KUZEY İRLANDA'DA IRKÇI SALDIRILARA KARŞI EYLEM
"Nefret sokaklarımızdaki tek tehdittir”
Kuzey İrlanda’nın başkenti Belfast, 13 Haziran Cumartesi günü tarihinin en büyük ırkçılık karşıtı yürüyüşüne ev sahipliği yaptı.
Önceki hafta göçmen ve mültecilere karşı yapılan pogrom girişiminin ardından Irkçılığa Karşı Birlik hareketi "Nefrete karşı hep beraber" yürüyüşü düzenledi.
Belfast Belediye Binası önünde toplanan kalabalık, "Mülteciler burada hoş karşılanır" ve "Belfast ırkçılığa karşı" sloganlarıyla saldırılara karşı ses yükseltti. Katılımcılar "Nefret sokaklarımıza tek tehdittir" yazılı pankart açtı.
Organizatörler yürüyüşü, Belfast’ın bugüne kadarki en büyük ırkçılık karşıtı gösterisi olarak nitelendirdi ve katılımın 20 bine ulaştığını açıkladı. Bağımsız haber kaynakları ise katılımı “binlerce kişi” olarak aktardı.
Belfast'ta neler yaşandı?
Stephen Ogilvie isimli bir radyoloji teknisyeni, 8 Haziran Pazartesi gecesi Sudanlı Hadi Alodid'in bıçaklı saldırısına uğradı. Yaralanan Ogilvie hastaneye kaldırıldı. 17 Haziran'da ise yapay komadan çıkartıldı. Sağlık durumu iyiye giderken ailesi Ogilvie'nin görme kaybı yaşama ihtimali bulunuğunu açıkladı.
Saldırı anına ait görüntülerin aynı gün sosyal medyada hızla yayılması, ırkçı saldırıların ve pogrom girişiminin kıvılcımı haline geldi.
Alodid olay sonrası cinayete teşebbüs ve bıçak bulundurma suçlamalarıyla mahkemeye çıkartıldı, tutuklu yargılanmasına karar verilerek cezaevine gönderildi. Dava 8 Temmuz’da görülmeye başlanacak.
Sağduyu çağrılarına rağmen 9 Haziran Salı gecesi Belfast’ta göçmenlere yönelik saldırılar başladı. Göçmenlerin yaşadığı düşünülen evler, araçlar ve etnik azınlıklara ait işletmeler hedef alındı. Maskeli gruplar bazı mahallelerde evleri ateşe verdi, araçları yaktı ve polise taş, şişe ve yanıcı maddelerle saldırdı.
Olaylar sırasında polis 23 kişiyi gözaltına aldı. Olaylarda da 12 polis yaralandı. 27 kişi evsiz kaldı. Belfast itfaiyesi o gece 62 ayrı olaya müdahale etti. Yerel dayanışma ağları, gönüllü gruplar ve göçmen örgütleri, yerinden edilen ailelerin güvenli bölgelere taşınması ve barınma ihtiyaçlarının karşılanması için çalışıyor.
Ogilvie'nin ailesi ise sorumluluk alarak ırkçı saldırıları kınadı ve şu ifadeleri kullandı:
"Ülkemize, sağlık sistemimiz ve hizmet sektörümüz de dahil olmak üzere, son derece değerli katkılar sağlayan birçok göçmen var ve ülkemizin işleyişi için onlara bağlıyız. Bu korkunç trajedinin insanları bölmek veya düşmanlığı körüklemek için kullanılmasını istemiyoruz."
"Irkçı pogromların meşru bir tarafı yoktur"
Yürüyüşte konuşan Irkçılığa Karşı Birlik Belfast Başkanı Ivanka Antova, geçen hafta yaşananları şu sözlerle özetledi:
“Saldırılar sırasında aileler ve çocukları evlerinden korku içinde kaçmak zorunda kaldı. Tüm dünya Belfast’ı dehşet içinde izledi. Irkçı pogromların meşru bir tarafı yoktur ve ırkçılığın şehrimizde yeri yoktur.”
Antova, konuşmasında 8 Haziran’da Kuzey Belfast’ta bıçaklı saldırıya uğrayan Stephen Ogilvie ve ailesiyle dayanışma mesajı da verdi. Ogilvie’nin ailesi, saldırının ardından yayılan ırkçı şiddeti kınamış ve yaşananların “insanları bölmek veya düşmanlığı körüklemek” için kullanılmaması gerektiğini açıklamıştı.
Belediye başkanı tehditlere rağmen konuştu
Belfast Belediye Başkanı Róis-Máire Donnelly de hafta içinde aldığı ölüm tehditlerine rağmen mitingde konuştu. Donnelly, Belfast’ın çeşitlilikle güçlenen bir şehir olduğunu söyledi.
“Benim tanıdığım Belfast dirençli, şefkatli ve misafirperver bir şehirdir” diyen Donnelly, saldırıların kentin çoğunluğunu temsil etmediğini kaydetti. "Tanıdığım Belfast, dirençli, şefkatli ve misafirperver bir şehirdir." dedi.
"Ağlayabilirdim… Ama şimdi sevinçten ağlıyorum"
Ana muhalefet partisi Sosyal Demokrat ve İşçi Partisi (SDLP) lideri Matthew O’Toole de kalabalığa hitaben duygusal bir konuşma yaptı:
“Bu hafta başında sokaklarımızdaki nefretten ötürü öfke, korku ve hayal kırıklığıyla ağlayabilirdim. Ama şimdi bu ırkçılık karşıtı dayanışma gösterisinde sevinçten ağlayabilirim.”
O’Toole, kalabalığa ırkçılığa karşı “Asla, asla, asla" sloganları attırdı.
Sendika lideri Carmel Gates, şiddeti yoksulluk ve sosyal eşitsizlikle ilişkilendirirken aşırı sağ grupları da kınadı:
“Bu toplumda bölünmelerden yeterince çektik ve ırkçılığa daha fazla tahammül etmeyeceğiz.”
"Devlet başarısız oldu, halk dayanıştı"
Siyasetçi Gerry Carroll da eylemdeki konuşmasında saldırılar sırasında halkın ırkçı saldırıların mağdurlarıyla gösterdiği dayanışmaya vurgu yaptı:
“Tahliyeler, yerinden edilmeler ve terörün ortasında devlet devreye girmedi. Boşluğu dolduranlar, Belfast'ın sıradan insanlarıydı: Komşular, işçiler ve halk grupları. Kısa sürede örgütlenerek saldırıya uğrayan aileleri yalnız bırakmayarak onların güvenliğini sağladılar ve barınma ihtiyaçlarını karşıladılar.
Bu bize şehrimiz hakkında güçlü bir şey söylüyor. Buradaki insanların büyük çoğunluğunun ırkçı şiddetle ve bölünmeyle işi yoktur. Şimdi bunu birlikte sokaklarda gösterme zamanı.”
Dayanışma ve yardım kampanyaları
Öte yandan yürüyüşte, saldırılardan etkilenen ailelere yardım eden gönüllüler defalarca alkışlandı. Anaka Women’s Collective tarafından düzenlenen bağış kampanyasının 200 bin paundu aştığı açıklandı.
(HA)