30 Mart 1972 Kızıldere Katliamı’nın üzerinden 53 yıl geçti. THKP-C ve THKO militanlarınca Deniz Gezmiş’in idamını engellemek için Kızıldere’de düzenlenen eylemde katledilen Cihan Alptekin mezarı başında anıldı.

51. yılında Kızıldere Katliamı

CİHAN ALPTEKİN'İN ANNESİ SORUYOR
"Neden Gençlerimizi Vurdunuz?"
KIZILDERE KATLİAMI'NIN 38. YILI
Cihan Alptekin'in 25 Yılı
Fındıklı Demokrasi Güçleri’nin Rize Ardeşen’deki Yeni Yol (Oce) Mezarlığı’ndaki anma törenine, çevre illerden sosyalistler ve sivil toplum temsilcileri katıldı.
“Haklı oldukları ortaya çıktı”
Anma etkinliğinde ilk olarak konuşan Sol Parti MYK üyesi Alper Taş, “Bu mücadelenin ne kadar kıymetli olduğunu bugün Ortadoğu’daki Amerika ve İsrail politikalarında görüyoruz. O dönem emperyalizme karşı mücadelenin bayraktarlığını yaptılar. Ama o ses o yürek ne kadar önemliymiş ki bugün yaşananlar, onları haklı çıkardı. Antiemperyalizm o günde kalan bir mesele değil de bugün de Trump’ın başa geçmesi ile daha da vahşileşen bir dünyaya gittiğimizi bilelim” dedi.
"Devrimci devrimcinin rakibi değildir, dostudur"
“Yaşadığımız yenilgilerin nedeninin dayanışmayı güçlendirmemek” olduğunu söyleyen Taş, “Yeniden dayanışmayı inşa etmeliyiz. Sosyalistler toplumda dayanışması önerirken kendi içlerinde de dayanışmayı eksik etmemeli. Devrimci devrimcinin rakibi değildir, dostudur. Buna ihtiyacımız var. İçinden geçtiğimiz dönemde bu önemlidir” dedi.
19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu protestoları ile birlikte gençlerin yeniden harekete geçtiğini hatırlatan Taş, “Gençlik bitti denilen noktada gençler hepimizi mahçup etti. Gençler bugün ülkeye ferahlık sundu. Artık onların sayesinde önümüze daha iyi bakabiliyoruz” dedi.
"Gençler Saraçhane'nin tarihini değiştirdi"
Sonrasında konuşan Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu yaptığı konuşmada“Bu ülkenin tam bağımsızlığına karşı mücadele edenler var. Egemen güçler emperyalizme karşı mücadele eden bahar için mücadele edenler var, emperyalistler bunun olmadığını gördü. Gençlerimiz de bu mücadelenin devam ettiğini açıkladı. 10 gün evvel umudun tükendiğini düşündüğümüz anda İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin o polis barikatını tam da anti-emperyalist bir ruhla kendi yaşam alanıma dokundurtmam diyerek yıkıp geçmeleri Saraçhane’’nın tarihini de değiştirdi ülkedeki o umutsuzluğu da yeniden canlandırdı” dedi.
Çervatoğlu konuşmasını şöyle bitirdi:
“İşte Cihan Alptekin’ler Mahir Çayanlar, Deniz Gezmiş’ler tam da bu hiçbir zaman ölmeyecek antivfaşist ve anti emperyalist çizgide cumhuriyeti demokratik cumhuriyeti inşa etmektir halkçılığı unuttuk halkçılığı tekrar inşa etmektir devletçilik kamu diye bir şey kalmamıştır kamu düzenini halkın olanı halka vermek diye bir borcumuz var, laiklik elden gitti artık bütün eğitim kurumlarından çıkarıldığı gibi laik olanlar veya daha özgür yaşamak isteyenler seküler diyerek ötekileştirilmeye çalışılırken laikliği sadece bir türbana hapsetmeye çalışanlara inat laikliğin bir yaşam modeli olduğunu bilerek tekrar bunu inşa etmemiz gerektiğini düşünüyorum.”
"Senin ışığınla büyüdük"
Sonrasında Cihan Alptekin’den ilhamla ismi konulan yeğeni Nurhak Alptekin onun en sevdiği şiiri okudu:
"Haberin var mı taş duvar?
Demir kapı, kör pencere,
Yastığım, ranzam, zincirim,
Uğruna ölümlere gidip geldiğim,
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mi?
Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,
Karanfil kokuyor cıgaram
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin…"
Cihan Alptekin’in bir yakını da şöyle seslendi:
“Seni yaşatmadılar. Ya da sadece yaşamadıklarını sandılar. Halbuki senin ışığınla büyüdük biz. Seni tanımadan gençlik olarak her şeyi değiştirebileceğimizi düşündük, seni tanımadan seni çok sevdik…”
Anma etkinliği, sloganlarla sona erdi.
Kızıldere'de ne oldu?
30 Mart 1972'de Kızıldere, Tokat'ta yaşanan olay, Mahir Çayan ve arkadaşlarının, 26 Mart 1972'de Ünye Radar Üssü'nde çalışan üç NATO teknisyenini (bir Kanadalı ve iki İngiliz) kaçırarak, gizlendikleri Kızıldere köyünde sürdürdükleri direnişi içerir.
Olayın başlangıcı, Çayan ve arkadaşlarının, tutukluyken İstanbul Kartal Askerî Cezaevi'nden kaçtıktan sonra, ölüm cezasına çarptırılan Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edilmemesi için bir bildiri yayımlamaları ve bu bildiriyi kaçırdıkları teknisyenlerin şifreli kasasına bırakmalarıdır.
Kızıldere köyündeki bir evde saklanan grup, 29 Mart'ta, güvenlik güçlerinin kuşatması altına alınır. Mahir Çayan ve arkadaşları, teslim olmayı reddederek çatışmaya girerler. Askerlerin açtığı ateşle Mahir Çayan vurularak ölür.
Ardından, kaçırılan teknisyenler ve Çayan'ın arkadaşları da öldürülür. Çatışma sonrasında, evin içine atılan havan mermileri ve patlamalarla ev büyük bir hasar görür. Ertuğrul Kürkçü, evin samanlık kısmına gizlenerek kurtulmaya çalışır, ancak ertesi gün yakalanır.
Bu olayda toplamda 13 kişi hayatını kaybeder; 10 militan ve 3 NATO görevlisi öldürülür.
KIZILDERE KATLİAMI'NIN 38. YILI
Heyecanlı, Gür Sesli, Tam Bir Eylemci, Cihan Alptekin

KIZILDERE KATLİAMI'NIN 38. YILI
Cihan Alptekin'le Sansaryan Han'da 43 Gün
(EMK)