Ankara, AP'nin 1974 Kıbrıs çıkartmasına yönelik ihlal iddialarına "yok hükmünde" dedi
Avrupa Parlamentosu, 8 Temmuz'da 1974 Kıbrıs çıkartması sırasında kadınlar ve kız çocuklarına yönelik cinsel şiddet iddialarını konu alan kararı 575 oyla kabul etti. Karar, mağdurların tanınmasını, psikolojik ve hukuki destek almalarını talep ederken Türkiye'den askerî arşivlerini açmasını ve kayıpların akıbetinin aydınlatılmasına katkı sağlamasını istedi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı kararı sert bir şekilde reddederek "yok hükmünde" ilan etti ve kararın tek taraflı olduğunu, 15 Temmuz 1974 darbesini ve Kıbrıslı Türklere yönelik saldırıları görmezden geldiğini savundu. Hukuken bağlayıcı olmayan karar, Türkiye-AB ilişkilerinde ve Kıbrıs müzakerelerinde diplomatik tartışmalara yeni bir boyut getiriyor. KKTC de kararı reddetti.
Türkiye, Avrupa Parlamentosunun (AP) 1974 Kıbrıs çıkartması sırasında kadınlar ve kız çocuklarına yönelik cinsel şiddeti konu alan kararına sert tepki göstererek metni “yok hükmünde” ilân etti.
Dışişleri Bakanlığı, kararın “kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri hakkında mesnetsiz ve akıl dışı iddialar içerdiğini” belirterek reddettiğini açıkladı; Avrupa Parlamentosunun Kıbrıs konusunda uzun süredir Rum tarafının tezlerini benimsediğini ve tarafsızlığını yitirdiğini savundu.
Avrupa Parlamentosu, ne zaman neyi karara bağladı?
Ankara'nın sert tepkiyle karşıladığı karar, Avrupa Parlamentosunun 6-9 Temmuz arasında Strasbourg’da yapılan genel kurul oturumunda (plenary) 7 Temmuz’da tartışılmış; 8 Temmuz’da 575 kabul, 33 ret ve 43 çekimser oyla kabul edilmişti.
Parlamento, bağımsız bir karar metninin merkezine 1974’te Kıbrıs’ta kadınlar ve kız çocuklarına yönelik cinsel şiddet, tecavüz ve diğer ağır hak ihlallerini yerleştirerek mağdurların resmen tanınmasını, psikolojik ve hukuki destek almalarını ve adalet mekanizmalarının işletilmesini istemişti.
Türkiye'den talepler
Kararda Türkiye’den askerî arşivlerini araştırmacılara açması, kayıpların akıbetinin aydınlatılmasına katkı sağlaması ve Birleşmiş Milletler gözetimindeki Kayıp Şahıslar Komitesi’nin çalışmalarını kolaylaştırması talep edildi. Avrupa Parlamentosu ayrıca Birleşmiş Milletler parametrelerine uygun, iki toplumlu ve iki bölgeli federasyon temelindeki çözüm sürecine yeniden dönülmesi çağrısını yineledi. Metin Türkiye’nin adadaki askerî varlığını da tartıştı.
Ankara: "Karar tek taraflı, 15 Temmuz darbesini görmüyor"
Ankara ise kararın tarihsel bağlamı tek taraflı ele aldığını savunuyor. Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosunun 15 Temmuz 1974’te Yunanistan’daki askerî cunta tarafından desteklenen darbeyi, darbe sonrasında Kıbrıslı Türklere yönelik saldırıları ve Türkiye’nin 1960 Garanti Antlaşması’ndan kaynaklandığını belirttiği müdahale gerekçelerini görmezden geldiğini ileri sürdü. Bakanlık, kararın tarihsel gerçeklerle bağdaşmadığını belirterek Avrupa Parlamentosunu ideolojik ve taraflı davranmakla suçladı.
KKTC Dışişleri Bakanlığı da kararı reddetti.
Karar bağlayıcı değil
Avrupa Parlamentosu kararları Avrupa Birliği hukukunda doğrudan bağlayıcı nitelik taşımıyor. Parlamento üye devletler veya üçüncü ülkeler üzerinde yaptırım doğuracak kararlar alamıyor. Buna karşılık kabul edilen kararlar, Avrupa Birliğinin siyasi eğilimini ve Parlamento çoğunluğunun yaklaşımını ortaya koyduğu için diplomatik açıdan önemli, üye ülke hükümetlerine yol gösterici referans metinleri olarak değerlendiriliyor.
Kararın zamanlaması ve AB'de Türkiye tartışmaları
Avrupa Birliği son aylarda Türkiye ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, vize serbestisi diyaloğunun yeniden canlandırılması ve Doğu Akdeniz’de gerilimin azaltılması yönünde temaslarını artırırken, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin himayesinde Kıbrıs müzakerelerini yeniden başlatmaya dönük diplomatik girişimler de sürüyor.
Karar, bu noktada Avrupa Parlamentosunun Kıbrıs dosyasına yaklaşımında yeni bir vurguya işaret ediyor. Parlamento geçmişte ağırlıklı olarak adanın statüsü, askerî varlığı ve çözüm modeli üzerinde dururken, bu kez kadınlara yönelik savaş suçları iddialarını ve mağdurların tanınmasını merkeze alarak, beden politikası üzerinden konuyu devletlerarası ilişkilerden toplumsal alana taşıyor. Parlamento kararı bu talepler doğrultusunda hazırlanmış ilk kapsamlı AB metinlerinden biri.
Türkiye kararın tarih değil güncellikle ilgili olduğunu savunuyor
Ankara, metnin Avrupa Birliği kurumlarının Kıbrıs sorununda tarafsız arabuluculuk kapasitesini zayıflattığını ve Rum tarafının tezlerini güçlendirdiğini savunuyor. Avrupa Parlamentosu ise kararın herhangi bir devleti cezalandırmayı değil, savaş dönemlerinde cinsel şiddete maruz kalan mağdurların görünürlüğünü artırmayı amaçladığını vurguluyor.
Hukuken bağlayıcı olmasa ve Ankara tarafından reddedilse de Avrupa Parlamentosu kararı hem Türkiye-AB ilişkilerinde hem de Birleşmiş Milletler öncülüğünde sürdürülmeye çalışılan Kıbrıs müzakere sürecinde diplomatik tartışmalara dayanak olacak yeni referans metinleri arasında yer almaya aday.
(AEK)