Kolombiya’da sayım krizi: Cepeda’dan 33 bin sandığa itiraz, De la Espriella’dan “sosyal yangın çıkar” tehdidi
21 Haziran’daki ikinci tur başkanlık seçimlerinin resmi sonuçları henüz açıklanmadan, Kolombiya'da yaşam yaygın hukuki itirazlara ve sokaktaki huzursuzluğa kilitlendi.
Kesin olmayan sonuçlara göre, ön sayımda ABD Başkanı Trump’ın özel olarak desteklediği aşırı sağcı avukat Abelardo de la Espriella’nın, sol aday Iván Cepeda’yı yaklaşık 250 bin oy farkla geçerek ülkenin yeni başkanı olmaya çok yaklaştığı bildirilmişti.
Kolombiya’da seçimi Trump’ın desteklediği de la Espriella kazandı
Sonuçlara yaygın itirazlar ve sokaklara yayılan tepkiler
Ancak Cepeda’nın adayı olduğu “Tarihsel Blok” (Pacto Histórico), 33 bin sandıkta sonuçlara itiraz hazırlığı yaptığını ve 57 bini aşkın şikâyet sunduğunu açıkladı. Cepeda’yı destekleyenler, başkent Bogotá ve Cali başta olmak üzere çeşitli kentlerde sonuçlara tepki gösterirken, seçim kurulları ve gözlemciler nihai sonucun ön sayımda değil, resmen kesinleşmiş seçim sonuçlarıyla (escrutinio) belirleneceğini vurguluyor.
Ön sayıma göre fark 1 puandan da az
Ön sayım verileri ezici bir üstünlüğe işaret etmiyor. Buna göre De la Espriella oyların yaklaşık yüzde 49,66’sını, Cepeda ise yüzde 48,7’sini almış görünüyor. Aradaki fark bir puandan da az. Bu sonuçlarla, son yıllarda gerçekleşen en kutuplaşmış seçimde Kolombiya neredeyse eşit güçte iki siyasal bloka bölünmüş oluyor.
Katılımın yüzde 63’ü aşması ve 26 milyonu aşkın seçmenin sandığa gitmesine bakarak, Kolombiya’nın yalnızca adaylar arasında gerçekleşmekle kalmayan, ülkenin güvenlik, barış, sosyal haklar ve devlet anlayışına ilişkin bir seçimden çıktığı söylenebilir.
Cepeda "sakin ve örnek davranış" istedi
Ön sayıma göre seçimi kaybetmiş görünen Başkan Gustavo Petro’nun desteklediği solcu aday Cepeda, ön sayımın bağlayıcı olmadığını vurgulayarak destekçilerine “sakin ve örnek davranış gösterme” çağrısı yaptı. Cepeda, resmi kesin sonuçların açıklanmasını bekleyeceklerini, ancak sandık sonuç tutanaklarının ve bunlara yönelik itirazların sonuna kadar takip edileceğini söyledi.
Tarihsel Blok cephesinde beklenti, farkın yakınlığı nedeniyle yapılan itirazların sonucu değiştirmesi olasılığından çok, seçim sürecinin meşruiyetinin denetlenmesi ve sol seçmen tabanının olası oldu bittiler karşısında “kayıtsız kalmadığının” gösterilmesine yönelik.
De la Espriella: "Yenildiğinizi kabul edin"
De la Espriella ise” zafer konuşması”nda Petro ve Cepeda’yı sonuçları kabullenmeye çağırdı. Verdiği “Sosyal yangın çıkarmaktan kaçının” mesajı, zafer ilanının yanı sıra muhalefete yönelik bir uyarı olarak da yorumlandı. Ülkenin dördüncü büyük kenti Barranquilla’daki kutlamalarda De la Espriella, ifadelerini bir ölçüde yumuşatarak, bütün Kolombiyalıların haklarına saygı duyacağını söyledi. Ne var ki, kampanya boyunca kullandığı “El Tigre” (Kaplan) imajı, suçla mücadelede “demir yumruk” vaadi, 10 mega cezaevi planı ve solun kurumlarını tasfiyeye dönük yıkıcı söyleminin gölgesinde kalan bu sözler, karşıt blokun seçmenleri arasındaki kaygıyı yatıştırmaya yetmedi.
