Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ve CHP yönetimini hedef aldı
CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar ve gözaltılara ilişkin Özgür Özel ve partinin mevcut yönetimini hedef alan bir video yayımladı.
Video kamuoyunda 'mutlak butlan' davası olarak bilinen ve CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38. Olağan Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan davanın istinaf incelemesi devam ederken geldi.
Kılıçdaroğlu, siyasette ahlak ve temiz siyaset çağrısı yaptı. Şunları söyledi:
Bu güzel ülkenin vicdan sahibi, yurtsever ve asil yurttaşlarına… pic.twitter.com/LNuLp2AVHU
— Kemal Kılıçdaroğlu (@kilicdarogluk) May 20, 2026
“Değerli dostlarım, cesur yol ve dava arkadaşlarım ve bu güzel ülkenin vicdan sahibi asil yurttaşlarım. Bir milletin geleceği siyasetin aklıyla, vicdanıyla ve ahlakıyla şekillenir. Milletin helal sofraları temiz siyasetle bereketlenir. Çünkü kirlenen siyaset önce vicdanı çürütür, sonra ahlakı yok eder ve en sonunda da gözünü milletin ekmeğine diker. İşte bu yüzden siyaseti temiz tutmak ve milletin sofrasına bereketi taşımak bu ülkede siyaset yapan herkesin namus borcudur.
Ve dostlarım, bu ağır sorumluluk herkesten önce ve herkesten daha fazla Cumhuriyet Halk Partililerin görevidir. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi koca bir çınardır. Cumhuriyet Halk Partisi bu milletin yokluk içinden ayağa kalkma iradesidir. Darbeler görmüştür. Boyun eğmemiştir. Kapatılmıştır. Teslim olmamıştır. Baskılar yaşamıştır. Ama asla diz çökmemiştir. Teslim alınamamıştır.
Dostlarım, Cumhuriyet Halk Partisi kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olan ve milletimizin istiklal iradesinin üzerinde tecelli ettiği bir ruhtur. Ruhaniyete ihanet olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi bize bırakılmış bir miras değildir. Partimiz bizlere kutsal bir emanettir. Emanet kirletilemez. Emanete kara çalınamaz. Kardeşlerim hele ki bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz. Gerektiğinde arınmasını da bilir. İç muhasebesini yapmasını da. Ama yolundan asla dönmez. Çünkü bu yürüyüş bir iktidar yürüyüşüdür. Çünkü bu yürüyüş halkın umudunu yeniden ayağa kaldırma yürüyüşüdür.
Benden susmamı veya başka şeyler söylememi bekleyenler var. Beni iyi dinleyin. Kemal Kılıçdaroğlu, milletin ve partisinin çıkarlarını kendi ikbali için müzakere etmez. Bin kere toprak olur da bin kere çiçek açar namuslu dürüst evlatlarının elinde ama eğilip bükülmez. İftiralarınız da tehditleriniz de vız gelir. Ben doğruyu söylerim. Ben hakikatin yanında dururum. Bakınız 70 yılı aşkın ömrünü bu halkın adalet kavgasını adamış boğazından tek bir haram lokma geçmemiş ve evlatlarına bırakacağı tek mirası verdiği ahlak kavgası olan Bay Kemal’den hiç kimse başka bir şey söylemesini asla beklemesin."
Kılıçdaroğlu konuşmasını “Aklımız nefsimize uymasın. Yolumuz dürüstlükten ayrılmasın. Rehberimiz vicdanımız olsun” sözleriyle tamamladı.
Kılıçdaroğlu'nun video mesajını şu ana kadar 19 CHP milletvekili yaplaştı:
Gamze Akkuş İlgezdi, Deniz Demir, Hüseyin Yıldız, Mahir Polat, Rıfat Nalbantoğlu, Semra Dinçer, Sevda Erdan Kılıç, Barış Bektaş, Ali Fazıl Kasap, Mustafa Adıgüzel, Hasan Öztürkmen, Gürsel Erol, Ali Öztunç, Ali Karaoba, İnan Akgün Alp, Kadim Durmaz, Rahmi Aşkın Türeli, Orhan Sarıbal ve Faik Öztrak.
Kılıçdaroğlu’na yakın isimlerden manifesto
Kılıçdaroğlu’nun videosunun ardından, CHP içinde Kılıçdaroğlu’na yakınlığıyla bilinen bazı isimler sosyal medyada “Bütün partililerimize çağrı: Ayağa kalkın ve partiye sahip çıkın” başlıklı 10 maddelik bir metin yayımladı.
Artık ayağa kalkma zamanıdır… pic.twitter.com/aFmwkcccpS
— Dr. Ali Haydar Fırat (@alihaydarfirat) May 20, 2026
Ali Haydar Fırat’ın imzasıyla paylaşılan metinde, CHP yönetiminin “tarihsel ve siyasal sorumluluğunu yerine getiremediği” savunuldu. Manifestoda, partinin “ideolojik hattından, örgütsel dinamiklerinden ve tarihsel misyonundan koparıldığı” iddia edildi.
Metinde, CHP’nin “her türlü operasyona açık hale getirildiği” öne sürülerek, buna karşı “gerekli politik tavrın örgütlenemediği” belirtildi. Ayrıca parti yönetiminin, belediyelere ve partiye ilişkin iddialar karşısında yeterli özeleştiri yapmadığı savunuldu.
