Bu hafta Evrim Kepenek editörlüğünde hazırlanan hafta sonu ekimiz MAG, edebiyattan sinemaya, politik tartışmalardan sanata uzanan zengin bir içerikle okurla buluşuyor.
Farklı seslerin, güçlü yorumların ve derinlikli analizlerin yer aldığı bu sayıda hem Türkiye’den hem dünyadan dikkat çeken konular, yazarlarımızın özgün bakış açılarıyla ele alınıyor.
MAG’da, okuyacaklarınız şöyle:
Nilgün Karataş, Amir Ahmadi Arian’ın “Ve Balık Onu Yuttu” romanını yazdı: Hayat ile sistem arasında yabancılaşanların hikâyesi.
Aygün Atilla, “Teselli Kadınları” terimini yazdı.
Özgür Erbaş, “Adalete Gider” diye yazdı: “Tabii ki sen haklısın! Rahatlıyorsun, devam ediyorsun. Biri sorarsa gösteriyorsun ekranı, oluyor bitiyor. Dünya daha adil gelmedi mi? Geldi. Eh işte, adalet budur!”
Beral Madra, “Bienalizasyon” başlığında yazdı: “Sanatçıların daha geniş kitleyi siyasi, sosyal ve kültürel sorunlar konusunda bilinçlendirme hedefi, bienal gibi etkinlikleri gerektirirken bu özelliğin öne çıkması. Kariyerim boyunca görev aldığım bienallerde inancım ve söylemim buydu.”
Osman Damla, Trump hakkında yazdı: “Manyak mı?”
Murat Türker, Selanik Belgesel Festivali’nin ödül alanlarını yazdı.
Şeyhmus Diken, newrozu yazdı:İnancın ve iradenin baharı
Ulaş Yılmaz, İran yolculuğunu yazdı.
Evrim Kepenek, 18 Mart Saraçhane tanıklığını yazdı.
Ayrıca newrozun gelişini şarkılarla kutluyoruz.
İzleme önerisi
1992 Cizre Newrozu’nun anlatıldığı “Berivan” isimli belgeseli izleyebilirsiniz.
Yönetmen Aydın Orak, o dönem yaşananları “Berivan” isimli belgeselde anlattı. O günlerin unutulmayacağını belirten Orak şöyle diyor:
"Bu olayların yaşandığı dönem daha çocuktum. Her şeyin yasak olduğu ve birçok ölümlerin yaşandığı bir dönemin resmidir bu belgesel. İnsanlar tarihten ders çıkarmalıdır. Tarih bize yaşanan olumsuz durumları bir daha yaşamamak için fikir verir."
(EMK)

