Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, İlke TV’de yayınlanan ve Dilek Odabaş’ın sunduğu 'Konuşma Zamanı' programında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

DEM Parti'nin 5 gün sürecek toplantıları başladı
"Gündem başlıklarımız arasında isim değişikliği yok" diyen Ayşegül Doğan, "Bu doğru olmayan bir haber ne yazık ki. En azından şu anda yaptığımız toplantılar dizisinde böyle bir gündemimiz yok" ifadelerini kullandı.
Doğan partisinin kongre sürecini, şunları söyledi: "Rutin olarak Merkez Yürütme Kurulumuz toplanması gereken zamanda toplandı. Yine akabinde devam edecek olan toplantılarda, başta milletvekili grubumuzla yaptığımız toplantı olmak üzere, yarın kadın meclisimiz toplanıyor, sonra iki günlük parti meclisi toplantımız var. Bütün bunlar elbette rutin toplantılarımız. Her siyasi partide olduğu gibi bunlar periyodik bir şekilde yapılıyor."
"Yasa için takvim oluşturulmalı"
Doğan, Kürt meselesinin çözümüne ilişkin sürece dair devamla şunları söyledi:
"Biz kürsü dokunulmazlığına rağmen ne kadar özgür konuşup siyaset üretebiliyoruz? İçeride, sürgünde siyasetçiler, dağda silahlarını yakmalarına rağmen dönemeyen insanlar varken nasıl olacak bu? Yalnızca düşünce ve ifade özgürlüğünü kullandığı için insanlar, akademisyenler, yazarlar, gazeteciler, sanatçılar şimdi sürgündeler ve evet dönebilmeleri gerekiyor. Dönebilmeleri için de yasal adımlar dediğimiz sürecin hızla ilerlemesi ve asıl orada da çok ivedi bir şekilde bir takvimin oluşması gerekiyor."
Ömer Çelik'e yanıt
AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in "Yüce Meclis raporunda, silah bırakılmasından sonra adımların atılacağı ifade edildi. Silahların bırakılması, terör örgütü yapısının tamamen feshidir. Meclis, yol haritasını netleştirmiştir" sözlerine de yanıt veren Ayşegül Doğan, şu yanıtı verdi:
"Örgüt kendini feshetti. Ömer Bey’in haberi yok galiba. Yeni bir döneme girdik, buna rağmen AK Parti Sözcüsü’nde aynı dilde ısrar görüyoruz. Hiçbir şey olmamış gibi konuşuyor. Bunlar güven sarsıyor. Hâlâ yasal çerçeveyle ilgili örgütün feshi bekleniyor dediğine göre, gerçekten ya haberi yok ya da bilerek yapılıyor. Biraz ciddi yaklaşmak lazım bu meseleye."
"Siyaset üzerine düşeni yapsın"
Doğan, hükümetin sürece yönelik kullandığı dile şu sözlerle eleştirdi: "Bu süreçte en başından beri dilin değişmesi gerektiğini söyledik. Dilin çok önemli olduğunu söyledik. Yapıcı, kucaklayıcı bir dilden bahsettik. 'Önce silah bırakılsın, sonra yasal düzenleme'... Niye buna bir öncelik sonralık koyuyoruz? Eş zamanla niye ilerleyemiyor bu süreç? Niye herkes üzerine düşeni yapmıyor? Siyaset kurumu üzerine düşeni yapsın. Güvenlik bürokrasisi yapması gerekeni yapsın. Örgüt yapması gerekeni yapsın. Meclis başkanı yapması gerekeni yapsın. Komisyon yapması gerekeni yapsın. Herkesin rolü, görevi, sorumluluğu, misyonu belli."
(AB)

