Trump kırmızı kartı iptal ettirdi ama ABD’ye cezayı Belçika kesti: 4-1
ABD ve FIFA başkanlarının torpili yetmedi. ABD’nin 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğu, ev sahipliği avantajına, Trump’ın zorbaca müdahalesine ve Infantino’nun “evet efendimciliği”ne karşın Seattle’da sona erdi.
Belçika, son 16 turunda ABD’yi (TSİ salı sabahı) 4-1 yenerek çeyrek finale yükseldi; ABD, Kanada ve Meksika’nın ardından turnuvaya veda eden üçüncü ev sahibi ülke oldu.
ABD’nin golcü forveti Folarin Balogun’un bu maçta sahada olması, turnuva gündemini ABD’nin elenmesinden daha çok işgal etti ve bundan böyle de edeceği görülüyor.
Trump ve Infantino hakemin yerine geçti
Balogun, Bosna-Hersek maçında gördüğü kırmızı kart nedeniyle kurallara göre cezalı olarak Belçika karşısında takımında yer alamayacaktı. Ancak, ABD Başkanı Donald Trump’ın FIFA Başkanı Gianni Infantino’dan bu kararı gözden geçirmesini istemesinin ardından FIFA, disiplin hukukunda yeri olduğu gerekçesiyle cezayı bir yıllığına askıya aldığını açıklayınca Balogun da, hiçbir şey olmamış gibi takımdaki yerine geri döndü.
ABD’nin bir sonraki rakibi Belçika ve önceki hakem kararlarıyla kırmızı kartla oyun dışı kalan oyuncuların takımlarının tepkilerine, spor hukuku ve spor ahlakına ilişkin kaygılardan hareketle yükselen itirazlar da eklenip işler ayyuka çıkınca, Trump, 6 Temmuz’da Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada Infantino’dan “yalnızca inceleme” istediğini, FIFA’ya ne yapacağını söylemediğini savundu. Gene de, Trump kırmızı kartı “korkunç” bir hakem kararı olarak niteledi ve Balogun takımda olmadıkça maçın ABD aleyhine “hileli” görüneceğini iddia etti.
FIFA ise kırmızı kartı silmediğini, yalnızca otomatik bir maçlık cezanın infazını ertelediğini açıkladı. Infantino, Trump’a dosyanın FIFA’nın bağımsız yargı organlarının önünde olduğunu söylediğini belirtti. FIFA Disiplin Komitesi Başkanı da Disiplin Talimatı’nın 27. maddesine dayanarak cezanın askıya alınabileceğini savundu.
UEFA: “Kırmızı çizgi aşıldı”
Ancak FIFA’nın açıklaması Avrupa futbol kamuoyunu yatıştırmadı. Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), kararı “emsalsiz, anlaşılmaz ve gerekçelendirilemez” olarak niteledi; kuralların kesinliği ve öngörülebilirliği korunmadığında oyunun bütünlüğünün ve turnuvanın inandırıcılığının zedeleneceğini bildirdi.
İsviçre Futbol Federasyonu da kararın, nasıl alınmış olursa olsun, anlaşılmaz olduğunu; özellikle olay anının video kayıtlarından yeniden değerlendirilmesine dayanan VAR incelemesiyle verilmiş bir kırmızı kartın geçersiz kılınmasının bundan böyle hakem kararlarının yetkinliğine ilişkin bir belirsizlik yarattığını söyledi.
FIFA yönetimi tartışmanın ortasına düştü
Futbol dünyasının önde gelen şahsiyetlerinin tepkileri, bu kararla yalnızca ABD-Belçika maçının öncesi ve sonrasını değil, FIFA’nın yönetim tarzının kendisini de tartışmaya açtı.
Bundesliga ve Premier League’de teknik yönetici olarak büyük başarılar kazanmış olan ve halen ABD’de çalışan Almanya’nın futbol efsanelerinden Jürgen Klopp, sergilenen müdahalelere “Bu bizim sporumuz, onların değil” diyerek tepki gösterdi. Trump ve Infantino’nun kendi aralarında böyle bir sonucu ortaya çıkarmış olmalarının bütün sistemi sorgulatacağını söyledi.
İngiltere Milli Takımı'nın Teknik Direktörü Thomas Tuchel de “Bu kararı kim, ne zaman ve hangi gerekçeyle bozdu, sınır nerede başlayıp nerede bitiyor” diye sordu.
Eski FIFA Başkanı Sepp Blatter kırmızı kartların siyasal telefon aramalarıyla değil, kurallar, kanıtlar ve bağımsız organ kararlarıyla değişebileceğini söyledi.
FIFA'nın açmazı: Hakeme sahip çıkıp cezayı askıya almak
Öte yandan, FIFA’nın kırmızı kart cezasına hükmeden hakemi ve kırmızı kart cezasının askıya alınmasını aynı anda savunma gayretleri, yükselen itirazlar karşısında acze düşmesine yol açtı.