Manifestoda şu ifadeler yer aldı:
“En önemli sermayemiz olan temiz siyasete hiçbir dönem bu kadar ağır darbe vurulmamıştır. Bu konuda bir özeleştiri yapılmaması ve iddialara konu olan üst yönetim ve milletvekillerine ilişkin hiçbir tedbirin alınmaması parti vicdanını yaralamakta ve kamuoyunu derin şüphelere sevk etmektedir.”
Metinde, Özgür Özel yönetimi de isim verilmeden eleştirildi. CHP’nin “bir arkadaş grubuyla ve bir belediye başkanı ekibiyle” yönetildiği iddia edilerek, partinin “kurucu misyonuna ve ideolojik hattına dönmesi” gerektiği savunuldu.
Manifestonun son bölümünde, parti içi mücadelenin CHP içinde sürdürülmesi gerektiği belirtilerek, “Gün ayrışma, ayrılma günü değildir; gün partide birleşerek halkçı ve devrimci bir iradeyi ülke sathına yayma günüdür” denildi.
CHP'den ilk yanıt Ali Mahir Başarır'dan: CHP'ye bir darbe kuruluyor, Kemal Bey de bunun farkında
Kemal Kılıçdaroğlu'na ilk yanıt CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır'dan geldi. TBMM'de bir basın toplantısı düzenleyen Başarır, Kılıçdaroğlu'nun videoyu Recep Tayyip Erdoğan konuşulurken yayınladığını bu nedenle henüz tam olarka izleyemediğini belirterek söze başladı. Başarır sonrasında şunları söyledi:
"Cumhuriyet Halk Partisi tertemiz bir partidir. Tertemiz bir parti olduğu için biz kendisiyle kilometrelerce, Ankara’dan İstanbul’a Adalet Yürüyüşü yaptık. Niye? Seçilmiş bir milletvekili tutuklandığı için.
Bugün Sayın Genel Başkan Kılıçdaroğlu da bu koltukta otursaydı; mesela iki dönem, üç dönem üst üste belediye başkanlığımızı yapan, kendi döneminde atanan çok kıymetli Zeydan Karalar tutuklandığında o da bizimle yürürdü. Ya da evinden gidip, Beylikdüzü’nden getirip “İstanbul’u kazanacaksın” dediği Sayın Ekrem İmamoğlu tutuklandığında yine Ankara’dan İstanbul’a beraberce yürürdük.
Biz bu yürüyüşü bir anlamda Türkiye’nin her yerinde yapıyoruz. Büyükçekmece, Kartal, Beşiktaş, Beylikdüzü… Bunların hepsi 2019’da atanmış belediye başkanlarımız. Beraberce atadık, el kaldırdık. Çok kıymetli Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’yla kaldırdık.
Kılıçdaroğlu arınmadan bahsederken adaletin arınmasından bahsediyor. Yargının arınmasından bahsediyor. Kendisiyle, bizimle yürüyen yol arkadaşlarımızın haksız, hukuksuz iddianameler ve soruşturmalarla şu anda cezaevinde olduğu bir düzenin arınmasından bahsediyor Sayın Başkanım. Ben öyle algıladım.
Partimize yapılan tehditlerin bu ülkeyi kirlettiğini düşündüğünü görüyorum ben. Mesela butlan konusunda da benzer şeyleri algıladım. AKP’nin sipariş usulü partiye darbe diye bir kararı ahlaksızlıkla tanımladığını görüyorum.
Açıklamasında bunları görüyorum. Mutlak butlan kararıyla, AKP’nin siparişiyle hiçbir arkadaşımızın şerefini, haysiyetini ayaklar altına alarak Cumhuriyet Halk Partisi’nin koltuğuna, Atamızın koltuğuna oturmayacağını söylediğini görüyorum Sayın Genel Başkanımızın.
O yüzden Adalet Yürüyüşü yaptığı Ankara’dan İstanbul’a; arkadaşları için, yol arkadaşları için… Zeydan Bey bizim 2010 yılından beri yol arkadaşımız. Ekrem Bey 2010 yılından beri ilçe başkanımız. Ekrem Bey ilk ilçe başkanlığını çok kıymetli Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu döneminde kazandı, göreve başladı. Onun döneminde ilk ilçesini kazandı. Onun döneminde İstanbul’u iki kez kazandı.
Herhalde arınma derken ona yapılan komploları ve komplocuların yargıdan arınmasını demek istediğini görüyorum. Evet, videoyu dikkatle bir kez daha inceleyeceğim ama ilk notlar bana böyle geldi. Ben ilk notları böyle okudum. Ülke arınmalıdır. Ülke tabii ki arınmalıdır. Herkes servetinin hesabını vermelidir. Hepimiz vermeliyiz.
Ama şu bir gerçek: Cumhuriyet Halk Partisi’ne bir darbe, bir komplo, bir tuzak kuruluyor. Millet bunun farkında, Kemal Bey de bunun farkında. Videoda bunu görüyorum.
Yol arkadaşlarını, atadığı arkadaşları, bizlerle beraber 2019’da omuz omuza mücadele vererek seçtiği arkadaşlarını koruduğunu görüyorum. En azından öyle görmek istiyorum."
(HA)