EŞİK Bakanlıkları göreve çağırdı: Kadın cinsel organının sakatlanması suçtur
Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), sosyal medyada "kadın sünneti" (genital mutilasyon) veya "hud derisi alma" adıyla tanıtım yapan erkeğe tepki gösterdi. Yazılı bir açıklama yayımlayan platform Aile, Adalet ve Sağlık bakanlıklarını göreve çağırdı, uygulamanın Türk Ceza Kanunu'na ve uluslararası sözleşmelere göre ağır bir yaralama suçu olduğunu vurguladı.
Açıklamada, bunun açıkça "kadın cinsel organı sakatlaması (FGM)" (genital mutilasyon) olduğu ifade edildi.
Açıklamada, "sünnet" kavramının yapılan ağır yaralama eylemini dini gerekçelerle örtmek amacıyla kasten kullanıldığı belirtildi. Tıbbi zorunluluk dışındaki bu müdahalelerin kadın sağlığı üzerinde kalıcı hasarlar bıraktığına dikkat çekilen metinde şu ifadelere yer verildi:
"Gelen tepkiler üzerine işlemin 'Hud derisi alma' olarak adlandırılması niteliğini değiştirmemektedir. Klitoral başlık, anatomik olarak klitorisi koruyan doğal bir dokudur. Kadın bedenine dayatılan bu operasyonlar, ister kâr amacıyla ister dini gerekçelerle yapılsın; ataerkil ve kapitalist bir dayatmadır, suçtur."
EŞİK, Türkiye'nin taraf olduğu BM CEDAW Sözleşmesi ve İstanbul Sözleşmesi’nin 38. maddesine atıfta bulunarak, devletin bu tür zararlı uygulamaları önleme ve yasaklama yükümlülüğü olduğunu hatırlattı. Yapılan işlemlerin Türk Ceza Kanunu kapsamında da "ağır yaralama suçu" teşkil ettiği vurgulandı.
BM verilerine de değinilen açıklamada, dünya genelinde 230 milyondan fazla kadının bu uygulamaya maruz kaldığı ve yalnızca 2026 yılında 4,5 milyon kız çocuğunun risk altında olduğu bilgisi paylaşıldı.
Bakanlıklara çağrı
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Kadın Hekim ve Kadın Sağlığı Kolu ile HASUDER’in konuyla ilgili başlattığı disiplin soruşturmalarının takipçisi olacağını belirten EŞİK, yetkili kurumlara şu çağrıda bulundu:
·Bakanlıklara Açık Davet: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı; bu tür reklam ve girişimleri derhal yasaklamalı, sorumlular hakkında hukuki süreç başlatmalıdır.
·Farkındalık Kampanyası: Kamuoyunu kadın cinsel organı sakatlaması (genital mutilasyon) konusunda doğru bilgilendirmek adına acilen ulusal düzeyde bir farkındalık kampanyası yürütülmelidir.
Genital mutilasyon Nedir?
"Kadın sünneti” (genital mutilasyon) kız çocuğu ya da kadının cinsel organlarına tıbbi olmayan sebeplerle müdahale etmek ya da cinsel organları yaralamak anlamına geliyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) pek çok türü olan kadın sünnetini "Tıbbi olmayan nedenlerle kadınların üreme organlarını yaralayan her türlü prosedür” olarak tanımlıyor.
Uluslararası olarak kız çocukları ve kadınların insan haklarının ihlâli olduğu kabul edilen kadın sünneti, Afrika ve Ortadoğu’da 30 ülkede yoğunlaşmasına rağmen, Asya ve Latin Amerika’da da bazı ülkelerde yapıldığı için evrensel bir sorun olarak görülüyor.
68 milyon kız çocuğu risk altında
2030’a kadar kadın sünneti uygulamalarını bitirmeyi hedefleyen Birleşmiş Milletler (BM) şu verileri sunuyor:
* Bugün hayatta olan en az 200 milyon kız çocuğu ve kadının sünnetin bir türüne maruz kaldığı tahmin ediliyor.
* Kadın sünneti pek çok ülkede azalıyor. Ancak günümüzdeki sıklığını korursa nüfusu artan ülkelerde daha çok kız çocuğu kadın sünnetine maruz kalacak.
* 68 milyon kız çocuğu ve kadın 2015 ve 2030 yılları arasında sünnet edilme tehlikesi altında.
* 15 ila 49 yaşlarındaki kız çocuğu ve kadınların Somali’de yüzde 98’i, Gine’de yüzde 97’si, Cibuti’de yüzde 93’ü, Mısır’da yüzde 87’si sünnet ediliyor.
* Kadın sünneti en yoğun olarak bebeklikten 15 yaşına kadar yapılıyor.
(EMK)