‘Çerçeve yasa’ teklifine Meclis’te hangi parti nasıl oy verecek?
TBMM Genel Kurulu’nda, kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin görüşmeleri başladı.
TBMM Genel Kurulu'nda 'çerçeve yasa' görüşmeleri
TBMM’de 15 siyasi partiye mensup milletvekilleri ile bağımsızlar olmak üzere toplam 592 milletvekili bulunuyor. Meclis tutanaklarına yansıyan konuşmalar ile diğer partilerin açıklamalarından hareketle, grubu bulunan AKP, YENİ Parti, DEM Parti, MHP, CHP ve Yeni Yol Partisi başta olmak üzere siyasi partilerin teklife ilişkin tutumlarını derledik.
Buna göre AKP, DEM Parti, DBP, MHP ve DSP teklife ‘evet’ oyu vereceklerini açıklarken, YENİ Parti, Yeni Yol Partisi ve Türkiye İşçi Partisi koşullu ‘evet’ dedi. İYİ Parti ile Demokrat Parti ise ‘hayır’ oyu vereceklerini açıkladı. Yeniden Refah Partisi çekimser oy kullanacağını duyurdu.
Özel: “Barışın önünde durmayacağız”
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kanun teklifine kendisinin ve parti yöneticilerinin “evet” oyu vereceğini açıkladı. Özel, milletvekillerinin ise temsil ettikleri illerdeki seçmenlerin görüş, beklenti ve kaygılarını dikkate alarak oy kullanacaklarını söyledi.
Teklifin hem hazırlanış biçimini hem de içeriğini eleştiren Özel, buna rağmen partisinin “barışın önünde duran taraf” olmayacağını belirtti.
“Bu yasaya ‘hayır’ deme hakkına en çok biz sahibiz ama bu hakkı milletin barış hakkının önüne koymayan da bizleriz” diyen Özel, “Bir daha şehit gelmemesi için, hiçbir evladımızın gazi olmaması için, yoksul evlere ateş düşmemesi için barışın önünde durmayacağız” ifadelerini kullandı.
Özel, teklifin Kürt meselesinin çözümü için yeterli olmadığını, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporundaki demokratikleşme başlıklarının yasaya yansıtılmadığını söyledi. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması, kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi, uzun tutukluluklar ve siyasallaşmış yargı konusunda herhangi bir adım atılmadığını belirtti.
“Bugün silah faslının kapanması için bir kapı aralanıyor. Biz o kapıyı kapatan taraf olmayacağız ama asıl büyük mücadele şimdi başlayacak” diyen Özel, bundan sonraki sürecin demokrasi, adalet, eşit yurttaşlık ve hukukun üstünlüğü temelinde ilerlemesi gerektiğini vurguladı.
Özel, desteğinin kanun teklifinin içeriğine ya da iktidara duyulan güvenden kaynaklanmadığını da belirterek, şöyle konuştu:
Bu metne kefil olmadan ama barışın sorumluluğunu taşıyarak, iktidarın hesabına karşı durarak ama Türkiye’nin geleceğinin önünü açacak bir sorumluluğu üstleniyorum. Ben ve yönetici arkadaşlarım tarihsel bir tutarlılık ve sorumluluk içinde bu yasaya ‘evet’ diyeceğiz.Milletvekillerimiz de seçildikleri illerde millet ne diyorsa ona göre karar verecek, ona göre oy kullanacaktır.
Bakırhan: “Bu teklife ‘evet’ diyeceğiz”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, kanun teklifine ‘evet’ oyu vereceklerini açıkladı.
Teklifi “çatışma zemininden hukuk zeminine geçişin” ilk adımı olarak nitelendiren Bakırhan, “Bu metni ne gözü kapalı kutsuyoruz ne eksik diye reddediyoruz; değerini teslim ediyor, eksiğini açıkça söylüyoruz” dedi. Teklifte eksiklikler bulunduğunu belirten Bakırhan, anadili, eşit yurttaşlık ve yerel demokrasi taleplerinin “sürecin olmazsa olmazları” olduğunu söyledi.
Bakırhan, teklifin nihai bir çözüm olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, “İlk adımın işlevi çatışma zemininden hukuk zeminine geçişi mümkün kılmak ve demokratik siyasi mücadeleye kapı aralamaktır. Bugün atılan şey bir temeldir, temel tek başına ev değildir” ifadelerini kullandı.
Kanun teklifine verilecek her ‘evet’ oyunun “86 milyonun geleceğine atılacak bir imza” olduğunu söyleyen Bakırhan, Meclis’in ekim ayında demokratikleşme, eşitlik, özgürlükler ve hukukun üstünlüğüne ilişkin düzenlemelerle süreci devam ettirmesi gerektiğini vurguladı.
