Bugün Kıbrıs gazetesi KKTC'de Rauf Denktaş Üniversitesi'nde sahte diploma verilmesi ile ilgili olduğunu öne sürdüğü belgeler yayınladı. Üniversite resmi kayıtlara göre halen Rauf Denktaş ve Güler Denktaş Dedezade’ye ait görünüyor. Ancak üniversite Türkiye merkezli Çakmakçı Grup tarafından devir alınmış.
Çakmakçı Grup Türkiye merkezli ve yoğun olarak altın, mücevherat, dijital para, kripto para ve fintek gibi sektörlerde faaliyet gösteriyor. Türkiye ayağında Kapalıçarşı kökenli Hakan Mücevherat bağlantısı dikkat çekiyor. Şirketin internet sitesinde yer alan bilgilere göre bir de eğitim alanında yatırımı var. Eğitim alanında ise Rauf Denktaş Üniversitesi şirket bünyesinde görünüyor.
Bugün Kıbrıs gazetesinde yer alan habere göre üniversiteye aynı aracı üzerinden yüksek hacimli bir öğrenci trafiği belgelendi. Gazetenin elde ettiği belgelere göre, bazı öğrencilerin lisans eğitimini tamamlamadan yüksek lisans programlarına alındığı, bazı pasaport numaralarının değiştirilmiş olabileceği görülüyor.

Ayşemden Akın'ın haberine göre incelenen başvuru dosyaları, kabul belgeleri, ödeme kayıtları ve kimlik evrakları, Rauf Denktaş Üniversitesi üzerinden yürüyen geniş çaplı bir sahtecilik ve usulsüz öğrenci kaydı düzenine işaret ediyor. Dosyada değiştirilmiş pasaport numaraları, sahte ya da üzerinde oynanmış diplomalar, çelişkili transkriptler, koşullu kabul belgeleri, ödeme tabloları ve üniversite tarafından üretilmiş resmi kabul yazıları yer alıyor.
Üniversite resmi kayıtlara göre, 20 Mayıs 2025 tarihinde, Çakmakçı’nın şirket direktörü olarak atanması için Eğitim Bakanlığı’na başvuru yapıldı. Buna rağmen bu atamanın henüz onaylanmadığı anlaşılıyor. Şirket kayıtlarında direktör hala Rauf Denktaş ismi yer alıyor.
Dosyalarda aktif öğrenci sayısı ile kayıtlı görünen öğrenci sayısı arasında ciddi fark bulunduğu, eğitim geçmişi belirsiz yüksek lisans başvurularının yer aldığı, eksik ya da fotokopi belgelerle işlemler yürütüldüğü ve standart ücret dışında özel fiyatlandırmalar yapıldığı görülüyor. Ortaya çıkan tablo, üniversite kaydının bazı durumlarda eğitimden çok ikamet statüsü üretme aracı olarak kullanıldığı yönündeki şüpheyi güçlendiriyor.
Diploma ve transkript örnekleri incelendiğinde dikkat çekici benzerlikler ortaya çıkıyor. Bazı belgelerde aynı üniversite şablonlarının tekrarlandığı, belge numaralarının sistematik biçimde değiştirildiği, mezuniyet tarihi ile öğrencinin yaşı arasında açık çelişkiler bulunduğu ve diploma ile transkript verilerinin birbiriyle uyuşmadığı görülüyor.
İngilizce metinlerdeki ciddi dil ve terminoloji hataları da belgelerin güvenilirliğini zayıflatıyor. Bu bulgular, sahte diploma üretiminin tekil vakalardan ziyade şablon üzerinden çoğaltılan bir sistem olabileceğini gösteriyor.
Bazı öğrencilerin, daha önce başka bir üniversitede yarım kalmış lisans geçmişine rağmen yeni diploma setleriyle yüksek lisans programlarına kaydedildiği görülüyor.
Başvuru belgeleri ile eğitim geçmişi karşılaştırıldığında, lisans tamamlanmamış olmasına rağmen mezuniyet gösterildiği ve farklı üniversite isimleri üzerinden yeni bir akademik geçmiş üretildiği anlaşılıyor. Bu yöntem, öğrencinin geçmişini fiilen sıfırlayarak yeni bir statü yaratıyor.
Dosyadaki pasaport örneklerinde dikkat çeken uyumsuzluklar bulunuyor. Bazı dosyalarda aynı kişiye ait farklı pasaport numaraları yer alırken, bazı belgelerde numara alanlarında oynama izlenimi doğuran farklılıklar görülüyor.
Dosyalarda bazı başvuruların geçerlilik süresi yetersiz pasaportlarla yapıldığı görülüyor. Yasal olarak en az altı ay geçerli olması gereken pasaport şartına rağmen işlemlerin sürdüğü anlaşılıyor. Bu durum, temel kimlik doğrulama kurallarının dahi bazı dosyalarda fiilen esnetildiğini gösteriyor.
Belgeler, öğrenci akışının büyük ölçüde aracılar üzerinden yürütüldüğünü gösteriyor. En dikkat çeken isimlerden biri Agustin (Ikechukuwu Augustine Onyeausi) olarak geçen aracı. Bu kişinin özellikle Nijerya ve Batı Afrika hattından çok sayıda öğrenciyi yönlendirdiği görülüyor. Aynı aracı üzerinden açılmış onlarca başvuru ve yüksek hacimli ödeme akışı dikkat çekiyor.
Diğer hatlarda Abror Avazbekov ismi Türkmenistan bağlantısında öne çıkarken, Abdülkerim Oğuz adı Türkiye, Azerbaycan, Tacikistan ve Türkmenistan hattında çeşitli öğrenci ve personel bağlantılarıyla birlikte anılıyor. Belgeler, başvuruların Nijerya, Suriye, Türkmenistan, Azerbaycan ve Tacikistan hattında yoğunlaştığını gösteriyor.
Habere göre, dosya yalnızca Rauf Denktaş Üniversitesi’ni değil, YÖDAK’ı, muhaceret sistemini, polis kontrol mekanizmalarını, noter ve tercüme zincirini ve aracı ağlarını birlikte sorgulatıyor.
Ayşemden Akın, üniversite yetkililerinin "kesinlikle çok detaylı ve titizlikle bu işlere bakıldığını, böyle bir şeyin mümkün olmadığını" söylediği Barış Çakmakçı'nın ise yapılan arama ve mesajlara yanıt vermediği bilgisini paylaştı.
(Mİ)

