124 STK’den COP31 Başkanlığı’na çağrı: Sıfır atık hedefi somut iklim eylemine dönüştürülmeli
Türkiye’nin Kasım’da Antalya’da ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde 124 sivil toplum örgütü ortak bildiri yayımladı.
Küresel Yakma Karşıtı Alternatifler Birliği (GAIA), Greenpeace Türkiye, WWF-Türkiye, Mikroplastik Araştırma Grubu ve Plastiksiz Türkiye Platformu iş birliğiyle hazırlanan bildiriye yaklaşık 60 ülkeden sıfır atık uygulayıcıları, politika uzmanları ve topluluk temsilcileri imza verdi.
Bildiride örgütler, Türkiye’nin uluslararası alanda “sıfır atık” hedefini güçlü biçimde savunmasına rağmen ülke içinde plastik atık yönetimi, atık ithalatı ve atık işçilerinin durumuna ilişkin politikaları bu hedefle uyumlu hale getirmediğine dikkat çekti. COP31 Başkanlığı’na “sıfır atığı vitrin politikası olmaktan çıkararak somut iklim eylemine dönüştürme” çağrısı yaptı.
Ayrıca Türkiye’yi atık ve emisyonların temel nedenlerini ele alan kapsamlı bir sıfır atık gündemini hayata geçirerek iklim hedeflerinde yüksek bir çıta belirlemeye çağırdı.
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 9 Haziran’da Almanya’nın Bonn kentinde düzenlenen iklim ara oturumları sırasında yaptığı açıklamada, küresel atık miktarını 2035’e kadar yarıya indirme hedefini kamuoyuna duyurmuştu.
Sıfır atık savunucuları hedefi vizyoner bulmakla birlikte söz konusu hedefin hangi başlangıç seviyesine dayandığı, kapsamı ve nasıl uygulanacağı konusunda netlik bulunmadığını ayrıca plastik üretiminin azaltılması, atık toplayıcıları ve atık işçileri için adil geçişin sağlanması gibi kritik stratejileri içerip içermediğinin belirsiz olduğunu söylüyor.
“Sıfır Atık Hedefi COP31’in İklim Eyleminde Yüksek Hedeflerle Uyumlu Olmalıdır” başlığını taşıyan bildiride şunlar öne çıkıyor:
- Fosil yakıtlardan aşamalı çıkış ve plastik üretiminin azaltılmasıyla bağlantılı sıfır atık stratejilerinin hayata geçirilmesi
- Özellikle organik atıkların düzenli depolama yerine alternatif yöntemlerle değerlendirilmesi ve düzenli depolama alanlarından kaynaklanan metan emisyonlarının önlenmesi yoluyla daha güçlü metan azaltım taahhütleri ve hesap verebilirlik mekanizmalarının oluşturulması
- Atık yakma, piroliz ve diğer karbon yoğun teknolojiler gibi yanlış çözümlerin reddedilmesi
- Atık sömürgeciliğine son verilmesi ve etkilenen topluluklar için çevresel adaletin sağlanmasına yönelik kararlı adımlar atılması
- Atık toplayıcıları ve atık işçilerinin politika geliştirme, finansman ve uygulama süreçlerinde tanınmasını, korunmasını ve dahil edilmesini sağlayan adil bir geçişin hayata geçirilmesi
"Gerçek bir sıfır atık stratejisi yok"
Bildiriyle ilgili Mikroplastik Araştırma Grubu’ndan Sedat Gündoğdu şunları söyledi:
“Türkiye’nin COP31 gündeminde sıfır atığa öncelik vermesi olumlu bir gelişme. Ancak mevcut plastik atık yönetiminin bu iddialı siyasi hedefle tam anlamıyla uyumlu olduğu söylenemez. Özellikle petrokimya tesislerine yapılan yeni yatırımlar, devam eden atık ticareti ve atık toplayıcılarının sistem dışında bırakılması bu hedefle çelişmektedir. COP31 gündeminin başarılı bir şekilde uygulanabilmesi için plastikten aşamalı çıkış stratejisine ihtiyaç vardır. Sıfır atık kavramı yalnızca bir vitrin olarak kullanılmamalı, gerçek anlamda hayata geçirilmelidir.”
GAIA Küresel İklim Programı Direktörü Mariel Vilella “Sıfır atık, bugün elimizde bulunan en hızlı ve en etkili iklim çözümlerinden biridir; ancak yalnızca atık yönetimiyle sınırlı kalmamalıdır. Güvenilir bir sıfır atık gündemi; plastik üretiminin kaynağında azaltılmasını, organik atıkların düzenli depolama yerine alternatif yöntemlerle değerlendirilmesi yoluyla metan emisyonlarının düşürülmesini ve atık yakma ile piroliz gibi kirletici teknolojilere bağımlılığın sona erdirilmesini gerektirir. COP31 ev sahibi olarak Türkiye, iklim liderliğinin fosil yakıt ve atık krizlerini birlikte ele almak anlamına geldiğini; bunu yaparken de atık toplayıcılarını, işçileri ve atık kirliliğinden en fazla etkilenen toplulukları koruyan adil bir geçişi mümkün kıldığını gösterebilir.” diye konuştu.
Çin’in plastik atık ithalatının büyük bölümünü kısıtlayan “National Sword” politikası sonrasında Türkiye, dünyadaki başlıca plastik atık ithalatı destinasyonlarından biri haline geldi. Bildiri, Türkiye’ye küresel atık ticaretindeki rolünü gözden geçirme, atık sömürgeciliğine son verme ve atık kirliliğinden orantısız biçimde etkilenen topluluklar için çevresel adaleti önceliklendirme çağrısında bulunuyor.
Greenpeace Türkiye Kampanya Sorumlusu Berk Butan da “COP31’de gerçek iklim liderliği, plastiklerin yüzde 99’unun fosil yakıtlardan üretildiğini kabul etmekle başlar. Gerçek bir sıfır atık stratejisi, plastik üretiminin musluğunu kapatmayı ve Türkiye’yi Avrupa’nın plastik atık döküm sahasına dönüştüren atık ithalatına son vermeyi gerektirir.” ifadelerini kullandı.
Bildirinin tamamına ve imzacı kuruluşlara buradan ulaşabilirsiniz.
(HA)