Bakırhan: Kürtler ayrılmak istese burada olmazdık
Arıkan’dan koşullu destek
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “toplumsal dayanışmayı, kardeşliği, hukuku, millet iradesini ve ortak geleceği güçlendirecek bir anlayışla” sürece destek verdiklerini, ancak bu desteğin herhangi bir siyasi aktöre koşulsuz bir destek olmadığını belirtti.
Arıkan, sözlerini şöyle sürdürdü:
İktidarın bütün uygulamalarına verilmiş bir onay da değildir, kanun teklifinin her maddesine bir kefalet de değildir. Bizim desteğimiz Türkiye’nin meselelerini Türkiye’nin iradesiyle çözebilme çabasınadır. Bu “evet” Türkiye’nin iç işlerine hiçbir küresel gücün, hiçbir emperyalist odağın müdahale etmemesi için verilmiştir. Bu “evet” Filistin’i kana bulayan, bölgemizin geleceğine göz diken siyonist yayılmacılığa karşı Türkiye’nin daha güçlü, daha bağımsız, daha dirençli olması için verilmiştir. Biz, terörün sona ermesine “evet” diyoruz, silahların susmasına “evet” diyoruz, kardeşliğe “evet” diyoruz, hak ve özgürlüklere “evet” diyoruz, hukukun üstünlüğüne “evet” diyoruz, Meclis iradesine ve istişareye “evet” diyoruz.
Ancak şiddetin meşrulaştırılmasına “hayır” diyoruz, millet iradesinin devre dışı bırakılmasına “hayır” diyoruz, kapalı kapılar ardında yürütülen süreçlere “hayır” diyoruz, yeni vesayet anlayışlarına “hayır” diyoruz, Türkiye’nin geleceğinin başka hesaplara teslim edilmesine “hayır” diyoruz.
Alp: “Teklife ‘evet’ oyu vereceğiz”
CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, partisinin kanun teklifine ‘evet’ oyu vereceğini açıkladı.
CHP’nin siyasetin silahlardan arındırılmasını ve Kürt sorununun barışçıl yöntemlerle çözülmesini tarihsel olarak desteklediğini belirten Alp, görüşülen düzenlemenin yeni bir sürecin başlangıcı olduğunu söyledi. Alp, “Bu süreç bir bölünme, parçalanma veya ayrışma süreci değil; tam tersine yaraları sarma, kardeşliği güçlendirme ve milletçe yeniden kenetlenme sürecidir” dedi.
Alp, teklifin Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunda öngörülen sürecin ilk aşamasını oluşturduğunu belirterek, silahların tamamen devreden çıkarılmasının güvenli bir siyasal ortam için atılması gereken ilk adım olduğunu savundu. Komisyon raporunun demokratikleşmeye ilişkin bölümündeki adımların ise bu aşamanın ardından gündeme gelmesi gerektiğini söyledi.
Teklifin genel veya özel af niteliği taşımadığı görüşünü de dile getiren Alp, suçun hukuki niteliği, mahkûmiyet hükmü ve ceza sorumluluğunun korunduğunu belirtti.
Alp, “Silahlar susarsa kardeşlik güçlenir, kardeşlik güçlenirse Türkiye güçlenir” diyerek, “Teklife Cumhuriyet Halk Partisi olarak ‘evet’ oyu vereceğimizi belirtiyorum” dedi.
Dervişoğlu: “Hayır diyeceğiz”
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, kanun teklifine ‘hayır’ diyeceklerini açıkladı.
Süreci ‘ihanet’ olarak nitelendiren Dervişoğlu, teklifte “örtülü bir amaç” olduğunu öne sürerek sözlerini şöyle sürdürdü:
Sayın Erdoğan’ı tam yetkili ama aynı zamanda tam sorumsuz kılmak. Yarın biri çıkıp “Bu ihaneti kim yaptı?” derse cevap ne olacak? “Yasayı kim önerdi?” “Şu Komisyon.” “Kim görüştü?” “Bu Komisyon.” “Kim oy verdi?” “Şu milletvekilleri.” “Kim takip etti?” “Şu kurul.” “Bunları kim salıverdi?” “Falanca kurul.” Peki, sorarım sizlere: Hazırlatan, dikte eden, yangından mal kaçırır gibi bunu kanunlaştıran, hesabı kitabı yapan, kararı da Meclise aldıran Sayın Cumhurbaşkanının sorumluluğu var mı? Yok.
