“Âşık Mahzuni Şerif” oyununa engel
Tiyatro Kooperatifi, ortaklarından Ankara Birlik Tiyatrosu tarafından sahnelenen “Âşık Mahzuni Şerif” adlı oyunun Amasya’nın Gümüşhacıköy ilçesindeki Öğretmenevi Salonu’nda sahnelenmesinin engellendiği duyurdu.
Kooperatif, yasağın, Gümüşhacıköy İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanan tutanak doğrultusunda ve “oyunun içeriğinde değinilen tarihsel ve toplumsal olaylar” gerekçe gösterilerek alındığını aktardı.
Kooperatif, dün (17 Mayıs) sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada kararın iptali için Bölge İdare Mahkemesi’nde dava açıldığını bildirdi.
Ortaklarımızdan Ankara Birlik Tiyatrosu’nun
— Tiyatro Kooperatifi (@TiyatroKoop) May 17, 2026
👉🏻2018’den bu yana Türkiye’nin dört bir yanında sahnelediği
👉🏻 Kültür ve Turizm Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve belediyelere ait salonlarda, özel sahnelerde 600’ün üzerinde temsil veren
👉🏻 Sekiz yılda on binlerce seyirciyle… pic.twitter.com/rO68y6L1g8
’68 hareketi, 12 Mart, Sivas ve Maraş katliamları
Evrensel Gazetesi’nde yer alan habere göre ise Ankara Birlik Tiyatrosu’na gönderilen bir diğer tutanak, el yazısıyla yazılmış bir “eser inceleme tutanağı”ydı. Tutanaktaki ifadeler ise şöyle:
Gerekçe 1) Sahne 8 sinevizyon 11’de “Altmışsekiz Gençliği” adlı sinevizyon gösterisinin farklı yorumlanabileceği ya da halk arasında ikilik oluşturabileceği (siyasi görüş farklılıklarından dolayı) görülmüştür.
Gerekçe 2) Sahne 8 sinevizyon 12’de “12 Mart 1971” adlı sinevizyonda son fotoğraf “Deniz, Yusuf, Hüseyin” adlı görselin siyasi görüş barındırdığından devlet kurumunda sahnelenmesi uygun görülmemiştir.
Gerekçe 3) Sahne 16 Sinevizyon 22 “Yangın” adlı sinevizyon gösterisinde dini ve manevi hassasiyet içeren olayların işlenmesi sebebiyle yine halk arasında görüş ayrılıklarını ortaya çıkarabileceğinden devlet kurumu olan “Gümüşhacıköy Öğretmenevi ve ASO” da sahnelenmesi tarafımızca uygun görülmemiştir.
Tiyatro Kooperatifi’nden çağrı
Tiyatro Kooperatifi’nin aktardığına göre, 2018’den bu yana Türkiye’nin birçok kentinde sahnelenen oyun, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve belediyelere ait salonların yanı sıra özel sahnelerde de 600’ün üzerinde temsil verdi.
Oyunun planlanan temsil tarihinin 24 Mayıs 2026 Pazar günü saat 20.00 olduğu belirtildiği açıklamanın devamında şöyle dendi:
Bugün 17 Mayıs 2026; halk ozanlığı geleneğinin en güçlü temsilcilerinden Âşık Mahzuni Şerif’in, sazıyla sözüyle toplumsal belleğimizde bıraktığı izi bir kez daha hatırladığımız gün. İlgili tüm kurumları, ayrıca bu hatıraya saygıya da davet ediyoruz. Bu yanlıştan dönülmesi, oyunun seyircisiyle buluşmasının önündeki engelin kaldırılması ve sanatın kamusal alandaki özgür varlığının korunması için ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarını sorumluluk almaya davet ediyoruz.
Sanat ve tiyatro; toplumsal belleği, farklı hikâyeleri ve ortak geçmişimizi görünür kılar. Sekiz yıldır Türkiye’nin pek çok yerinde seyirciyle buluşan, kamu kurumlarına, yerel yönetimlere ve özel sektöre ait pek çok sahnede temsil veren bir oyunun Gümüşhacıköy ilçesinde sahnelenememesini kabul etmiyoruz.
Sanat özgürdür ve biletini almış yüzlerce seyircinin bu oyuna erişimi bir haktır. Tiyatro Kooperatifi olarak, 55 yıldır pek çok kuşaktan seyirciyle buluşan Ankara Birlik Tiyatrosu’nun yanındayız. Sürecin takipçisi olacağız.
Âşık Mahzuni Şerif hakkında

Türkiye halk müziği ve halk ozanlığı geleneğinin en önemli isimlerinden biri. 1940’ta Maraş’ın Afşin ilçesinde doğan sanatçı, özellikle yoksulluk, adaletsizlik, devlet baskısı, eşitsizlik, emek, laiklik ve Alevi kimliği gibi temaları işleyen türküleriyle tanındı.
1960’lardan itibaren yazdığı eserler, sadece müzikal değil aynı zamanda politik ve toplumsal bir hafıza işlevi gördü. “Yuh Yuh”, “Dom Dom Kurşunu”, “Merdo”, “İşte Gidiyorum Çeşmi Siyahım” gibi eserleri geniş kesimlere ulaştı.
12 Mart Muhtırası sonrası sahneye çıkması ve yurt dışına gitmesi 8 yıl yasaklandı. Sanatçı, bu süre zarfında sanattan ve türkülerden uzak kalmamak için küçük bir dükkânda plak satmaya başladı.
Verdiği demeçlerden birinde, içinde bulunduğu durumu, “Türkü söyleyememek beni çok üzüyordu. Canlı bir balığı tutun ve kumun üzerine atın. O balık, o denize nasıl bakıyorsa ben de türkülere öyle bakıyordum,” diye anlatmıştı.
Duygu ve düşüncelerini sazının yanı sıra Milliyet, Meydan ve Anadolu’nun Sesi gazeteleri ile Pir Sultan, Hacı Bektaş, Kızıldeli ve Ozanca adlı dergilerdeki yazılarıyla dile getiren sanatçı, bazı yazıları ve türküleri sebebiyle birkaç defa hapse mahkûm edildi ve iki defa idamla yargılandı.
Almanya’nın Köln şehrinde kalp ve solunum yetmezliği nedeniyle 2001’de yoğun bakıma alınan halk ozanı, tedavinin ardından mayıs ayında hastaneden taburcu edilse de bir yıl sonra, 17 Mayıs 2002’de, 62 yaşındayken vefat etti.
Vasiyeti üzerine Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesindeki Hacı Bektaş Veli Külliyesi’nin yakınında Çilehane adı verilen yere defnedildi.
Mahzuni’nin biyografisine ilişkin bilgilerde Anadolu Ajansı’nın arşiv ve derlemelerinden yararlanılmıştır. (TY)