeldir. Bu vesileyle gazetecilik faaliyetlerinin suç olmadığını, cezaevlerinde bulunan gazetecilerin bir an önce serbest bırakılmaları gerektiğini yineliyoruz.”
Musa Anter, Gurbetelli Ersöz, Nagihan Akarsel, Cihan Bilgin ve Nazım Daştan ile öldürülen tüm Kürt gazetecileri andı.

22 NİSAN KÜRT GAZETECİLER GÜNÜ
"Kürt gazeteciler, devletin 'yok' dediği bir halka 'var' dediği için hedef”
(HA)



