İklim Adaleti Koalisyonu, bugün yayımladığı açıklama ile İsrail ve ABD’nin 28 Şubat’ta İran’a başlattığı saldırıları kınadı.
Açıklamada, bu saldırıların yalnızca bir ülkenin egemenliğini değil, tüm Ortadoğu’yu, insanlığı, doğayı ve canlıların ortak geleceğini tehdit eden bir savaş zincirinin parçası olduğu vurgulandı.
Koalisyon, bu sürecin “kaynak savaşı” olarak tanımlanması gerektiğini belirtti.
Ortadoğu’nun petrol, doğalgaz ve enerji koridorları üzerinden küresel güç rekabetinin merkezi haline geldiği ifade edilen açıklamada, “güvenlik” söylemiyle meşrulaştırılan müdahalelerin gerçekte fosil yakıt düzeni, silah endüstrisi ve jeopolitik tahakkümün güvenliğini sağladığı, bedelini ise halkların ve doğanın ödediği belirtildi.
Savaşın ekolojik ve insani bedeli
Birleşmiş Milletler (BM) ve diğer uluslararası kurumların göreve çağrıldığı ve saldırıların derhal durdurulmasının talep edildiği açıklamada özetle şöyle dendi:
“Modern savaşlar yalnızca cephe hattında değil; toprağın altında, suyun derinliğinde, havanın içinde sürer. Ağır silahlar, füze sistemleri, hava bombardımanları ve askeri tesislerin hedef alınması: Petrol rafinerilerinde ve boru hatlarında büyük yangınlara ve toksik sızıntılara yol açar. Yeraltı sularını kirletir, tarım alanlarını zehirler, gıda güvenliğini tehdit eder. Kimyasal ve nükleer riskleri büyüterek kuşaklar boyu sürecek sağlık krizlerine zemin hazırlar. Atmosfere salınan yoğun karbon ve zehirli gazlarla iklim krizini hızlandırır. Yarattığı ekolojik yıkımla savaş coğrafyasında ve ötesinde yaşayan tüm canlıların yaşam hakkını canice ihlal eder.
“Militarizm, iklim krizinin görünmeyen ama en güçlü hızlandırıcılarından biridir. Ortadoğu, zaten su kıtlığı, çölleşme ve aşırı sıcaklık artışıyla mücadele eden kırılgan bir coğrafyadır. Bu coğrafyada yürütülecek her geniş çaplı askeri operasyon; yalnızca bugünü değil, geleceği de yakacaktır.
“Savaş, göçü büyütür. Savaş insanlığa karşı işlenen suçtur. Savaş, yoksulluğu derinleştirir. Savaş, otoriterliği besler. Savaş, ekolojik yıkımı kalıcılaştırır. Savaş militarizm, ırkçılık ve şovenizmi besler. İhtiyacımız olan daha fazla silah değil; daha fazla yaşam, adalet ve dayanışmadır. Ortadoğu bir savaş sahası değil, halkların ortak evidir. Bu evi yakmanıza izin vermeyeceğiz.” (TY)

