UAD'DEN TARİHSEL KARAR
Uluslararası Adalet Divanı: "BM sözleşmesi işçilerin iş bırakma hakkını koruma altına alır"
Birleşmiş Milletler'in (BM) en yüksek yargı organı, perşembe günü açıkladığı grev hakkına dair emsal kararında, çalışma yaşamına ilişkin BM sözleşmesinin işçilerin iş bırakmalarını koruma altına aldığına hükmetti.
Bir BM kuruluşu olan Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), 2023'te Uluslararası Adalet Divanı'ndan (UAD), ILO sözleşmelerinin işçilere grev hakkı tanıyıp tanımadığına dair kurum içinde baş gösteren anlaşmazlıkla ilgili görüş bildirmesini istemişti.
Hukuken bağlayıcı olmamakla birlikte yüksek yargı kuruluşlarının istişari görüşlerinin sahip olduğu önemli ağırlık dolayısıyla UAD'nin grev hakkını çalışma standartları ve uluslararası ticaret anlaşmalarına içkinleştirmesinin çalışma yönetmeliklerinde dünya çapında bir etki yaratması mümkün.
İşçi sendikaları UAD kararını memnuniyetle karşıladı.
"Grev hakkı olmadan örgütlenme hakkı da olmaz"
Dünya çapında 150’yi aşkın ülkede yaklaşık 20 milyon hizmet sektörü emekçisini temsil eden UNI Global Union (UNI Küresel Sendikası) Genel Sekreteri Christy Hoffman, UAD'nin mütalâasının açıklanmasının ardından yaptığı açıklamada şöyle söyledi:
"Her sendikacının katılacağı şekilde söylersek, grev hakkı olmadan örgütlenme hakkı da olmaz! "Bu iki hak, işlevsel ve adil tüm endüstriyel ilişkiler sistemine kopmaz bağlarla bağlıdır. Bu konuyu UAD önünde liyakatle savunan avukatları kutlarım."
UAD mütalâasının önemi
UAD yargıçları 1948 tarihli, 87 Sayılı Örgütlenme Özgürlüğü ve Örgütlenme Hakkının Korunması Sözleşmesi'ni yorumluyordu. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Sözleşmesi kapsamındaki sözleşme BM Çalışmada Temel İlke ve Haklara İlişkin Bildirge'de uluslararası iş hukukunun çekirdeğini oluşturan sekiz sözleşme arasında yer alıyor.
ILO Örgütlenme Özgürlüğü ve Örgütlenme Hakkının Korunması Sözleşmesi'nde "grev" sözcüğü hiç geçmemesine karşın, UAD'nin 14 yargıcı iş bırakma eylemlerinin sözleşmedeki diğer güvenceler kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.
Grev yasaklamaları karşısında işçilerin dayanağı
Mahkeme Başkanı Yuji Iwasawa, Lahey'deki Büyük Adalet Salonu'nda kararı okurken, "Grev hakkının korunması, örgütlenme özgürlüğü kapsamındadır," dedi.
Adı geçen sözleşme 158 ülke tarafından onaylanmış olup; Birleşmiş Milletler, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve çeşitli uluslararası ticaret anlaşmaları da dahil, çeşitli istihdam yönergeleri ve standartlarına içerilmiş durumda.
Amerika Birleşik Devletleri, ILO'nun (Uluslararası Çalışma Örgütü) üyesi olmasına karşın bu sözleşmeyi henüz onaylamadı.
Uluslararası çalışma hukuku uzmanı Paul van der Heijden, UAD'nin bu istişari görüşünün eylemlerine yasal engel getirilen işçilere önemli bir araç sunduğunu söyledi. Heijden, AP'ye verdiği demeçte, bu kararın "konu mahkeme önüne getirildiği durumlarda büyük önem taşıdığını" ifade etti.
Yargıçlar, kimi durumlarda grev hakkının kısıtlanabileceğini özellikle belirtmeye özen gösterdiler. Iwasawa, söz konusu görüşün "bu hakkın kullanımına ilişkin kesin içerik, kapsam veya koşullar hakkında herhangi bir belirleme içermediğini" söyledi.
UAD'nin mütalâaları
Bir dizi BM kuruluşu, hukuki sorulara ilişkin görüş bildirmesi ve istişari görüşler yayımlaması için UAD'ye başvuruda bulunabiliyor. Geçtiğimiz yıl da mahkeme, bir emsal kararla ülkelerin gezegeni iklim değişikliğinden korumak adına gerekli tedbirleri almamaları durumunda uluslararası hukuku ihlal etmiş sayılabilmelerine hükmetmişti.
Lahey'deki mahkeme, ILO başvurusunun görüşüldüğü geçtiğimiz ekimdeki duruşmalar sırasında, kuruluşun kendisi de dahil olmak üzere 18 ülke ve 5 uluslararası kuruluşun görüşlerini dinlemiş; ayrıca çok sayıda ülke de mahkemeye yazılı görüş sunmuştu.
Duruşmalara katılanların büyük çoğunluğu, hâlen Avrupa ülkelerinin pek çoğunun işçilerin korunmasına yönelik olarak tanıdığı grev hakkının evrensel olarak savunulmasından yana tutum aldı.
(AEK)