İspanya: Orman yangını felaketi büyüyor; en az 12 kişi öldü, onlarca kişi kayıp
İspanya’nın güneyinde, Endülüs Özerk Bölgesi’nde günlerdir etkisini sürdüren büyük orman yangınında, son açıklamalara göre en az 12 kişi yaşamını yitirdi; 23 kişiden ise hâlâ haber alınamıyor.
Yüzlerce kişinin tahliye edildiği bölgede arama-kurtarma çalışmaları sürerken, yetkililer can kaybının artmasından kaygılı. Şiddetli rüzgâr ve 40 dereceyi aşan sıcaklık nedeniyle kontrol altına alınamayan yangın, son yıllarda İspanya’nın yaşadığı en büyük felaketlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Yangın nasıl başladı?
Endülüs Acil Durum Kurumu’nun verdiği bilgiye göre yangın Almería ilindeki Los Gallardos-Bédar çevresinde başladı ve saatler içinde geniş bir alana yayıldı. Bölgeye 150’yi aşkın itfaiyeci ve yaklaşık 220 İspanya Askerî Acil Müdahale Birliği personeli sevk edildi. Geceleri, havadan müdahalenin durduğu zamanlarda ekipler yerleşim alanlarını karadan korumaya çalıştı. Günün ilk ışıklarıyla yangın söndürme uçakları ve helikopterler yeniden devreye girdi.
Yangının önüne geçilememesinde aşırı sıcaklık, düşük nem oranı ve kuvvetli rüzgârın belirleyici olduğu belirtiliyor. İlk belirlemelere göre bazı bölgelerde alevler birkaç saat içinde kilometrelerce ilerledi; ormanlık alanlardan yerleşim yerlerine sıçrayan yangın, birçok kaçış yolunu kullanılmaz hale getirdi.
Yangının kaynağı
İlk incelemeler, yangının yüksek gerilim hattında meydana gelen bir arızanın ardından başladığını düşündürüyor. Yetkililer, soruşturma tamamlanmadan yangının çıkış nedeni konusunda kesin bir hüküm verilemeyeceğini açıkladı.
Kaçarken araçlarının içinde yangına yakalandılar
Hayatını kaybedenlerin önemli bölümünün araçlarıyla bölgeden uzaklaşmaya çalışırken alevlerin arasında kaldığı bildirildi. Bazı araçların tamamen yanmış halde bulunduğu, kimlik tespit çalışmalarının sürdüğü açıklandı. Arama ekipleri, kayıp ihbarı yapılan kişiler için hem karadan hem de insansız hava araçlarıyla tarama yapıyor.
Zarar ve kayıplar büyük
Yaklaşık 800 kişi güvenli bölgelere tahliye edilirken, çok sayıda ev, çiftlik ve tarım arazisi zarar gördü. Elektrik ve haberleşme altyapısında meydana gelen hasar nedeniyle bazı yerleşim yerlerinde kesintiler yaşanıyor. Yerel yönetimler halka zorunlu olmadıkça bölgeye yaklaşmama çağrısı yaptı.
İspanya Başbakanı, felaket bölgesini ziyaret edeceğini açıkladı. Hükümet, Avrupa Birliği Sivil Koruma Mekanizması kapsamında diğer üye ülkelerden ek hava desteği istedi. Avrupa Komisyonu da Copernicus uydu sistemi üzerinden yangının yayılımını izlemeye başladığını duyurdu.
Giderek uzayan ve yıkıcılaşan yangınlar
Uzmanlar, İspanya’nın son yıllarda giderek daha uzun ve yıkıcı yangın sezonları yaşadığına dikkat çekiyor. Bu yılın ilk yarısında on binlerce hektarlık alan kül olurken, ülkenin farklı bölgelerinde çok sayıda büyük yangın kaydedildi. Endülüs’teki son felaket ise can kaybının büyüklüğü nedeniyle bu sezonun en ağır olayı olarak öne çıkıyor.
