BİANET'E GELENLER – HAZİRAN 2026
İletişim Yayınları'ndan 10 yeni kitap okuyucuyla buluştu
İletişim Yayınları'ndan bianet'e gelen 10 yeni kitabı sizlerle paylaşıyoruz.
Haldun Taner Öykü Ödülü sahibi Nurhan Suerdem, Herkes Kendi Kendine’de toplumsal ve bireysel olarak insanların bir başına kalma halini işliyor…
Kemalizmin Solu Aydınlanmanın Sağı’nda, post-post-Kemalizm tartışmaları tarihsel sosyoloji, toplumsal cinsiyet ve feminizm, devletçilik, rejim ve muhalefet, Kürt meselesi, Ortadoğu gibi birçok bağlamda ele alınıyor. Çerçeve, “sol Kemalizmin ikilemleri”, “sivil Atatürkçülük” gibi, yeni-Kemalizmin görünümlerine eğilen incelemelerle tamamlanıyor.
Burhan Sönmez, ömrünün son günlerini bir hastane odasında geçiren Zaza ile onun gizemli bir şekilde ortadan kaybolduktan yıllar sonra yanında beliren oğlu Seba’nın hikâyesini anlatıyor.
Davranış bilimleri uzmanı psikolog Zelana Montminy, Odağınızı Geri Kazanmak adlı kitabında, dikkat dağıtıcı unsurların arttığı günümüz dünyasında zihinsel odağı korumanın yollarını inceliyor. Montminy, okura gündelik yaşamda dikkati yönetmeye yönelik pratik öneriler sunarken, dikkatin insanın en önemli kaynaklarından biri olduğuna vurgu yapıyor.
Erdem Göktürk’ün çalışması, ayrıntılı bir tarihsel döküm sunarken anlatısını yalnızca verilerle sınırlamıyor. Kitap, yükseliş ve düşüşleri, köklü kulüplerden okullara, belediyelerden sosyal duyarlılık projelerine uzanan aktörleri ve öncü isimleriyle bir tutkunun ve iddianın tarihini ele alıyor.
Pınar İlkiz, Ortadan Üçe kitabında anneler ve kızları arasındaki gündelik çatışmaları, babalarının âşık olup kavuşamadığı kadınların adlarını taşıyan kız çocuklarını, hayallerinden uzaklaşan gençleri, acıyla dünyayla bağını koparan karakterleri, evlilik hayatından bunalan eşleri ve mutfaklardan taşan dedikodularla şekillenen haneleri anlatıyor.
Dimitris Mamaloukas, Özgür Ruh Fini’de özgürlüğe ulaşmaya çalışan Fini’nin hikâyesine odaklanıyor. Küçük yaşta, toplama kampını andıran bir fabrikaya kapatılan Fini; anne babasının kaybı, ağır çalışma koşulları ve sömürü karşısında hayatta kalmaya çalışıyor. Yıllar içinde insanlığını korumakta zorlanan Fini, kulağına fısıldanan bir kaçış fikriyle özgürlüğe doğru yola çıkıyor. Roman, bedenleri yok edilen, düşünceleriyle hayatta kalmaya çalışan insanların dramını distopik bir atmosferde ele alıyor.
Öldüğü sanılan komiser Gereon Rath, gizlice Almanya’ya döner. Dönüşünün nedenleri arasında ölüm döşeğindeki babasını görmek, eşi Charly’yle yeniden buluşmak ve intikam almak vardır. Bu sırada Rath ile Charly’nin eski evlatlıkları da tehlikeyle karşı karşıyadır. Volker Kutscher’in tarihî siyasi polisiye dizisinin onuncu ve son romanı Rath, seriyi bu hikâyeyle tamamlıyor.
Zalimin Zulmü Varsa, taraf olmanın belirleyici hâle geldiği antagonist siyasal ortamda özellikle “adalet” talebine karşılık veren anti-kahramanlara, onların sembollerine ve söylemlerine odaklanıyor. Kitap, televizyon dizileri ve Sedat Peker fenomeni üzerinden Türkiye’de adalet talebinin “intikam vaadi” etrafında nasıl şekillendiğini inceliyor.