Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Parti Meclisi (PM) toplantısı sona erdi. Böylece DEM Parti kurullarınca Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı ile başlayan 5 günlük toplantı süreci sona ermiş oldu.
Toplantılarda, Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında Meclis’te çıkarılması beklenen yasal düzenlemeler, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşı ile bu savaşın bölgeye ve Türkiye’ye etkileri ile 1 Mayıs İşçi Bayramı kapsamında yürütülecek çalışmaların ele alındı.

DEM PM'den 7 madde
DEM Parti, 11-12 Nisan tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirdiği Parti Meclisi toplantısının ardından sonuç bildirgesini yayımladı. "Türkiye’nin geleceği savaşta değil barışta; baskıda değil demokrasidedir" başlığıyla yayınlanan bildirgede şu 7 madde yer aldı:
"Ortadoğu’da derinleşen savaş ve halkların geleceği, Barış ve Demokratik Toplum Süreci tarihsel bir zorunluluktur, Demokrasi mücadelesi ile barış mücadelesi birbirinden ayrılamaz, Erkek egemenliğine karşı her alanda mücadele etmeye devam edeceğiz, Ekonomik krizin faturası halklara kesilemez, Baskılara karşı ortak demokratik mücadeleyi büyüteceğiz ve Ekmek, Barış ve Adalet İçin 1 Mayıs’ta alanlardayız"
Parti Meclisi, özellikle ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilime dikkat çekerek, bölgede yaşananların yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte bir "paylaşım savaşı" olduğunu ifade etti. Açıklamada, enerji kaynakları üzerindeki hegemonya mücadelesinin halklara ağır bedeller ödettiği belirtilerek, "Ortadoğu’da hiçbir halk dış müdahalelerle özgürleşemez" denildi.
"Barış süreci tarihsel zorunluluk"
Bildirgede Türkiye açısından en temel meselelerden biri olarak Kürt sorununun demokratik çözümü gösterildi. "Barış ve Demokratik Toplum Süreci"nin yalnızca siyasi bir tercih değil, aynı zamanda ülkenin demokratikleşmesi ve ekonomik refahı için tarihsel bir zorunluluk olduğu vurgulandı.
DEM Parti, sürecin ilerletilmesi için yasal düzenlemelerin yapılması, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması, kayyım uygulamalarına son verilmesi ve cezaevindeki politik tutukluların serbest bırakılması çağrısında bulundu. Açıklamada ayrıca, Abdullah Öcalan’ın "özgür ve etkin çalışma koşullarının sağlanması" gerektiği ifade edildi.
'Gerçek barış' için yapılması gerekenler
"Toplum artık söz değil güvence beklemektedir. Toplum artık vaat değil hukuk istemektedir. Toplum artık belirsizlik değil somut irade görmek istemektedir" çağrısı yapılan bildirgede; gerçek bir barış ve sürecin ilerletilmesi için şu maddeler sıralandı:
- Gerekli yasal düzenlemeler gecikmeden Meclis gündemine alınmalıdır.
- Çözüm için bütünlüklü bir yasanın tüm toplumsal kesimlerin katılımıyla çıkarılması hedeflenmelidir.
- Demokratik siyasetin önündeki engeller kaldırılmalıdır.
- Kayyım uygulamalarına son verilmeli, yerine kayyım atanan belediye başkanları görevlerine iade edilmelidir.
- Cezaevlerinde bulunan politik tutsaklar serbest bırakılmalı ve demokratik hukuk normlarına uygun düzenlemeler yapılmalıdır.
- Toplumsal barışı güvence altına alacak bir Barış Yasası çıkarılmalıdır.
Demokrasi ve barış vurgusu
Bildirgede, barış ile demokrasinin birbirinden ayrılamayacağı belirtilerek, kalıcı bir barışın ancak hukuk devleti, ifade özgürlüğü ve eşit yurttaşlık ilkeleriyle mümkün olabileceği kaydedildi. DEM Parti, barış mücadelesini tüm toplumsal kesimlerin ortak gündemi haline getirme çağrısı yaptı.
Erkek egemenliğe karşı mücadele
Kadınlara yönelik şiddet ve erkek egemen politikaların da eleştirildiği bildirgede, kadın cinayetlerinin arttığına dikkat çekildi. Kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesinin büyütülmesinin bir sorumluluk olduğu ifade edildi.
Ekonomik kriz ve adalet
Türkiye’de derinleşen ekonomik krize değinilen bildirgede, yoksulluğun ve güvencesizliğin arttığı belirtilerek, mevcut tablonun "yanlış politik tercihlerin sonucu" olduğu savunuldu. Ekonomik adaletin ancak demokrasi ve barışla birlikte sağlanabileceği ifade edildi.
1 Mayıs çağrısı
DEM Parti, yaklaşan 1 Mayıs İşçi Bayramı için de çağrıda bulunarak, tüm kesimleri "Ekmek, Barış, Adalet" sloganıyla alanlara davet etti. Açıklamada, 1 Mayıs’ın emek, özgürlük ve dayanışma günü olduğu vurgulandı.
"Yeni bir yol ayrımındayız"
Bildiri, Türkiye’nin kritik bir eşikte olduğu vurgusuyla sona erdi. Açıklamada, "Ya çözümsüzlükte ısrar edilecek ya da demokratik çözüm ve barış temelinde yeni bir gelecek inşa edilecek" denilerek, partinin barış, demokrasi ve özgürlükten yana tutumunu sürdüreceği ifade edildi.
(AB)