FIFA, Balogun’un cezasını askıya alma kararının ardından kırmızı kartı veren Brezilyalı hakem Raphael Claus’a tam destek verdiğini açıkladı. Trump, herhangi bir kanıt göstermeksizin Claus için uluorta “biraz şüpheli” ifadesini kullanmıştı. FIFA ise Claus’u Dünya Kupası’nın seçkin hakem grubu içindeki yüksek profesyonellik ve ahlak sahibi bir hakem olarak tanımladı. Infantino, hakemlere ve oyunun kurallarına saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi.
Bu ikilik, FIFA’yı büyük bir açmazın içine soktu. Hakem doğru ve güvenilir ise ceza hangi nedenle olağanüstü biçimde askıya alınmıştı? Hakem kararı yanlışsa, FIFA bunu neden açık, gerekçeli ve şeffaf bir karar metniyle ortaya koymamıştı.
FIFA’nın kararının “bağımsız disiplin organı” tarafından alındığı açıklaması, kurulun ne zaman, nasıl toplandığı, kurulda kimlerin bulunduğu, kararı hangi dosya üzerinden verdiği, maçı yöneten hakem dörtlüsünün ve VAR hakemlerinin savunmalarının alınıp alınmadığı sorularına yanıt olmaktan uzaktı ve kamuoyundaki derin kuşku ve yaygın iğrenti duygusunu gidermeye yetmedi.
ABD kamuoyundaki fair play görmezliği
ABD cephesinde tepkiler sportif çıkarların belirlediği yanlılık ekseninde şekillendi. Reuters’ın Seattle’dan aktardığına göre, Demokrat eğilimli kentte dahi taraftarlar Trump’ın müdahalesini bir kenara koyup Balogun’un takıma dönmesini sevinç tezahüratıyla karşıladı. Yerel hava “siyasal karşıtlıklar değil, millî takımın arkasında birlik önemli” diye esti. Haberlerde de ABD taraftarlarının büyük bölümünün kırmızı kartın yanlış olduğunu ve Balogun’un yeniden sahaya çıkmasının haklı olduğunu düşündüğü aktarıldı.
ABD spor kamuoyunun önemli bir bölümü fair play refleksi göstermedi. ABD teknik direktörü Mauricio Pochettino, maçtan sonra tartışmanın takımı etkilemediğini iddia etti ve yenilgiyi kötü performansla açıkladı.
ABD kamuoyunda Trump’ın müdahalesinin turnuvanın imajına zarar verdiğini söyleyen yorumlar olsa da, bunlar Balogun’un kırmızı kartının kaldırılmasını “hakkın teslimi” olarak gören ana algıda değişiklik yaratmadı.
Belçika: Yanıt sahada verildi
Belçika ise tartışmayı bir motivasyon kaynağı olarak değerlendirme yoluna gitti. Takım kaptanı Youri Tielemans, Balogun kararını öğrendiklerinde aralarında toplanarak “yanıtı sahada vermek” gerektiğini konuştuklarını aktardı. Dodi Lukébakio, Balogun’un kırmızı kart görmesine rağmen neden oynayabildiğini anlamadıklarını, ancak buna takılıp kalmadan kendi oyunlarına odaklandıklarını söyledi. Nicolas Raskin, kararın adil olmadığını düşündüklerini, ancak sahada bir tür adaletin gerçekleştiğini belirtti. Belçika Milli Takımı’nın resmi hesabı da maçtan sonra Romelu Lukaku’nun dördüncü gol sevincini “Bunu da bozun” mesajıyla paylaştı.
Belçika Teknik Direktörü Rudi Garcia ise maçtan sonra Balogun’un kendisiyle konuşmaya geldiğini, bunun hoşuna gittiğini ve oyuncuya suçun onda olmadığını söylediğini aktardı.
Skor skandalı temizlemiyor
Belçika’nın 4-1’lik galibiyeti, ABD’nin sportif avantaj arayışını boşa çıkardı ama FIFA’nın krizini çözmedi. Balogun sahada olsa da oyuna belirleyici bir katkı yapamadı. Reuters’a göre serbest vuruşla gelen ABD beraberliğinde rol oynadı, ancak maçın genelinde etkisi sınırlı kaldı. Charles De Ketelaere’nin iki golü, Hans Vanaken’in ABD kalecisi Matt Freese’in hatasından yararlanarak attığı gol ve Lukaku’nun uzatmadaki vuruşu, tartışmayı sahada Belçika lehine kapattı.
FIFA, bir kırmızı kart cezasını ABD ve FIFA başkanları arasındaki görüşmelerle askıya aldı; ardından hakeme sahip çıktı; daha sonra da kararın bağımsız disiplin organınca verildiğini belirtti. Ancak ortada şeffaf ve gerekçeli bir kurul kararı yoktu. Dünya futbol kamuoyundan yükselen onurlu sesler skandalı gözler önüne serse de görünürde FIFA’nın hesap vermesini sağlayacak güçte bir uluslararası baskı yoktu. ABD’ye cezayı FIFA değil, Belçika kesti; 4-1.
(AEK)