"En az 720 bin çocuk işçileştirildi, 2 milyona yakını eğitim dışında kaldı"
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında çocuk yoksulluğu, çocuk işçiliği ve çocukların eğitime erişimine ilişkin açıklama yaptı.
Beştaş, çocuk yoksulluğunun yalnızca gelir yetersizliği üzerinden ele alınamayacağını belirterek beslenme, barınma, sağlık, eğitim ve güvenli bir çevrede yaşama haklarının da yoksulluktan etkilendiğini söyledi.
Çocuk yoksulluğunu “çok boyutlu bir insan hakları sorunu” olarak tanımlayan Beştaş, çocuklara tanınan hakların uygulamada güvence altına alınmadığını ifade etti.
"Her üç çocuktan biri yoksulluk riski altında”
“Haklar kâğıt üzerinde kalıyor”
Türkiye’de 21,3 milyon çocuğun bulunduğunu belirten Beştaş, çocukların tamamının Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin korumasından yararlanması gerektiğini söyledi.
Ancak milyonlarca çocuğun ana dilinde eğitime erişememe, çocuk işçiliği, derin yoksulluk, eğitim dışında kalma, şiddet ve istismar nedeniyle bu haklardan yararlanamadığını belirtti.
Beştaş, Türkiye’nin BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin bazı maddelerine koyduğu çekincelerin kaldırılması çağrısı yaptı.
Anadili, hafıza ve dijital alan: Rojda Aksoy’un Kürtçe yolculuğu
Ana dilinde eğitim çağrısı
Beştaş, ana dilinde eğitim alamayan milyonlarca çocuk olduğunu belirterek çocuklar arasındaki eşitsizliğin bir “politik tercih” olduğunu söyledi.
Çocuklara eşit haklar sunulabilmesi için ana dilinde eğitim hakkının güvence altına alınması gerektiğini ifade etti.
MESEM nedir?
MESEM’deki çocuklar işçi sayılmıyor
İş Kanunu’ndaki bazı düzenlemelerin çocukların hak kaybına uğramasına neden olduğunu söyleyen Beştaş, tarımda ve aile ekonomisine dayalı işlerde çalışan çocukların kanunun koruyucu hükümlerinden yararlanamadığını belirtti.
Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında çalıştırılan çocukların da işçi sayılmadıklarını hatırlatan Beştaş, bu nedenle çocukların İş Kanunu’nun sağladığı korumalardan, sendikal haklardan ve sosyal haklardan yararlanamadığını söyledi.
1,5 ila 2 milyon çocuk eğitim dışında
Milli Eğitim Bakanlığı ile açık lise verilerine değinen Beştaş, Türkiye’de yaklaşık 1,5 ila 2 milyon çocuğun eğitim sisteminin dışında olduğunu belirtti.
Sosyal devlet ilkesinin çocuklar bakımından uygulanmadığını savunan Beştaş, çocuklara eşit hakların yalnızca mevzuatta tanındığını, verilerin ise milyonlarca çocuğun bu haklara erişemediğini gösterdiğini söyledi.
20 KASIM DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ
16 yaşındaki MESEM öğrencisi anlatıyor: Isınmak için sobaya yağ döküp, çöp yakıyoruz
En az 720 bin çocuk çalışıyor
Beştaş’ın aktardığı resmî verilere göre Türkiye’de 5-17 yaş grubunda en az 720 bin çocuk çalışıyor. Bu sayı, çocuk nüfusunun yüzde 4,4’üne karşılık geliyor.
Çalışan çocukların yüzde 45,5’i hizmet, yüzde 30,8’i tarım, yüzde 23,7’si ise sanayi sektöründe bulunuyor.
Kayıt dışı çalıştırılan ve mülteci olan çocukların bu verilere tam olarak yansımadığını belirten Beştaş, yaz aylarında mevsimlik tarımda çalışanlarla birlikte sayının 1 milyonu aştığını söyledi.
“Her yıl en az 800 çocuk yaşamını kaybediyor”
FİSA Çocuk Hakları Merkezi’nin verilerini aktaran Beştaş, Türkiye’de her yıl en az 800 çocuğun önlenebilir nedenlerle yaşamını kaybettiğini söyledi.
İş cinayetleri, ev içi ve akran şiddeti, bireysel silahlanma, trafik ve çevre kazalarını bu nedenler arasında sıraladı.
Beştaş, çocukların yüzde 30’dan fazlasının maddi yoksunluk ve yoksulluk riski altında bulunduğunu da belirtti.
Çocuk yoksulluğuyla mücadele için sosyal devlet politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Beştaş, çocukların eğitim, sağlık, barınma ve güvenli yaşam haklarının kamu tarafından güvence altına alınması çağrısı yaptı.
(NÖ)