Yunanistan’ın aile birleşimi engeline AİHM’den ihlal kararı
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 23 Haziran’da yayımladığı üç ayrı kararda Yunanistan’ın mülteci statüsü tanınan kişilerin aile birleşimi başvurularını yıllarca sonuçsuz bırakmasını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı buldu.
Üç farklı davada mahkeme, Yunanistan’ın aile hayatına saygı hakkını düzenleyen 8. maddeyi ve 8. maddeyle bağlantılı olarak etkili başvuru hakkını düzenleyen 13. maddeyi ihlal ettiğine oy birliğiyle hükmetti. AİHM, başvurucuların ayrımcılık şikâyetlerini ise 8. madde kapsamındaki tespitleri nedeniyle ayrıca incelemedi.
Yunanistan açısından emsal niteliği taşıyan kararlar, eşleri ve reşit olmayan çocuklarıyla birleşmek isteyen üç mülteciyi kapsıyor. Başvurucular Abdul Habib Dotani, Mahmoud Suji ve kimliği gizli tutulan T.N., Yunanistan makamlarının talep ettiği belgeleri fiilen temin edemedikleri için yıllarca ailelerinden ayrı kaldı. Başvurular, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ile Yunanistan Mülteci Konseyi’nin (GCR) yürüttüğü hukuki destek programı sayesinde AİHM’e taşındı.
GCR avukatı Eleni Kagiou, aile birleşiminin mültecilerin yeni bir hayat kurabilmesi için temel önemde olduğunu belirterek, “Ruhunun yarısı uzaktayken hayatını yeniden kuramazsın” dedi.
Karar hukuki açıdan önemli bir kazanım olsa da üç aileden yalnızca Suji ailesi Yunanistan’da bir araya gelebildi. Dotani ve T.N. aileleri ise karar tarihi itibarıyla hâlâ birleşmiş değil.
“Sesimi bulmuş gibi hissettim”
Afganistan vatandaşı Abdul Habib Dotani’ye 2018’de Yunanistan’da mülteci statüsü tanındı. Dotani, 30 Kasım 2018’de eşi ve o tarihte reşit olmayan beş çocuğunun Yunanistan’a gelebilmesi için aile birleşimi başvurusu yaptı.
Yunanistan’ın İslamabad’daki konsolosluk birimine belgelerini Nisan 2021’de sundu. Ancak belgeler zamanında onaylanmadı. Taliban’ın Afganistan’da iktidara gelmesinden sonra konsolosluk, Afgan makamlarınca düzenlenen belgelerin kontrolünü askıya aldı. Başvurucuya daha sonra belgelerin güncelliğini yitirdiği ve dosyanın kapatıldığı bildirildi.
AİHM, Yunan makamlarının Dotani’nin ailesiyle birleşme menfaati ile devletin çıkarları arasında adil denge kurmadığını belirtti. Mahkeme, başvurunun yıllarca karara bağlanmamasını, alternatif yolların yeterince değerlendirilmemesini ve çocukların üstün yararının gözetilmemesini aile hayatına saygı hakkının ihlali olarak gördü.
Dotani, kararın ardından “Beklerken sık sık nefesimin kesildiğini hissediyordum. Bu kararla birlikte sanki sesimi bulmuş gibi hissettim” dedi.
“Haklılığımın kanıtlandığını hissediyorum”
Myanmar kökenli vatansız Rohingya Mahmoud Suji’ye 2019’da Yunanistan’da mülteci statüsü tanındı. Suji, aynı yıl Bangladeş’te bulunan eşi ve iki çocuğu için aile birleşimi başvurusu yaptı.
Suji ailesi herhangi bir devlet tarafından vatandaş olarak tanınmadığı için seyahat belgesi ve resmî kimlik belgelerini temin edemiyordu. Buna rağmen Yunanistan makamları başvurunun incelenmesi için belgelerin sunulmasını istedi. Başvuru, yıllarca sonuçlandırılmadı.
AİHM başvurusu sürerken Yunanistan İltica Servisi, 3 Kasım 2023’te Suji’nin aile birleşimi talebini kabul etti. Kızılhaç tarafından düzenlenen acil seyahat belgeleri ve Yunanistan’ın verdiği vizelerin ardından Suji’nin eşi ve çocukları 6 Kasım 2024’te Yunanistan’a ulaştı.
Mahkeme, ailenin sonunda birleşmiş olmasının geçmişte yaşanan uzun bekleyişi ve hak ihlalini ortadan kaldırmadığını belirtti. AİHM’e göre Yunanistan, Suji’nin vatansızlığı nedeniyle resmî belge sağlayamamasını dikkate almalı ve başvuruyu daha esnek, hızlı ve etkili bir şekilde değerlendirmeliydi.
Suji, kararın ardından “Hem duygulandım hem şaşırdım. Haklılığımın kanıtlandığını hissediyorum” dedi.
“Umarım bir gün ailemi tekrar görebilirim”
Kimliği gizli tutulan Burundi vatandaşı T.N., de Selanik’te yaşıyordu. T.N.’ye 1 Haziran 2020’de mülteci statüsü tanındı. Başvurucu, 5 Ekim 2020’de Güney Afrika’da sığınmacı olarak bulunan eşi ve iki küçük çocuğunun Yunanistan’a gelebilmesi için aile birleşimi başvurusunda bulundu.
T.N.’nin ailesi, Güney Afrika’daki statüleri nedeniyle seyahat belgeleri sağlayamıyordu. Başvurucu, aile bağlarını gösteren bazı belgeler sunmasına rağmen Yunanistan eksik belgelerin tamamlanmasını istedi. Yunanistan Ombudsmanı, başvurucudan fiilen imkânsız olanın talep edildiğini belirtti, ancak İltica Servisi başvuruyu sonuçlandırmadı.
AİHM, başvurunun beş yıldan uzun süre karara bağlanmamasını aşırı buldu. Mahkeme, özellikle küçük çocukların babalarından uzun süre ayrı kalmalarına rağmen çocukların üstün yararının yeterince dikkate alınmadığını vurguladı.
T.N., karardan sonra uzun yıllardır ilk kez iyimser hissettiğini söyleyerek, “Minnettarım. Umarım bir gün ailemi tekrar görebilirim” dedi.
Her başvurucuya 10 bin euro tazminat
AİHM, üç dosyada da Yunanistan’ın başvuruculara etkili bir iç hukuk yolu sunamadığına hükmetti. Mahkeme, Yunanistan’ın her başvurucuya 10 bin euro olmak üzere toplam 30 bin euro manevi tazminat ödemesine karar verdi.
Başvurucular AİHM önünde Yunanistan Mülteci Konseyi avukatları tarafından temsil edildi. AİHM kararları bağlayıcı olmakla birlikte, kararların uygulanması Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin denetiminde.
(EK/HA)