SGDF Eş Başkanı Berfin Polat’a ilk duruşmada tahliye
Sosyalistlere yönelik operasyonda 3 Şubat'ta gözaltına alındıktan sonra tutuklanan 86 kişi arasındaki Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) Eş Başkanı Berfin Polat ilk duruşmada tahliye edildi.
Polat bugün ‘örgüt üyeliği’ suçlamasıyla İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı.
Duruşmaya Polat’ın avukatları, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Özgürlük için Hukukçular Derneği(ÖHD), siyasi parti temsilciler ve ailesi katıldı.
Hakkında hazırlanan iddianameye karşı savunma yapan Polat, "Ben sosyalist bir kadınım ve faaliyetini yürüttüğüm SGDF'nin Eş Başkanıyım. Dosyaya konu edilen her şey siyasi faaliyetlerimdir. Bu dosya örgütlenme özgürlüğüne bir saldırıdır. Her tutuklandığımda bana katıldığım, anayasal hakkım olan eylemler suç olarak gösterilmeye çalışılıyor" dedi.
Berfin Polat suçlamalar arasında SGDF'nin "Adil ve Demokratik Barış" eylemi, ESP'nin Ezilenlerin Kürsüsü etkinliği, 25 Kasım eylemleri olduğunu söyledi.
Polat, "Ben bir genç olarak, bir Kürt olarak barışın adil ve demokratik olması gerektiğini anlatıyorum. Dosyada ESP'nin çağrısıyla yapılan Ezilenlerin Kürsüsü etkinliği var. Romanların, Kürtlerin, Türklerin, bir dizi halktan, ulustan, inançtan insanın olduğu, barışa dair düşüncelerini söylediği bir etkinlikti, ben de SGDF'nin Eş Başkanı olarak bu etkinliğe katıldım" diye konuştu.
“Kadın eylemlerine katılmak suç değil sorumluluk”
Şöyle devam etti:
"Şiddeti ve tacizi yaşamımızın her alanında hisseden bir genç kadın olarak her 8 Mart'a ve 25 Kasım'a katılmaya gayret ettim. Uzun süredir tutuklu olduğum için katılamıyorum. 'Rojin'in adaleti sağlansın, şüpheler giderilsin' demek yargılanıyor. 25 Kasım'da orada binlerce kadın yürüdü, ben o binlerce kadından biriyim. Liseden beri bu eylemlere katılırım, kadın cinayetleri, şüpheli kadın ölümleri artık cins kırımı boyutuna varmış durumda. Bu eylemlere katılmayı, bir sorumluluk olarak görüyorum."
Polat, dosyasındaki HTS kayıtlarına ve MASAK raporlarına dair de konuştu. "Konuştuğum kişilerin aralarında milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, gazeteciler, kırtasiyeciler, hatta ailem var. Ablam bana para yollamış, bu gayet doğal bir şey. Bir emlakçıya düzenli olarak gönderdiğim kira parası var. Bu emlakçının da bir dosyası varmış ancak ben bunu bilemem, emlakçıya dosyası olup olmadığını sormam" ifadelerini kullandı.
“2023'ten beri her anım fotoğraflanmış”
Polat dosyadaki fiziki takip tutanaklarına dair her anının fotoğraflanarak dosyaya konduğuna dikkat çekerek, "Evime giderken, evimden çıkarken, arkadaşımla bir kafede otururken, sokakta yürürken fotoğrafım çekilmiş. 2023'ten beri takip edilip fotoğrafım çekiliyor. Yasadışı bir örgüte üye olmakla suçlanıyorum, dosyadaki fotoğraflar bunun tam tersini kanıtlayan fotoğraflar." dedi.
"Suruç anmasının suçlama konusu yapılmasını kabul etmiyorum"
Dosyadaki gizli tanık ve itirafçı beyanlarına yanıt veren Berfin Polat, "Tanık hakkımda SGDF Eş Başkanı olduğumu söylüyor. Hatta bir tanesi 'SGDF Eş Başkanı olduğunu duydum' diyor. Bana sorulduğunda ben de bunu söylüyorum. Tanık, Cebrail Günebakan'ın mezarı başına gittiğimi söylüyor. Evet gittim, Suruç Katliamı bu topraklardaki en kanlı gençlik katliamı. IŞİD tarafından katledilen bir genci anmak tabi ki suç değildir, bunu savunurum. Senelerdir Suruç anmalarına katılırım, kolum da kırıldı, gözaltına da alındım, yine de katılırım. Bunun suçlama konusu yapılmasını kabul etmiyorum" dedi.
Polat, itirafçı Arda Ata Özdoğan'ın beyanlarına dair de "Bu kişiyi ben tanımıyorum. 12 Mart anmasına katıldığımı söylüyor. Binlerce kişi gibi bu eyleme katıldım. Bunun için gizli tanığa gerek yok" ifadelerini kullandı.
“Çevrimiçi toplantılar 'yasadışı' gösterilmeye çalışılmış”
Berfin Polat katıldığı çevrimiçi toplantıların da "yasadışı örgüt toplantısı" gibi gösterilmeye çalışıldığını anlattı. Şöyle devem etti:
"Online toplantı kanalları özellikle pandemi sonrası yaygın olarak kullanılmaya başladı. Bu tip sosyal mecralarda yapılan etkinliklerin her biri, duyurusu yapılan etkinlikler. Bu da benim katıldığım onlarca etkinlikten bir tanesi. Bu mecralarda söyleşiler, paneller, tartışmalar yapıyor. Ben bu ekinliklere katılan kişilerin dosyası var mı bilemem. İbrahim Çiçek, Arzu Demir; bu isimler takip ettiğimi sayısız gazeteci ve yazardan birer tanesi" dedi.
2023’ten beri her yıl tutuklandığını söyleyen Polat, "Bu benim 4. tutukluluğum. Bir genç olarak haklarımı kullandığım için tutuklanıyorum ve hapishanede hak gasplarına uğruyorum" diyerek tahliyesini ve beraatini istedi.
Polat’ın ardından avukatı söz aldı ve müvekkilinin uzun süredir hukuksuz bir şekilde tutsak olduğunu belirterek, beraatını talep etti. Duruşma savcısı ise Polat’ın tutukluluğun devamına karar verilmesini talep etti.
Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti Polat’ın tahliyesine hükmetti. Davada bir sonraki duruşma 3 Eylül'de.
Ne olmuştu?
3 Şubat 2026 Salı sabahı polis 22 kentte Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), Kaktüs Genç Kadın Derneği, DİSK’e bağlı Limter-İş Sendikası, Liseli Öğrenci Birliği (LÖB), Polen Ekoloji, Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı (BEKSAV), Ezilenlerin Hukuk Bürosu (EHB) ve Etkin Haber Ajansı (ETHA) ile çeşitli kurumlara yönelik operasyon düzenledi.
Savcılık bu kurum ve kuruluşların MLKP'nin yapılanması olduğunu iddia etti. Ev baskınlarında 100’den fazla kişi gözaltına alındı. “Örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” iddialarıyla yaklaşık 80 kişi halen tutuklu.
(HA)