Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne taraf ülkelerin bir araya gelerek, devletlerin iklim politikalarını müzakere ettiği, yeni hedefler belirlediği ve ilerlemeyi değerlendirdiği Taraflar Konferansı (COP), bu yıl 9-20 Kasım arasında Antalya’da yapılacak.
Küresel ölçekte iklim krizine verilen yanıtların yetersizliğinin giderek daha görünür hâle geldiği bir dönemde, bu zirve hem önemli bir sınav hem de kritik bir fırsat sunuyor.
Uluslararası Af Örgütü İnsan Hakları Eğitim (İHE) Programı da bu kapsamda iklim adaletinin haklar, adalet ve toplumsal cinsiyet eşitliği odağında derinlemesine inceleneceği bir webinar serisi başlatıyor.
7 ve 14 Nisan tarihlerinde düzenlenecek iki oturumdan oluşan seride, çevre ve iklim hukuku dersleri veren avukat Özlem Altıparmak’ın kolaylaştırıcılığında iklim krizinin yarattığı eşitsizlikler deşifre edilirken, feminist ekoloji ve iklim adaleti kavramlarıyla alternatif çözüm yolları tartışılacak.
İklim krizinin artık yalnızca çevre, enerji ya da ekonomi politikası meselesi olmadığını; yaşam, sağlık ve barınma haklarını, suya ve gıdaya erişimi, çalışma ve geçim kaynaklarını, hatta eşitlik ve ayrımcılık yasağını doğrudan etkileyen bir haklar meselesi olduğunu vurgulayan Özlem Altıparmak, “Kuraklık, seller, orman yangınları, aşırı sıcaklıklar ve ekolojik yıkım herkesi aynı ölçüde etkilemiyor; zaten kırılgan durumda olan gruplar bu etkileri çok daha ağır yaşıyor. Bu webinar serisi sonunda da katılımcılar, iklim krizinin haklar üzerindeki etkisini daha net görebilecek. Temel kavramları güncel örneklerle birlikte öğrenecek. Türkiye’deki iklim ve çevre mücadelelerini hak temelli bir bakışla değerlendirmek için güçlü bir çerçeve edinecekler,” diye konuştu.

“COP31’deki etkinlikleri enternasyonalist dayanışma ile örgütlemeliyiz”
İklim adaleti savunucularıyla dayanışma
Uluslararası Af Örgütü İnsan Hakları Eğitim Programı Yöneticisi Hilal Döner ise, bu programa neden ihtiyaç duyulduğunu şöyle anlattı:
“Bu Webinar’ın öncelikli amacı, iklim krizinin insan hakları ve hak ihlalleriyle ilişkisine dair genel çerçeve sunmak ve iklim değişikliği, iklim krizi, iklim adaleti gibi kavramlara daha yakından bakarak, kavramsal netleşme ve ortaklaşma sağlayabilmek. İkinci olarak da iklim krizinin toplumsal cinsiyet eşitliği, çocuk hakları, yaşam ve sağlık hakkı gibi alanlarla nasıl temas ettiğini, kesiştiğini daha anlaşılır hale getirmeyi amaçlıyoruz. Program, planladığımız iklim adaleti odaklı etkinlik serilerine giriş niteliğinde ve özellikle genç iklim aktivistlerini konuk etmeyi planladığımız diğer etkinlikler için de bizlere bir kapı aralıyor.”
Çevrimiçi webinarlara katılmak için gerekli olan başvuru formunu buradan doldurabilirsiniz. (TY)