Bölünmüş sokaklar
Seçim sonrası sokaktaki hava da bu bölünmüşlüğü yansıtıyor. Cali’de Cepeda destekçileriyle güvenlik güçleri arasında gerginlikler yaşandı; bazı göstericilerin ABD bayraklarını yaktığı ve polisle çatıştığı haber verildi. Bogotá’da ise yüzlerce kişi, ülkenin en büyük oy kullanma merkezlerinden biri olan Corferias çevresinde toplandı. Cepeda cephesindeki öfke, yalnız sayıma duydukları güvensizlikten değil, Trump’ın açık desteğine sahip bir adayın Kolombiya’da iktidara gelmesinin yaratacağı dış politika ve güvenlik yönelimine gösterdikleri tepkiden de besleniyor.
Sağ seçmen açısından ise sonuç, Petro döneminde silahlı mücadeleyi sürdüren gerilla güçlerine yönelik “toplam barış” politikasına, ekonomik sıkıntılara ve büyüyen güvenlik kaygılarının sonucunda verdikleri sert bir yanıt anlamına geliyor. De la Espriella’ya oy verenlerin önemli bir bölümü, özellikle gasp, haraç, uyuşturucu ekonomisi ve silahlı grupların yeniden güçlenmesine karşı devletin daha sert bir tutum takınmasını istiyor. Bu seçmenin gözünde “mega cezaevleri”, barış görüşmelerinin sonlandırılması ve suç örgütlerine karşı savaş söylemi, otoriterlik değil, düzenin tesisi demek.
Cepeda, solun yenilmediğinin kanıtı
Buna karşılık Cepeda’nın aldığı 12,7 milyon oy, Kolombiya solunun yenilse de çökmediğini gösterdi. Cepeda, Petro hükümetinin politikalarından kısmen uzaklaşan daha sakin, kurumsal ve toplumsal ittifaklara açık bir seçim kampanyası yürüttü. Seçim gecesinden sonra hareketi “sakin güç” olarak tarif etmesi, solun sokak protestoları ile kurumsal muhalefet arasında bir denge arayacağının göstergesi olarak okunuyor. Tarihsel Blok’un Kongre’de en büyük bloklardan biri olmayı sürdürmesi De la Espriella’nın vaat ettiği gibi soldan keskin dönüşün hiç de kolay olmayacağı anlamına geliyor.
Gözlemciler: "Gözle görülür bir usulsüzlük yok"
Seçim gözlemcileri, itirazların yasal çerçevede ele alınması gerektiğini vurguluyor. Kolombiya'daki demokratik süreçlerin ve seçimlerin yasalara uygunluğunu, adilliğini ve tarafsızlığını denetleyen, gönüllü seçim saydamlığı inisiyatifi “Transparencia Electoral”in ikinci tur ön raporuna göre seçim günü genel olarak düzenli geçti; gözlemciler sistematik bir usulsüzlük ya da sürecin bütünlüğünü bozacak yaygın bir olay tespit etmedi.
Ancak La Guajira’da oy satın alma iddiaları, Cesar ve Guainía’da seçim suçları nedeniyle gözaltılar, San Jacinto del Cauca’da seçim materyali taşıyan bir teknenin karıştığı olay ve De la Espriella kampanyasının üç tanığına yönelik silahlı saldırı gibi yerel olaylar kayda geçti. Gözlem heyeti, “somut kanıttan yoksun yolsuzluk anlatısının” kurumlara güveni ve sonuçların barışçıl kabulünü zedeleyebileceği uyarısında bulundu.
