Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Merkez Bankası verilerine göre, 2014'te 43 milyar dolar olan toplam sağlık harcaması, 2024’te 67,4 milyar dolara çıktı. Kişi başı sağlık harcaması ise TL bazında 1.228 TL’den 27 bin 587 TL'ye yükselse de enflasyon karşısında (10 yıllık dönemde toplam enflasyon yüzde 1450’yi buldu) kayda değer bir reel artış sağlayamadı.
Aynı dönemde ortalama sağlıklı yaşam süresi (kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan geçirdiği yaşam süresi) ise 57,8 yıldan 57,6 yıla düştü. Sağlıklı yaşam süresi erkeklerde ortalama 59,2 yıldan 58,9 yıla, kadınlarda ise 56,4 yıldan 56,3 yıla geriledi.
Türkiye'de ortalama yaşam süresi TÜİK'in 2022-2024 verilerine göre 78,1 yıl. Cinsiyetlere göre bakıldığında erkekler için 75,5, kadınlar için 80,7.
Sağlıklı yaşam süresinde gerilemenin en fazla görüldüğü yaş aralığı, 0,6'lık kayıp ile 80-84. Erkeklerde en fazla kayıp 0.6 yıl ile 50-54 ve 0,5 yıllık kayıpla 45-49 ile 55-59 yaş gruplarında gerçekleşti. Kadınların sağlıklı yaşamdan en fazla feragat ettikleri yaşlar ise 0,6 yıl ile 75-79, 0,5 yıl kayıpla 65-69 ve 80-84. oldu.
Türkiye son sıralarda
Türkiye’de sağlıklı yaşam süresinde görülen gerileme, başka ülkelerle karşılaştırınca daha da belirgin hale geliyor. 2015'te, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında, erkeklerde dokuz ülkeyi geride bırakarak 18’inci sırada kendine yer bulan Türkiye, 2023'e gelindiğinde 23’üncü sıraya kadar indi. Kadınlarda ise 22’nci sıradan 24’üncü sıraya düştü.
Vatandaşlarının sağlıklı yaşam süresini en fazla artıran AB ülkesi; erkeklerde 5.9, kadınlarda da 6.9 yıllık ilave ile İtalya oldu. Bulgaristan erkeklerde 4,8 yıl, kadınlarda 6 yıl, Hırvatistan erkeklerde 5,1 yıl, kadınlarda 5,6 yıl yurttaşlarının sağlıklı yaşam süresine eklemeyi başardı.
Hastane yerine temiz hava, güvenli gıda
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyesi ve Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Murat Erkan, sağlık yatırımlarındaki niceliksel artışın sağlıklı yaşam süresine yansımamasına ilişkin, sorunun yalnızca bugünkü sağlık yatırımı çözülemeyeceğini söyledi.
Sağlık harcamalarının önemli kısmının ikinci ve üçüncü basamak hizmetlere, yani hastanelere ve ileri teknolojiye yöneldiğini anlatan Erkan, sağlıklı yaşam süresini belirleyen asıl faktörlerin birinci basamak hizmetlerde, yani koruyucu hekimlik, erken tanı ve risk taramaları, yaşam tarzı müdahalelerinde saklı olduğunu vurguladı.
Erkan, “Sağlıklı yaşam süresi; hastane sayısından çok, temiz hava, güvenli gıda, güvenceli iş, nitelikli eğitim ve sosyal adaletle ilişkilidir” dedi.
Sağlıklı yaşam süresi neden kısaldı?
Dr. Erkan, hipertansiyon, diyabet ve kardiyovasküler hastalıklar gibi kronik hastalıkların son 10 yılda artış gösterdiğine ve daha erken yaşlarda ortaya çıktığına işaret etti. Bu tür kronik hastalık yükündeki artışın en önemli nedenlerinden biri obezite. Sağlıklı geçirilen yılların azalmasına neden olabilecek diğer nedenler ise şöyle:
Hareketsiz yaşam ve beslenme alışkanlıkları: Ultra işlenmiş gıda tüketimi, yüksek şeker ve tuz içeriği, fiziksel aktivite yetersizliği
Ruh sağlığı sorunları: Ekonomik belirsizlik, işsizlik, gelecek kaygısı ve toplumsal stres depresyon ve anksiyete bozukluklarında artışa neden oluyor.
Çevresel faktörler: Hava kirliliği, iklim krizi, plansız kentleşme ve çevresel zararlılara maruziyetler kronik hastalık riskini artırıyor.
Sosyoekonomik eşitsizlikler: Gelir dağılımındaki bozulma, yoksulluk ve eğitim düzeyindeki farklılıklar sağlıklı yaşam süresini doğrudan etkileyen sosyal belirleyiciler.
Sağlık sisteminin tedavi ağırlıklı olması: Sağlık yatırımları büyük ölçüde ikinci ve üçüncü basamak hizmetlere (hastanelere) yönelmiş durumda. Koruyucu sağlık hizmetleri ve birinci basamak istenen seviyeye gelemedi. Hastalık oluştuktan sonra tedavi etmek, sağlıklı yaşam süresini uzatmak açısından sınırlı etki yaratıyor.
(HA)

