Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM), 2026 Yılı İlk Genel Kurul Toplantısının perşembe günkü "Geniş Orta Doğu'da Siyasal Kriz: İnsan haklarını ve tüm azınlık gruplarının haklarını savunma gerekliliiği" başlığı altındaki "Acil Müzakere" oturumunda söz alan DEM Parti milletvekili Dr. Sevilay Çelenk Rojava'da sürmekte olan askeri ve siyasi krizi gündeme getirdi.
Çelenk, konuşma metninde şunları dile getirdi:
Suriye krizi, uzun zamandır ihmal edilmiş bir tehdidin yeniden ortaya çıkışını işaret ediyor. Bu, hepimizin unutmuş gibi göründüğü akıl almaz bir dehşetin geri dönüşüdür.
Hatırlayalım!
Son on yılda, IŞİD sadece Suriye'de değil, Avrupa ve Türkiye genelinde de ölümcül saldırılar gerçekleştirdi: Paris'teki Bataclan katliamı; Nice, Brüksel, Manchester ve Berlin Noel pazarı saldırıları; ve Türkiye'de Suruç, Ankara Tren İstasyonu, Reina gece kulübü, Reyhanlı katliamları ve Gaziantep düğün bombalaması. Bu aşırı vahşet eylemleri insanlıkta derin yara izleri bıraktı. Bu tehditle doğrudan yüzleşen ve IŞİD'i sahada, muazzam insan kayıplarıyla yenilgiye uğratanlarsa, Kürtler ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) oldu.
Bugün, bu gerçek sessizce göz ardı ediliyor. BM'nin tekrarlanan uyarılarına rağmen, IŞİD yeniden güç kazanıyor. Gözaltı kampları dağıtılıyor, militanlar denetimsiz bir şekilde serbest bırakılıyor ve şiddet yeniden artıyor. Kürtler, Hristiyanlar, Aleviler ve Dürziler vahşice öldürülüyor.
Kobanê bir kez daha kuşatma altında. Siviller gıda, su, ilaç ve elektrik sıkıntısı çekiyor. Kadınlar kaçırılıyor ve bir zamanlar soykırım kampanyalarıyla ilişkilendirilen aşırılıkçı söylemler yeniden ortaya çıkıyor.
Değerli meslektaşlarım, bu sadece Suriye veya Kürtlerle ilgili değil. Bu, Avrupa'nın tutarlılık yoluyla uluslararası adaleti koruma taahhüdüne bağlı kalıp kalmadığıyla ilgili.
Önümüzdeki soru artık sadece Avrupa'nın Suriye ve Orta Doğu'da hangi rolü oynamak istediği değil, aynı zamanda bizi siyasi bir topluluk olarak tanımlayan ahlaki sorumluluğu üstlenmeye hala istekli olup olmadığımızdır.
(AEK)