İspanya Meteoroloji Kurumu (AEMET), önümüzdeki günlerde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam edeceğini, rüzgârın yön değiştirmesi halinde yangının yeni yerleşim alanlarını tehdit edebileceğini açıkladı. Bu nedenle tahliye edilen yerleşim birimlerine dönüşlere henüz izin verilmiyor; söndürme ve arama çalışmaları ise aralıksız sürüyor.
Yalnızca İspanya değil, bütün Akdeniz havzası tehdit altında
Yangının etkileri İspanya sınırlarının ötesinde bütün Akdeniz havzasını ilgilendiren daha geniş bir iklim yıkımı kapsamında değerlendiriliyor. Avrupa Birliği’nin iklim izleme kuruluşları ile hükümetlerarası bilimsel çalışmalar Akdeniz’i küresel iklim değişikliğinden en hızlı etkilenen bölgelerden biri olarak tanımlıyor.
Son yıllarda İspanya, Portekiz, Fransa’nın güneyi, İtalya, Yunanistan ve Kuzey Afrika’nın aynı dönemlerde aşırı sıcak hava dalgaları, uzun süreli kuraklık ve büyük orman yangınlarıyla karşı karşıya kalması da bu değerlendirmeleri destekliyor.
Akdeniz havzası ortalamadan daha hızlı ısınıyor
Bilim insanları, Akdeniz havzasının küresel ortalamadan daha hızlı ısındığına dikkat çekiyor. Artan sıcaklıklar yalnızca yangın mevsimini uzatmıyor; orman örtüsünü daha kuru ve kırılgan hale getirerek küçük kıvılcımların bile kısa sürede büyük yangınlara dönüşmesine zemin hazırlıyor. Düşük nem, kuvvetli rüzgâr ve uzun süren yağışsız dönemler bir araya geldiğinde, yangınlar itfaiye ekiplerinin müdahale kapasitesini aşan bir hızla yayılabiliyor.
İklim kuşaklarında gözlenen değişim, özellikle Güney Avrupa ile Kuzey Afrika arasında yeni bir geçiş bölgesi oluşturuyor. Sahra’dan kuzeye taşınan sıcak hava kütleleri artık daha sık ve daha uzun süre Avrupa üzerinde etkili oluyor. Buna karşılık kış yağışlarının azalması ve toprak neminin düşmesi, yaz aylarında hem tarımsal kuraklığı hem de orman yangını riskini artırıyor. Bilimsel araştırmalar, Akdeniz kıyılarında aşırı sıcak günlerin sayısının son on yıllarda belirgin biçimde arttığını, yağış rejimlerinin ise giderek daha düzensizleştiğini ortaya koyuyor.
Bu değişim yalnızca doğal yaşamı değil, ekonomik ve toplumsal hayatı da etkiliyor. Turizm, tarım, ormancılık ve su kaynaklarına bağımlı sektörler giderek daha büyük baskı altında kalıyor. Zeytinlikler, üzüm bağları ve narenciye üretim alanları artan sıcaklık ve su kıtlığı nedeniyle verim kaybı riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Sigorta şirketleri ise Akdeniz ülkelerinde yangın ve aşırı hava olaylarından kaynaklanan zararların her yıl büyüdüğüne dikkat çekiyor.
Yangın söndürme kapasitesini artırmak yetmez; felaketlerle yaşamaya hazırlanmak gerekiyor
İspanya’daki son felaket, Avrupa’nın iklim uyum politikalarına ilişkin tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, yalnızca yangın söndürme kapasitesini artırmanın yeterli olmadığını; orman yönetiminden kent planlamasına, erken uyarı sistemlerinden elektrik iletim hatlarının bakımına kadar geniş bir alanda yeni önlemler alınması gerektiğini vurguluyor. Yangınların daha sık ve daha yıkıcı hale geldiği bir iklimde, afetlere hazırlığın en az sera gazı emisyonlarını azaltmak kadar önemli olduğu belirtiliyor.
(AEK)