BİANET'E GELENLER – MART 2026
İletişim Yayınları'ndan 10 yeni kitap okuyucuyla buluştu

İletişim Yayınları'ndan bianet'e gelen 10 yeni kitabı sizlerle paylaşıyoruz.
Demokrasi, Sınıf, Halkçılık, Sosyalizm (1933–1951), Türkiye’de sosyalist düşüncenin erken dönem isimlerinden Esat Âdil’in 1933–1951 yılları arasındaki yazılarından yapılan bir seçki. Esat Âdil, Türkiye sosyalist hareketinde Türkiye Komünist Partisi (TKP) çizgisi dışında bir siyasi hat geliştirmeye çalışan isimlerden biri olarak öne çıkar. 1946’da kurduğu Türkiye Sosyalist Partisi (TSP), bu arayışın somut örneklerinden biri olarak değerlendirilir.
Yerel eşraf kökenli ve iyi eğitimli bir isim olan Esat Âdil, toplumun farklı kesimleri arasındaki belirgin yaşam ve algı farklarına dikkat çekerek, sınıfsal eşitsizliği temel bir toplumsal sorun olarak ele alıyor. Yazılarında halkçılık vurgusu öne çıkan Âdil’in bu metinleri, Türkiye’de sosyalist düşüncenin gelişim sürecine dair bir kaynak niteliği taşıyor.
Christopher Anderson, Amerikan İç Savaşı’nın Kısa Tarihi adlı çalışmasında, Amerikan İç Savaşı’nın nedenlerini ve seyrini ele alıyor. Kitap, Amerikan Devrimi sonrasında ortaya çıkan siyasal ve toplumsal gerilimleri Güney perspektifinden yorumlarken, ABD siyasetinin ve toplumunun tarihsel şekillenişine ilişkin yerleşik kabulleri yeniden değerlendirmeye açıyor.
E.M. Forster, erken dönem eserlerinden En Uzun Yolculuk’ta bireyin tercihleriyle toplumsal beklentiler arasındaki çatışmayı ele alıyor.
Arkeoloji, geçmişi çoğu zaman sessiz, tamamlanmış ve nesnel bir alan olarak sunar. Oysa geçmiş, bugünün bilgi rejimleri, siyasal tercihleri ve etik sınırları içinde tekrar tekrar oluşturulur. Geçmişle Diyaloglar-Arkeolojiyi Yeniden Düşünmek’te Güneş Duru, arkeolojiyi geçmişle kurulan bu karmaşık ilişkinin düşünsel ve politik bir pratiği olarak ele alıyor.
Aşı, Et Yiyenler Birbirini Öldürsün ve Belgrad Kanon romanlarının yazarı Ebru Ojen, Lojman romanında soğuk bir iklimde, izole bir lojmanda sıkışıp kalmış insanların psikolojik gerilimini, bedensel ve ruhsal çöküşlerini anlatıyor.
Patricia Highsmith’in Tom Ripley dizisinin dördüncü romanı olan “Ripley ve Peşindeki Çocuk”, karakterin suçla ilişkili yönlerinin yanı sıra daha korumacı bir tarafını da öne çıkarmasıyla serinin diğer kitaplarından ayrılır.
Lionel Obadia, tarihsel akışı içinde farklı toplumlarda ortaya çıkan spiritüel eğilimlerin sosyolojik ve kültürel bir panoramasını sunuyor.
Hande Ortaç, Sus romanında dijital zorbalık olgusunu ve bunun kadınların yaşamları üzerindeki etkilerini ele alıyor.
Rahel Jaeggi bu kitapta, “modası geçmiş” muamelesi gören yabancılaşma kavramını yenileyerek canlandırmaya çalışıyor. Bunun için Heidegger’in ve Marx’ın düşünce çizgisinde yabancılaşma teorisinin izini sürüyor.










