Tanzanya hükümeti, geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde patlak veren şiddet sırasında en az 518 kişinin öldürüldüğünü belirleyen başkanlık soruşturma komisyonu raporunun açıklanmasının sonrasında "uzlaşma" ve suçluların cezalandırılması vaadinde bulundu.
Emekli yargıç Mohamed Chande tarafından Perşembe günü Cumhurbaşkanı Samia Suluhu Hassan'a sunulan soruşturma bulguları, şiddetin büyük bir kısmından protestocuları sorumlu tutarken ülkedeki ana muhalefet partisi Chadema raporun olanları "örtbas etme"ye yöenlik olduğunu söyledi.
Soruşturma Komisyonu'nun ayrıca, "Tiananmen Meydanı anı" olarak adlandırılan olayı geride bırakmada ancak belirli bir noktaya kadar etkili olacağını öne sürmesi demokratik güçler arasında öfkeye yol açtı.
Chadema'nın dış ilişkiler sorumlusu John Kitoka, Perşembe günü yaptığı açıklamada soruşturmayı "rejimin suçlarını aklamak için tasarlanmış bir örtbas etme eylemi" olarak niteledi.
Hassan, geçtiğimiz ekimdeki seçimlerde oyların yüzde 98'ini almıştı. Ancak Chadema'nın yasaklanması, lideri Tundu Lissu'nun hapse atılması ve seçimden önceki aylarda onlarca muhalif aktivistin zorla kaybedilmesinin ardından elde ettiği zafer anlamsız olarak nitelenmişti.
İnsan hakları grupları ve demokrasi yanlıları, seçim günü patlak veren protestolara karşı güvenlik güçlerinin giriştiği acımasız ve ayrım gözetmeyen baskı sonucunda 1000'i aşkın insanın öldüğünü tahmin ediyor.
Muhalefet, bireysel güvenlik görevlilerinin hesap vermesi sağlansa bile, soruşturmaların, tıpkı bu son soruşturma gibi, cumhurbaşkanı ve emrindeki görevlileri sorumlu tutmayacak şekilde sonuçlanacağını söyledi.
Hassan'ın diplomatik danışmanı ve eski kabinede bakan olan Lazaro Nyalandu olayların "Tanzanya toplumunu derinden sarstığını" söyledi.
Nyalandu, cumhurbaşkanının seçimler sırasında meydana gelen her ölüm ve önceki kaçırma olaylarını araştırmak üzere bir soruşturma kurulu oluşturmayı planladığını belirtti: "Şiddetin failleri, ister güvenlik güçleri içindeki kişiler, ister aktivistler veya politikacılar olsun, hepsi hesap verecek" dedi.
Ayrıca, cumhurbaşkanının bir sonraki seçim döneminden önce anayasal reformu hayata geçirmek amacıyla bir "uzlaşma komisyonu" kuracağını da sözlerine ekledi.
Arka plan
İktidardaki Chama Cha Mapinduzi (CCM) partisi, 1961'de İngiltere'den bağımsızlığını kazandığından beri iktidarda. 1992'den bu yana çok partili siyasete geçildiği söylense de, CCM pratikte iktidardan çok az taviz verdi.
Ancak geçen yıl yapılan seçimlerde siyasi özgürlüklere getirilen kısıtlamalara karşı kamuoyunda oluşan öfkenin kabarması ve bunu bastırmak üzere seferber edilen güvenlik güçlerinin uyguladığı şiddetin bir eşi görülmemişti.
Bu yıkıcı şiddet, Tanzanya'nın uzun sürede geliştirdiği istikrara dayalı itibarına ciddi bir biçimde zedeledi. ABD, İngiltere ve AB ile ilişkiler bozuldu ve bu ülkeler yardımı askıya aldı. Diplomatlar, soruşturmanın kısmen Batıyla ilişkileri onarmak amacıyla tasarlandığını söyledi.
Ancak ana muhalefet lideri Lissu hâlâ hapiste. Chadema'nın katılması ihtimali görülmeyen uzlaşma planlarının başarıya ulaşmasına kimse ihtimal vermiyor.
Binlerce kişinin ifadesini alan ve görgü tanıklıklarına başvuran komisyon, seçimlerde patlak veren şiddeti uzun zamandır süren şikayetlerin, siyasi kışkırtmanın ve siyasi değişimin yavaşlığından duyulan hayal kırıklığının eseri olduğu sonucuna vardı. Ayrıca protestoların planlı olduğu ve polisin yetersiz kaldığını iddia etti.
Demokrasi güçleri bu raporun şiddete ilişkin herhangi bir ceza soruşturmasının artık güvenlik güçlerinin emir komuta zincirine değil, protestoculara odaklanacağı anlamına geldiğinde birleşiyor.
Avukat ve insan hakları savunucusu Tito Magoti, “Böyle bir durumda güç kullanmayı seçenlerin bireysel polisler olduğunu söyleyemezsiniz,” dedi: “Kitlesel katliamlara yol açan bir vur emri vardı."
(AEK)


