Yüksek Seçim Kurulunda (YSK) önceki başkan Ahmet Yener ve beş üyenin görev sürelerinin dolması nedeniyle yerlerine Yargıtay ve Danıştaydan seçilen 6 yeni üyenin katılımıyla toplanan 11 üyeli YSK, Başkanlığa Serdar Mutta'yı, Başkanvekilliğine İsmail Kalender'i seçti.
Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, aralık 2025’te “iktidar kulislerinde” Serdar Mutta adının YSK başkanlığı için geçtiğini, “iktidarın da Mutta’nın YSK başkanlığını desteklediği sinyalini verdiğini” yazmıştı.
Serdar Mutta: "Elimizden gelen tüm gayretle..."
Seçimin ardından YSK önünde yaptığı açıklamada Mutta şunları söyledi:
"Yüksek Seçim Kurulu, Anayasa ve yasalarla kendisine verilen görevleri tam bir tarafsızlık ve bağımsızlık içinde bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yerine getirmeye devam edecektir. Bizler de bayrağı bugün teslim aldık. Bu görevi hukukun üstünlüğü ve anayasal ilkeler doğrultusunda en iyi şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Tüm seçim süreçlerinin seçimlerin başlangıcından sonuna kadar hukuk dairesinde şeffaf bir şekilde yürütülmesi için elimizden gelen tüm gayreti sarf edeceğiz."
YSK Başkan seçim usulü
İlgili kanuna göre, yedi asıl ve dört yedek üyeden oluşan YSK'nin üyelerin altısı Yargıtay, beşi Danıştay Genel Kurullarınca kendi üyeleri arasından gizli oyla ve üye tamsayılarının salt çoğunluğuyla seçiliyor.
YSK üyelerinin görev süresi altı yıl, görev süresi biten üye yeniden seçilebiliyor. Başkan ve başkanvekili ise, 11 kurul üyesi arasından gizli oyla ve üye tam sayısının salt çoğunluğuyla seçiliyor.
Serdar Mutta kim?
Serdar Mutta, 1 Ocak 1974’te Hatay/Kırıkhan’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1995’te mezun oldu. Mesleğe Beyoğlu/İstanbul hâkim adayı olarak başladı; Hüyük, Uzundere ve Türkoğlu hâkimlikleri yaptı. Ardından Adalet Bakanlığı bürokrasisinde Adalet Müfettişliği, Personel Daire Başkanlığı, İcra ve İflas Hizmetleri Daire Başkanlığı, HSYK Genel Sekreter Yardımcılığı ve Adalet Bakanlığı Yüksek Müşavirliği görevlerinde bulundu.
2018’de Yargıtay üyeliğine seçildi. HSK’nın 16 Temmuz 2018 tarihli listesinde Serdar Mutta, “Adalet Bakanlığı / Yüksek Müşavir” görevinden Yargıtay üyeliğine seçilenler arasında görünüyor. 2023’te ise Yargıtay kontenjanından YSK üyeliğine seçildi.
Akademik geçmişinde 2001’de İstanbul Üniversitesi’nde “İdarenin Denetlenmesi ve Ombudsman Sistemi” başlıklı yüksek lisans; 2021’de Yakın Doğu Üniversitesi’nde “Ceza Muhakemesi Hukukunda Adli Kontrol” başlıklı doktora yer alıyor. İngilizce bildiği ve ombudsman sistemi üzerine kitabı olduğu da biyografilerde aktarılıyor.
Mutta'nın iktidar ağları içindeki yeri?
Mutta’nın kariyerinin önemli bir bölümü Adalet Bakanlığı ve HSYK/HSK bünyesinde geçti; 2018’de Adalet Bakanlığı Yüksek Müşaviri iken Yargıtaya seçildi. Yargı bürokrasisi içinde, özellikle AKP döneminde güçlenen Bakanlık merkezli kadrolaşma odağına yakın bir kurumsal geçmişi var.
Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, aralık 2025’te “iktidar kulislerinde” Serdar Mutta adının YSK başkanlığı için geçtiğini, “iktidarın da Mutta’nın YSK başkanlığını desteklediği sinyalini verdiğini” yazmıştı. Bugünkü sonuç, Terkoğlu’nun aylar önce aktardığı kulis öngörüsünü doğrulamış oldu.
Tarikat/cemaat iddiası: Hakyol meselesi
Yargıtay’daki 2023 YSK üyeliği seçimlerinde Hakyolcu grubun Serdar Mutta’yı desteklediği yönünde kamuya yansıyan iddialar var.
Alican Uludağ’ın 2023’teki haberine göre Yargıtay’daki YSK üyeliği seçimlerinin kilitlenmesinde “yüksek mahkemedeki iktidar bloku” içindeki ayrışma etkili olmuş; muhafazakâr kanat içinde Hakyolcu grubun Serdar Mutta’yı, MGV’cilerin ise Talip Bakır’ı desteklediği ileri sürülmüştü
Hakyol neyin nesi?
Hakyol, kamuoyunda genellikle Nakşibendi geleneğinin İskenderpaşa koluyla bağlantılı anılan bir cemaat/vakıf çevresi. Merkezinde, özellikle 1980’ler ve 1990’larda etkili olmuş Mehmed Zahid Kotku–Esad Coşan geleneği var. Bu çevre, Türkiye’de Milli Görüş, ANAP, AKP ve devlet bürokrasisiyle kesişen muhafazakâr kadro ağları kapsamında sık sık tartışma konusu oldu. “Hakyolcu” denildiğinde çoğu zaman düpedüz üyelikten çok, bu cemaat-tarikat çevresine yakın kadrolaşma, dayanışma veya referans şebekesi kast ediliyor.
Kıbrıs diploması
Mutta'yla ilgili ikinci büyük tartışma Yakın Doğu Üniversitesinden aldığı doktora. Resmî yaşamöykülerinde 2021’de Yakın Doğu Üniversitesi’nde kamu hukuku alanında doktora yaptığı yazıyor.
Barış Terkoğlu’nun Aralık 2025'teki haberinde bu doktoranın nasıl alındığı sorgulanıyor: YÖK/ÜAK denklik mevzuatında yurt dışı doktora için, sosyal bilimlerde eğitim alınan ülkede belirli süre ikamet şartı bulunduğu; Mutta’nın ise 1995’ten bu yana kesintisiz süren kamu görevi/yargı kariyeri içinde 2021’de Kıbrıs’ta doktorasını “hangi usulle” tamamladığının soru işaretleri yarattığı vurgulanıyor.
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır da Çarşamba günü Mutta’nın Kıbrıs doktorası ile İmamoğlu’nun Kıbrıs diploması tartışması arasında çifte standart iddiası kurdu; “ya iltimas geçildi ya da [Mutta] aynı anda iki ülkede olabilen bir sihirbaz” dedi.
(AEK)