Henüz kesin sonuç yok
Kolombiya seçim sisteminde “ön sayım” yalnızca kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik hızlı bir süreç. Hukuksal değer taşıyan sonuç, kentsel, bölgesel ve ulusal düzeyde "escrutinio" ile belirleniyor. Seçim Kurulunun açıklamalarında da ön sayımın “bilgilendirici” olduğu, “hukuki geçerliliğe sahip” sonuçların ise “escrutinio” ile belli olacağı açıkça ifade ediliyor.
Kesin sonuçlar ortaya çıkıncaya kadar önümüzdeki günlerde asıl mücadelenin, sokaktan çok seçim kurullarında, tutanaklar, sandık temelinde itirazlar ve Ulusal Seçim Konseyi (Consejo Nacional Electoral [CNE])’nin kararları üzerinden yürümesi bekleniyor.
Kolombiya seçimlerinin kıta ölçeğinde etkisi olacak
Yorumcular, sonuçların yalnızca Kolombiya iç siyaseti açısından değil, Latin Amerika’daki sağa kayış kapsamında da önem taşıdığını birleşerek söylüyor. Chatham House uzmanı Mariano Aguirre, seçim öncesi değerlendirmesinde Cepeda ve De la Espriella’nın ülkedeki iki karşıt siyasal vizyonu temsil ettiğini, ancak hiçbirinin Kolombiya’nın derin sorunlarına kolay bir çözüm sunmadığını yazmıştı.
Washington merkezli, Latin Amerika'da insan hakları, demokrasi ve sosyal adalet odaklı çalışmalar yürüten düşünce kuruluşu Latin Amerika Washington Ofisi’nden (Washington Office on Latin America [WOLA]) Gimena Sánchez-Garzoli ise ilk turdan sonra sağ oyların toplamının Cepeda için ikinci tur matematiğini zorlaştırdığını belirtmişti. Sonuçlar Garzoli’nin uyarısını doğruladı. Ancak farkın beklenenden çok daha yakın çıkması, De la Espriella’nın güçlü bir halk çoğunluğuna dayanarak değil, son derece kırılgan bir üstünlükle görevi devralmaya hazırlanacağını gösteriyor.
De la Espriella'nın vaatleri insan hakları riski oluşturuyor
Hak savunucuları açısından asıl kaygı, yeni başkanın güvenlikçi programının demokratik haklar üzerindeki yıkıcı etkisi. Guardian’a verdiği demeçte feminist yazar Catalina Ruiz-Navarro, Kolombiya’nın güçlü kurumlarına karşın “daha önce yaşanmamış ölçekte kurumsal bir tehdit” ile karşı karşıya olduğunu söyledi. Hukukçu topluluğu El Veinte’den Ana Bejarano Ricaurte de De la Espriella’nın kadın hakları, LGBTİ+ hakları, kürtaj hakkı ve ifade özgürlüğü konularında geriletici bir gündemle hareket ettiğine dikkat çekti. De la Espriella’nın kampanya boyunca gazetecilere açtığı davalar, hak örgütleri açısından basın özgürlüğüne konusunda başlı başına bir alarm niteliğinde.
En kritik konu: "Barış"
Yeni dönemin en kritik konusu barış süreci olacak. Petro’nun “toplam barış” stratejisi, ELN ve diğer silahlı gruplarla müzakere arayışına dayanıyordu. De la Espriella ise bu çizgiyi değiştirmeyi, suç örgütleriyle müzakereyi bitirmeyi, güvenlik aygıtını büyütmeyi ve El Salvador’un despotik başkanı Bukele’nin devreye soktuğu cezaevi modelini Kolombiya’ya getirme vaadiyle yola çıktı. Bu yaklaşım kentli orta sınıfların güvenlik talebine karşılık verse de, savaşın en ağır yükünü taşıyan kırsal bölgelerde yeni askeri gerilimler, zorla yerinden edilme ve insan hakları ihlallerini artırma riski taşıyor.
(AEK)