ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, dün (10 Şubat) “Yol Ayrımındaki Suriye: Esad Sonrası ABD Politikasının Zorlukları” başlığıyla özel bir oturum gerçekleştirdi.
Başkan Brian Mast, oturumun açılış konuşmasını yaptı.
Temsilciler Meclisi’nin sitesinde yer alan habere göre, Mast, ABD’nin, uluslararası toplumun ve Suriyelilerin yıllar süren savaş ve otoriter yönetimlerin ardından Suriye’den yeni bir sayfa açmasını istediğini söyledi.
“Bölgeye ve dünyaya yük olan değil, katkı sunan bir Suriye görmek istiyoruz,” diyen Mast, çatışmalar nedeniyle zorla yerinden edilenlerin geri dönebileceği bir ortamın oluşması gerektiğini belirtti.
Mast, Beşar Esad’dan Ahmed eş-Şara’ya geçişin sorunsuz olmayacağını öngördüklerini ifade etse de özellikle dini ve etnik azınlıklara yönelik güvenlik ve şiddet olaylarının kaygı verici olduğunu dile getirdi.
Eş-Şara ile görüştüğünü aktaran Mast, güvenlik güçleri içinde Türkiye destekli yabancı savaşçıların varlığına dikkat çekerek, ABD’nin IŞİD’e karşı uzun süredir birlikte çalıştığı Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) yönelik son adımlarını “kabul edilemez” olarak niteledi.
Mast, bu gelişmelerin, CENTCOM’un Suriye’deki hapishanelerde tutulan yaklaşık 7 bin IŞİD mensubunu Irak’a nakletmesine yol açtığını belirtti.
Sezar yaptırımları detayı
Rusya’nın Suriye’deki varlığını sürdürmesinin de ciddi bir soru işareti olduğunu söyleyen Mast, Moskova’nın Esad’a ev sahipliği yapmaya devam edip etmediğinin net olmadığını ifade etti.
Eş-Şara’nın geçmişte El Kaide saflarında yer almış olmasının da ABD açısından önemli bir kaygı başlığı olduğunu vurguladı.
Kasım ayında Eş-Şara’ya geçmişine ilişkin doğrudan bir soru yönelttiğini aktaran Mast, Eş-Şara’nın geçmişinden kopmak ve ülkesi için “onurlu bir gelecek” inşa etmek istediğini söylediğini belirtti. Eş-Şara’nın ertesi gün ABD Başkanı Donald Trump ile görüşerek IŞİD’le mücadele koalisyonuna katılmasını “umut verici” olarak değerlendiren Mast, buna karşın Suriye’nin hâlâ istenen noktada olmadığını kaydetti.
ABD’nin mevcut ilerlemeden memnun olmadığını söyleyen Mast, Dürziler, Kürtler ve Alevilere yönelik son gelişmelerin güven oluşturmadığını ifade etti.
Mast, ABD’nin Eş-Şara’ya “açık çek” vermediğini vurgulayarak, Sezar yaptırımlarının Esad dönemine bağlı olarak uygulandığını ve bu gerekçenin ortadan kalkmasıyla kaldırıldığını ancak bunun belirli koşullara bağlı olduğunu söyledi.
Kongre’nin, Eş-Şara ile SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi arasında imzalanan entegrasyon anlaşmasını olumlu bir adım olarak değerlendirdiğini belirten Mast, bunun benzer nitelikteki üçüncü anlaşma olduğunu hatırlatarak ABD’nin “söz değil, somut adım” beklediğini söyledi.
Mast, oturumun amacının Suriye’nin karşı karşıya olduğu zorlukları ve bunların ABD’nin ulusal güvenlik çıkarlarına olası etkilerini değerlendirmek olduğunu ifade etti.
“‘Kürtleri Koruma Yasası’ üzerinde çalışmaya hazırım.”
Öte yandan, oturum sonrası Rûdaw’dan Diyar Kurda’ya konuşan Kongre üyeleri Kürtlerin haklarının korunmasının Washington-Şam ilişkilerinin yeniden kurulması için temel şart olduğunu vurguladı.
Kongre üyeleri, Kürt meselesinin tarihsel bir adaletsizlik boyutu taşıdığını belirtirken, Irak Kürdistan Bölgesi Yönetimi (IKBY) istikrar ve kalkınma deneyiminin Suriye için örnek oluşturabileceğini ifade etti.
Komite üyeleri ayrıca IŞİD tehdidinin sürdüğüne dikkat çekerek, SDG ile Şam arasındaki mutabakatın uygulanmaması hâlinde Sezar yaptırımlarının yeniden gündeme gelebileceği uyarısında bulundu.
Kongre üyesi Gregory Meeks, Suriye’de denetim mekanizması olarak USAID (ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı) gibi kurumların sahada olması ve Dürziler ile Kürtlere yönelik saldırıların derhal durdurulması çağrısında bulundu. Meeks, Kürtlerin IŞİD ile mücadeledeki rolüne şu sözlerle vurgu yaptı:
“Kürtlerin IŞİD’e karşı mücadelede ABD’ye verdiği benzersiz destek nedeniyle, ‘Kürtleri Koruma Yasası’ (Save the Kurds Act) üzerinde çalışmaya hazırım.” (TY)


