Sanatkâr ahlakının tezahürü
Hangi birimizin evinde ya da işyerinde aksayan, tekleyen, arızalan ve müdahaleye ihtiyaç duyulan bir aksamın onarım işi nedeniyle bir servise ya da sanatçıya başvurmamışızdır.
Doğrusu sadece kendimden değil, sorun yaşayan birçok dosttan da edindiğim izlenim, adına “sanatkâr ahlakı” diyebileceğimiz duruşun çoğu kez pek de güven vermediği yönünde.
Taahhüt ettiği ve ücretinde anlaştığı işin bir evresinde “Bu kadar uğraştırıcı olduğunu tahmin etmemiştim. Çok zararım ve zaman kaybım oldu. Ek ücret isterim” diyen mi? Henüz aldığı ve yapması bitirmesi gereken işin bir evresinde bir başka iş alarak elindeki işi çeşitli gerekçelerle aksatan mı? Yapması gereken işi tümüyle tamamlamadan eksik gedik bırakıp “Bir şey olmaz, sıkıntı olursa haber edin hemen gelirim” deyip parasını aldıktan sonra bir daha ulaşılması namümkün olan mı?
Saymakla ve yazmakla bitmiyor maalesef! Son iki ay içinde bir doğalgaz tahliye borusunun cam işi için tam bir buçuk ay üç kez gidilip gelindi ve sonunda yarım bırakıldı, kombinin yeri değiştirilerek yanlış ölçü alınıp monte edilmiş cama uyduruldu doğal gaz kombisi sonunda.
Yanlış mıyım bilmiyorum. Ama şunu düşünüyorum. Bu ülkede dal budak salmış önemli bir örgüt var; adı TESK. Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu. Her ilde o ilin adıyla anılan ilçelere kadar yayılmış yaygın örgütlülüğü olan, alt odaları üzerinden örgütlü bir esnaf ve sanatkâr örgütlenmesi.
Muhtemelen yapıyorlardır. Ama bunun gündelik hayata yansıyan / dokunan yüzü neredeyse yok denecek kadar az. Tahmin etmiş olmalısınız; sanatkârlara yönelik “meslek içi” ve elbette insan ilişkilerine endeksli üstelik sürekli yenilenen bir eğitim programı gerekliliğinden söz etmek istiyorum.
Bu işin sanırım bir kaç ayağı olmalı. Bu tür eğitim programlarında katılımcılara verilen sertifika ve plaket gibi belgeler gayet güzel çerçevelenerek asılır işyerlerine. Ama merakım bağışlansın acaba bunun takibi yapılır mı kurumları tarafından! Sanmıyorun, çünkü öyle bir gelenek yok maalesef.
Martin Luther King’in çöpçüler için söylediği ünlü bir cümlesi vardır. Der ki; “Eğer sizden sokakları süpürmeniz istenirse, Michelangelo'nun resim yaptığı, Beethoven'ın beste yaptığı veya Shakespeare'in şiir yazdığı gibi süpürün. O kadar güzel süpürün ki, gökteki ve yerdeki herkes durup 'Burada dünyanın en iyi çöpçüsü yaşıyormuş' desin."
Çok mu zor bunu talep edip yapılmasını sağlamak. Değil elbette. Ama bunun için bu iradeyi hayata geçirerek kurumsallaşmaya ihtiyaç var.
(ŞD/EMK)