Ayşegül Başar editörlüğünde hazırlanan biamag'ın bu haftaki seçkisi:
Nesrin Karadağ, Cihangir Atölye Sahnesi’nin sahnelediği Joko’nun Doğum Günü üzerinden bireyin sistem içinde nasıl "yük taşıyıcısına" dönüştüğünü ele aldı.
Cavit Işık Yavuz, Fernando Pessoa üzerinden edebiyatla kurulan bağı ve Karanfil Devrimi’nin izlerini bugünün kent yaşamıyla birlikte düşünmeye çağırdı.
Evrim Kepenek, sanatçı Rewşan’la konser turnesi öncesinde söyleşti: "Kendi anadilimde şiir yazmak benim için çok kıymetli"
Murat Türker, adadaki Rum ve sonradan gelen Müslüman toplulukların yaşadığı zorluklar, devlet politikaları ve azınlıkların karşılaştığı sıkıntılar üzerine kapsamlı analizler yaptı.
Burcu Ayan ve Diyar Saraçoğlu, Üsküp’ün vitrin yüzeyinin altına inerek kentin bastırılan hafızasını, kimlik krizlerini ve mekânsal dönüşümünü anlattı.
Ali Eren Demir, yapay zekanın ruh sağlığı alanında yarattığı "demokratikleşme" söylemini sınıfsal bir perspektifle sorguladı.
Ömür Akyüzlü Lüker, Jolien Janzing’le Atta üzerine yaptığı söyleşide, bir kız çocuğunun hikâyesinden yola çıkarak çocuk edebiyatında umut, tarih ile kurgu arasındaki denge ve bugüne uzanan eşitsizlikleri konuştu.
Burak Sarı, Gündelik hayatın içinden bir "fermuar sorunu" üzerinden, müdahale kültürünü ve görünür olmanın yarattığı baskıyı derinlemesine sorguluyor. Metin, bireysel alanın ihlaliyle oluşan görünmez şiddeti incelikli bir ironiyle görünür kılıyor.
Özgür Erbaş, Birtek-Sen ve sendika başkanı Mehmet Türkmen üzerinden Türkiye’de bağımsız sendikacılığın karşılaştığı baskıları yazdı.
Şeyhmus Diken, SAMER’in 2026 Mart tarihli barış süreci raporu üzerinden sahadaki toplumsal eğilimleri ve beklentileri yazdı.
(AB)

