Çin’de köpeklerin öldürülmesi sansürü aşarak küresel kampanyaya dönüştü
Çin’de, sokakta yaşayan Wang Wang adlı köpek ile yavrularının öldürülmesini gösteren görüntülerin haziran ayında sosyal medyada yayılması büyük tepki çekti.
Olayın üzerinden üç hafta geçmesine rağmen görüntüler Çin sosyal medyasında gündem olmaya devam ediyor. Kullanıcılar yaşanan şiddete tepki gösterirken, ülkede hayvanları kötü muameleye karşı koruyan yasaların çıkarılmasını talep ediyor.
Olayın ardından Çin Komünist Partisi yönetimi, çocukların yaşları nedeniyle kamuoyunu yorum yapmamaya çağırdı ve bazı sosyal medya paylaşımlarını –çocukların yüzü görünmese de– kaldırmaya başladı. Yetkililer, “Kamuoyunu ilgili bilgileri yaymamaya, siber zorbalığı reddetmeye ve çocukların sağlıklı gelişimi için uygun bir ortam oluşturmaya davet ediyoruz,” açıklamasını yaptı.
Yönetim suça sürüklenen çocuklar hakkında ceza soruşturması yürütülmeyeceğini, bunun yerine “özel bir eğitim kurumuna” gönderileceklerini açıkladı.
Tüm engellemelere rağmen ise sosyal medyada #WangWang etiketi gündemde kalmayı sürdürüyor. Buna karşın çocukların yüzlerinin görüldüğü görüntüler ve doğrulanmamış fotoğraflar dolaşımda kalmaya devam ediyor. Bu durum, çocukların hedef gösterilmesi ve yanlış kişilerin teşhis edilmesi riskini de beraberinde getiriyor.

Times Square’den Taipei’ye uzanan kampanya
Öte yandan, devletin çocukları koruduğunu iddia eden sansür girişimleri, tepkiyi bastırmak yerine büyüttü. Hayvanların korunmasına yönelik yasal düzenleme çağrısı yapan bazı ünlü isimlerin paylaşımları da kaldırıldı.
Buna rağmen Çinli kullanıcılar ve hayvan hakları savunucuları geri adım atmadı. Bir kısmı, Wang Wang’ın hikâyesini uluslararası kamuoyuna duyurmak için yurt dışındaki hak savunucuları ile işbirliği yaptı.
Doğu Çin’de yaşayan ve “PL” rumuzunu kullanan bir hayvan hakları savunucusu BBC Çince’ye, “Sesimizi duyuramıyoruz. Bu yüzden Çin dışındaki pek çok kişi mesajımızı yaymak için bize aktif biçimde destek oluyor,” dedi.
İtalya merkezli Uluslararası Hayvan Koruma Örgütü ise dünyanın birçok ülkesinden 100’den fazla başvuru aldığını ve Çinli yetkililerden olay hakkında bilgi talep ettiğini açıkladı.
New York’un Times Square meydanındaki dijital ekranda Wang Wang’ın fotoğrafları gösterilmeye başlandı. “Seviliyordu. Yaşamak istiyordu. Hâlâ burada olmalıydı,” mesajının yer aldığı kampanyanın benzeri Tayvan’daki Taipei 101 yakınında da kuruldu.
Tayvanlı hak savunucuları sosyal medya hesapları açarak kampanyayı uluslararası alana taşırken, bir başka aktivist olayın özetini yapay zekâ yardımıyla 10’dan fazla dile çevirdi. Hong Kong ve Makao’da da otobüs ve trenlere afiş asılması için bağış toplandı.
「台北市士林夜市」報到!
— 小貓看世界@子猫から見た世界 (@lnyhu22806612) July 19, 2026
感謝大家為「旺旺」發聲。
台灣與全世界的朋友同在,大家一起為「旺旺」發聲。
地點:台灣台北市。
時間:2026年7月18日。#wangwang pic.twitter.com/hzg9COsSha
Hayvanları koruyan yasa talebi
Değerlendirmelere göre, Çin’de sansürlenen onca hassas konu arasında özellikle bu olayın neden bu kadar güçlü bir karşı tepki yarattığını söylemek zor. Bunun nedenlerinden biri, olayın son dönemde manşetlere taşınan bir dizi hayvan istismarı vakasının en yenisi olması olabilir.
Görüntülerin insanlar üzerinde çok güçlü ve sarsıcı bir etkisi olduğu da anlaşılıyor.
Günün sonunda ise tartışmaların odağında, hayvanlara yönelik kötü muameleyi suç sayacak bir yasanın çıkarılması talebi yer alıyor.
Hayvanlara eziyet (animal cruelty) Çin’de genel olarak suç değil. Bir insanla birlikte yaşayan bir hayvana zarar vermek, ancak mala zarar verme veya mülkiyet ihlali kapsamında değerlendirilebiliyor.
Sokaktaki hayvanlar için kötü muameleyi cezalandıran ulusal bir yasa yok.
Ülkedenin 2020 Biyogüvenlik Yasası, Hayvan Salgınlarını Önleme Yasası ve Yaban Hayatı Koruma Yasası gibi düzenlemeleri var; ancak bunlar hayvan refahından çok halk sağlığı, tarım ve yaban hayatının yönetimine odaklanıyor.
Bazı şehirlerde yerel yönetmelikler bulunsa da bunlar hayvan istismarını kapsamlı biçimde suç saymıyor. (TY)