Dervişoğlu, 12 Eylül darbecilerinin Anayasa’ya eklenen geçici maddeye rağmen yargılanıp kırk yıl sonra ceza aldıklarını hatırlatarak, “İktidarlar değişir, kanunlar değişir ama hesap değişmez çünkü ihanetin zaman aşımı yoktur” ifadelerini kullandı.
Yıldız: “Sürecin sonuna kadar arkasındayız”
MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, kanun teklifine destek vereceklerini açıkladı.
Sürecin bir devlet politikası olduğunu belirten Yıldız, “Dürüst ve samimi adımlar, dış dayatmalara kapalı öneriler, bin yıllık kardeşliğe ve ortak yaşama dönük tasarruflar Milliyetçi Hareket Partisi tarafından her zaman desteklenecektir. Yüreğimizle, gönlümüzle, terörsüz Türkiye’nin yanındayız” dedi.
Yıldız, teklifin af niteliğinde olduğu yönündeki eleştirilere de karşı çıkarak, “Teklif, mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde değildir” ifadelerini kullandı. Devam eden soruşturma ve kovuşturmalar ile kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin sonuçlarıyla birlikte varlığını koruduğunu söyleyen Yıldız, düzenlemenin “özel af” olarak değerlendirilmesine de itiraz etti.
MHP’nin sürecin “sonuna kadar arkasında” olduğunu vurgulayan Yıldız, teklifin Meclis’te kabul edilmesini beklediklerini söyledi.
TİP: “Eleştirilerimiz şerh olmak üzere ‘evet’ oyu kullanacağız”
Türkiye İşçi Partisi (TİP), 8-9 Ağustos’ta Ankara’da toplanan Parti Meclisi’nin ardından yaptığı açıklamada, ‘çerçeve yasa’ teklifine eleştirilerini şerh düşerek ‘evet’ oyu vereceğini duyurdu.
Kürt sorununun çözümünün eşitlik ve barış içinde bir yaşam için temel ihtiyaçlardan biri olduğunu belirten TİP, çözümün “kapalı kapılar arkasında değil, halkın gözleri önünde ve Meclis zemininde” üretilmesi gerektiğini savundu. Kürt sorununun yalnızca çatışmaların ve silahların sona ermesiyle çözülemeyeceğini vurgulayan TİP, kalıcı barış için demokrasi ve özgürlükler alanında somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti.
Buna karşın teklifin silahların susmasını ve demokratik siyaseti hedefleyen muhataplarınca şerhlerle birlikte desteklendiğine dikkat çeken TİP, şunları kaydetti:
TBMM’nin çözüm zemini olarak görülmesini başından beri dile getirmemiz ve barış yolunda atılacak somut adımlara destek vereceğimizi sürecin başında ilan etmemiz nedeniyle çerçeve yasaya sıraladığımız eksiklikler ve eleştiriler şerh olmak üzere evet oyu kullanacağımızı kamuoyuyla paylaşmak isteriz.
Erbakan: “Çerçeve yasaya çekimser oy vereceğiz”
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, kanun teklifine ‘çekimser’ oy vereceklerini açıkladı.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Erbakan, teklifin infaz düzenlemelerine ilişkin hükümlerini eleştirerek bunların “örtülü af” niteliğinde olduğunu savundu. Buna karşılık teklifte, PKK/KCK ve bağlantılı yapıların fiilî varlığına son verilmesi ile silah ve mühimmatın imhasının yetkili makamlarca tespit edilmesine ilişkin hükümlerin de bulunduğuna işaret eden Erbakan, bu nedenle teklife “hayır” demeyi de doğru bulmadıklarını söyledi.
Erbakan, “PKK/KCK üyesi teröristlerin, hem dağ kadroları hem de cezaevlerinde cezasını çekmekte olanlar olmak üzere topyekûn affedilmelerini, 2 ila 3 yıl içerisinde de siyasi haklarının iadesini içerdiğinden dolayı bu teklife ‘evet’ oyu vermeyi de bir vebal olarak değerlendiriyoruz” dedi.
“Sürecin içerdiği sonraki adımlarla ilgili belirsizlikleri” de gerekçe gösteren Erbakan, Yeniden Refah Partisi olarak teklif için çekimser oy kullanacaklarını açıkladı.
DP’den ‘hayır’, DSP’den ‘evet’ açıklaması
Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal, 7 Ağustos’ta yaptıkları açıklamada, “Türkiye’yi parçalanmış, parçalı yönetimlere mahkûm etme peşindeki her girişimin karşısında dimdik duracağız” diyerek çerçeve yasaya karşı olduklarını belirtti.
Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Önder Aksakal ise “silahların tamamen susması ve anaların gözyaşının dinmesi için” çerçeve yasaya ‘evet’ diyeceklerini açıkladı.
(VC)