Sağlamcılığa Karşı Özneler Platformu: Makul olmak makbul değildir
Engelsiz Erişim Derneği bünyesindeki "Düşün Sorgula Üret Kolektifi" tartışmalarıyla temelleri atılan Sağlamcılığa Karşı Özneler Platformu, kuruluşunu ve manifestosunu kamuoyuna duyurdu. Tekil engel gruplarına sıkışan aktivizm anlayışını reddeden platform; sağlamcılığa karşı yatay, kesişimsel ve eylemsel bir mücadele hattı kurduğunu açıkladı.
Farklı yeti çeşitliliğine sahip özneler, hak savunucuları ve sivil toplum oluşumları, hayatın her alanını kuşatan sağlamcı sisteme karşı gür bir ortak ses çıkarmak amacıyla Sağlamcılığa Karşı Özneler Platformu çatısı altında bir araya geldi.
"Makul olmak makbul değildir!" sloganıyla yola çıkan platform, yayımladığı kuruluş manifestosuyla sokaklardan okullara, kurumlardan zihinlere uzanan köklü bir dönüşüm çağrısı yaptı.
Platform, Türkiye’de uzun süredir hâkim olan ve yalnızca temel ihtiyaçlara odaklanan tekil sakat grupları aktivizminin, sakat özneleri izole ettiğini ve sağlamcı klişeleri beslediğini vurguladı. "Normalcilik" kavramının bir toplumsal inşa olduğuna dikkat çekilen açıklamada, engel türü veya teşhislere odaklanan dar kalıpların yerine tüm çeşitliliği kapsayan bir hat benimseneceği ifade edildi.
Eşitlikçi ve eylemsel mücadele vurgusu
Söz ve fikirlerin yanı sıra eylemselliği ve hiyerarşiden uzak yatay örgütlenmeyi benimsediklerini belirten platform, kırıntı niteliğindeki haklar ya da "pozitif ayrımcılık" talepleri yerine tam eşitlikçi ve erişilebilir bir yaşam için mücadele edeceklerini ilan etti.
Manifestoda, nöroçeşitlilik paradigmasından sakatlık ve delilik çalışmalarının birikimine kadar geniş bir teorik ve pratik zemine dayanıldığı kaydedildi.
Sağlamcılığa Karşı Özneler Platformu Manifestosu’nun tam metni
Hayatı eşit, erişilebilir ve bariyersiz kılmak için bir adım daha atıyoruz.
Tıpkı yeti farklılıklarımız gibi hak mücadelemiz de çeşitleniyor.
Türkiye’de uzun süredir hâkim olan, tekil sakat gruplara ve sadece temel ihtiyaçlara odaklanan mücadele tarzı, senelerdir hem bizi izole etti hem de sağlamcı klişeleri daha da kuvvetlendirdi.
Sakat öznelerin seslerini marjinal, güvenilmez, radikal ilan eden ve dünyada engelliler sanki sadece çocuklardan ibaretmiş gibi bir tutum sergileyen kurumlar sağlamcılığa karşı durmayı ve “Makul Olmak Makbul Değildir!” sloganını öğrenmeli.
Bizzat kendisi bir toplumsal inşa olan “normalcilik” ve hayatın çeşitliliğini tanımayarak devamlılığını sürdüren bu sağlamcı sistem, mücadelemizi dar kalıplara sıkıştırıyor.
Kapsayıcılıktan uzak; engel türü veya teşhislere odaklanmış aktivizm geleneğine yanıtımızı tüm çeşitliliğimizle veriyoruz.
Her türlü erişilebilirlik sorununun, ötekileştirmenin, ön yargının temelinde sağlamcılık ve onun neden olduğu değersizleştirici koşullar yatıyor. Buna dur demenin vakti geldi de geçiyor…
Erişilemeyen sokaklara, duyu düşmanı mekanlara, sakat öğrencileri reddeden okullara, kurumlardaki şiddetin her türüne, işyerlerinde ve hayatın her alanındaki zorbalığa, engellileri kendilerinden aşağıda konumlandırarak yok sayanlara karşı ortak ses çıkarmak için bir araya geldik.
Sağlamcılıkla mücadele alanında çalışmalar yapan ve yolu kesişen özneler olarak toplandık. Nihayetinde eyleme geçmeyi arzulayarak platformun kuruluşunu başlattık. İlkesel anlamda ortaklığımız olan özne ve kurumlar ile platformumuzu ve mücadelemizi daha da güçlendireceğiz.
Dünyada faşizmin yükselişi ile güçlenen sağlamcılığa karşı sağlamcılık karşıtı mücadeleyi dönüştürmeyi hedefliyoruz.
Sağlamcılık ve yabancılaştırmanın pençesindeki engelliler ve aileleri ile üstenci olmayan bir tarzda ilişkilenip sorunlarımıza çözüm yolları arayacağız. Sağlamcı bir konumdan bizimle ilişkilenen kurum ve kişilere eleştirilerimizi iletmeye ise devam edeceğiz.
Kırıntı niteliğindeki hakların dahi budandığı, yok edilmeye çalışıldığı bugünlerde “pozitif ayrımcılık” ve “kota uygulaması” gibi kronik sorunları besleyen taleplerle değil, eşitlikçi ve erişilebilir bir hayat için yola çıkıyoruz.
Tüm ötekilerle beraber, birbirimizden öğrendiklerimizle artık daha güçlü bağlar kuracak ve herkes için dünyayı daha yaşanabilir kılmanın mücadelesini vereceğiz.
Söz ve fikirlerimizle yola çıkıyoruz ancak eylemselliği ve yatay örgütlenmeyi benimsiyoruz. Mevcut koşulların içinde henüz gün yüzüne çıkmamış detayları, gerekli bilgileri birbirimize aktarırken yeni mücadele hatları, pratikleri doğsun diye farklı perspektifleri bir araya getiriyoruz. Hiyerarşiye dayalı, bizden performatif bir yaşayış talep eden ve engelliyi sağlamcı bir okumaya tabi tutan bu düzene “Hayır!” diyoruz!
Geçmiş mücadelelerin birikimiyle, sakatlık ve delilik çalışmalarının ürettiklerine dayanarak nöroçeşitlilik paradigması ve bilgisini de kapsayarak tarihe not düşmek için buradayız.
Sağlamcılığın, mikro saldırganlığın, ayrımcılığın olmadığı, normal addedilen beden ve zihinlerin kapitalizmin çarklarına enerji taşımadığı bir dünyanın mümkün olduğunu savunuyoruz. En önemlisi birlikte mücadele etmeden kazanamayacağımızı çok iyi biliyoruz.
Herkesi sağlamcılıkla ve biçimlendirdiği bu adaletsiz koşullar ve konumlarla ilgili kesişimsel bir şekilde dönüşmeye davet ediyoruz.
“Yaşamın her alanında her varoluş için Kapsayıcı Ol!” diyor ve mücadeleye bir kez daha “merhaba” diyoruz.
Katılımcılar: Engelsiz Erişim Derneği, Sakat Cenah, EEEH Dergi, Körüz.biz, Uzman Psikolog Bahar Yavuz, Dr. Cavidan Soykan, Seda Solaklar Sağlamcılığa Karşı Özneler Platformu"
Sağlamcılığa Karşı Özneler Platformu Sosyal Medya Adresleri:
X:
https://twitter.com/kapsayiciol?s=21
Facebook:
https://www.facebook.com/share/19RWpLA2en/?mibextid=wwXIfr
Instagram:
https://www.instagram.com/kapsayiciol?igsh=MXA1ejFzZzJqczkxMg%3D%3D&utm_source=qr
(EMK)