Romanya Futbol Federasyonu ülkenin en tanınmış teknik direktörü Mircea Lucescu'nun 80 yaşında dünyadan ayrıldığını duyurdu.
Oyuncu, millî takım hocası ve kulüp teknik direktörü olarak yarım yüzyılı bulan kariyeri boyunca Romanya, İtalya, Türkiye, Ukrayna ve Rusya’da futbol kulüplerini ve millî takımları çalıştıran Lucescu, ardında zorlu mücadelelerle elde edilmiş pek çok kupanın yanında farklı futbol kültürlerine rengini veren kalıcı bir oyun tekniği birikimi bıraktı.
Futbol ustasının adı Türkiye’de yalnızca büyük kulüplerde hocalık yapmış bir yabancı teknik direktör olarak değil, kısa sürede iki büyük İstanbul futbol camiasında izlerini bırakmış bir “hoca” olarak yerleşti.
Lucescu Galatasaray'da
Mircea Lucescu Galatasaray’ın başında geçirdiği hocalık döneminde yalnızca 2001-02 sezonunda bir lig şampiyonluğu kazandı. Ancak adını Türkiye futbol tarihine daha derinden kazıyan başarısı 2000'de dünyanın en büyük birkaç futbol takımından biri olan İspanya liginin yıldızı Real Madrid’i yenerek aldığı UEFA Süper Kupası oldu. Lucescu, Fatih Terim sonrasında tökezleyen Galatasaray'da devraldığı ağır mirası ileriye taşımayı bilmiş ve Galatasaray’ı yeniden Avrupa sahnesine çıkarmıştı. Etkisi ve ününün büyüklüğü, kazandığı saygınlık nedeniyle Galatasaray'ın başında pek çok başarı, birkaç lig şampiyonluğu yaşadığı izlenimine karşılık, Lucescu'nun Galatasaray bilançosunda bir Süper Lig şampiyonluğu, bir UEFA Süper Kupası vardı. Hiç Türkiye Kupası kazanaması; buna karşılık Şampiyonlar Ligi’nde ulaşılan düzeyler ve takımın büyük maçlara hazırlanışı Lucescu’nun etkisini kupaların ötesine taşıdı. O, Galatasaray’da duygudan çok plan ve gürültülü laflardan çok sahaya yansıttığı akılla temayüz eden bir teknik direktör olarak tanındı.
Lucescu Beşiktaş'ta
Galatasaray’dan ayrıldıktan sonra Beşiktaş’a geçmesi Lucescu için Türkiye futbolunun hafızasında ayrı bir yer açtı. Romanyalı teknik direktör, 100. Yılında, 2002-03 sezonunda siyah-beyazlı takımı şampiyonluğa taşıdı. Lucescu İstanbul’un iki büyük kulübünde de şampiyonluk yaşayan bir teknik direktör olarak, iki rakip camiada da saygıyla anılan ender futbol insanlarından biri haline geldi.
Lucescu’nun Avrupa’daki en büyük kulüp başarısını Türkiye macerası sonrasında yaşadı. 2009’da Ukrayna liginde Shakhtar Donetsk’in başında iken, Almanya Şampiyonu Werder Bremen’i 2-1 yenerek UEFA Kupası’nı kazandı. Bu başarısıyla, Avrupa kıtasını bir uçtan öbürüne başarıyla kat eden bir kariyer oluşturdu.
Milli Takımların başında
Mircea Lucescu, yalnızca kulüp takımlarını değil, ülkesinin ve Türkiye'nin milli futbol takımlarına da hcalık yaptı.
1981-1986 arasında Romanya Milli Takımı’nı çalıştırdı ve ülkesini Euro 1984’e taşıdı; daha sonra 2017-2019 arasında Türkiye Milli Takımı’nın teknik direktörü oldu. En son 2024’te yeniden Romanya Milli Takımı’nın başına geçti; bu ikinci Romanya dönemi, 26 Mart 2026’da Dünya Kupası play-off’unda eski takımı Türkiye’ye 1-0 yenilmesinin ardından sona erdi.
Lucescu 2004-2016 arasında Shakhtar Donetsk’i çalıştırdıktan sonra Rusya'da Zenit St. Petersburg’un başına geçti (2016-2017), ardından iki yıl Türkiye Milli Takımı’nda çalıştı. Ardından Dinamo Kiev'in başına geçti.
Son zamanları
80 yaşında Lucescu hala aktif bir futbol insanıydı. Romanya Milli Takımı teknik direktörü olarak görev yaparken Mart 2026 sonunda bir antrenman öncesi toplantıda rahatsızlanıp hastaneye kaldırıldı; birkaç gün sonra da görevinden ayrıldı. Romanya Futbol Federasyonu federasyon içinde yeni bir rol üstlenmesinin beklendiğini duyurduktan kısa süre sonra şiddetli kalp ritim bozukluğu nedeniyle Bükreş Üniversite Hastanesi’nde tedavi altına alındı; taburcu edilmesi beklenirken geçirdiği kalp krizi sonrasında vefat etti.
Lucescu, açık sözlü ve cesur bir futbol insanıydı, çalıştırdığı takımlarla bütünleşir ve onlarla birlikte nefes alıp verirdi. Galatasaray'ı çalıştırdığı dönemde takımın yaşadığı ağır stres ve saha dışına taşan rekabet altında futbolcularını savunmak için söylediği Rumen atasözü “köpekler istedi diye atlar ölmez,” onunla özdeşleşerek futbol hafızasında yer etmişti.
(AEK)

