Hindistan’da “Hamam Böceği Halk Partisi” isyanı: Gençler neden sokakta?
Hindistan’da gençlere yönelik “hamam böcekleri” benzetmesine tepki olarak doğan çevrimiçi bir topluluk, birkaç ay içinde milyonlara ulaşan kitlesel bir harekete dönüştü.
“Hamam Böceği Halk Partisi (CJP)” adıyla örgütlenen gençler, tıp fakültelerine giriş sınav sorularının sızdırılması, eğitim sistemindeki liyakat sorunları ve artan gelecek kaygısı nedeniyle 20 Temmuz’da Yeni Delhi’de sokağa çıktı.
Parlamentoya yürümek isteyen göstericilere polisin müdahalesiyle protestolar çatışmaya dönüşürken, 70 kişi gözaltına alındı, 118 polis yaralandı.
Çevrimiçi bir topluluktan gençlik hareketine
Birkaç ay önce çevrimiçi bir hareket olarak başlayan CJP, Hindistan'daki en aktif gençlik hareketlerinden birisi haline geldi.
Hindistan Yüksek Mahkemesi başkanı Surya Kant'ın verdiği bir demeçte işsiz gençleri ve aktivistleri "toplumun parazitleri" ve "hamam böcekleri" olarak adlandırması büyük tepki topladı.
Adını da buradan alan hareket, tepkinin büyümesiyle kısa bir sürede sosyal medya hesaplarında 22 milyon takipçiye ve 350 bin katılımcıya ulaştı. Partiye üyelik sürecinde ise kast, din ve cinsiyetin hiçbir öneminin olmadığı belirtiliyor.
Sınav sorularının sızdırılması da protesto edildi

Mayıs 2026’da, Hindistan’ın tıp fakültelerine giriş sınavı olan NEET-UG sınavında soruların sınavdan önce sızdırıldığına ilişkin iddialar ortaya çıktı. Bunun üzerine sınavı düzenleyen kurum sonuçları iptal etti ve iki milyondan fazla öğrencinin sınavı yeniden girmesini zorunlu kıldı. Karar ülke genelinde geniş çaplı protestolara yol açarken, yerel medya kuruluşları sızıntıların yarattığı yoğun stres ve belirsizlik nedeniyle bazı öğrencilerin intihar ettiğini bildirdi.
20 Temmuz'daki protestolarda CJP, milyonlarca öğrenciyi etkileyen soru sızıntıları ile ilgili hesap verilmesini ve Hindistan Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan'ın istifasını talep etti. Kamu kurumlarındaki liyakat sorunlarını da gündeme taşıyan CJP'nin talepleri arasında kamu kurumlarına giriş sınavlarında şeffaflığın sağlanması da yer alıyor.
Protestocuların bir diğer talebi ise sınav baskısı nedeniyle hayatını kaybettiği öne sürülen öğrencilerin ailelerine tazminat ödenmesi. Göstericiler, bu ailelere kişi başına 1 crore Hindistan rupisi (yaklaşık 104 bin ABD doları) tazminat verilmesini talep ediyor.
CJP ile dayanışma için yapılan açlık grevine polisten müdahale
Protestolar sırasında dikkat çeken isimlerden biri aktivist Sonam Wangchuk oldu. Wangchuk, protestocuların taleplerine destek vermek için 28 Haziran 2026’da Yeni Delhi’de açlık grevine başladı. Eylemin temel amacı, CJP ve talepleri ile dayanışmaydı.
Yaklaşık üç hafta süren açlık grevi boyunca Wangchuk, yalnızca sınırlı sıvı tüketerek eylemini sürdürdü. Açlık grevinin 21. gününde sağlık durumu ciddi şekilde kötüleşti.
18 Temmuz’da Delhi polisi, Wangchuk’u sağlık gerekçeleriyle protesto alanından alarak hastaneye götürdü. Polis, müdahalenin Wangchuk’un yaşamını korumak amacıyla yapıldığını ve tıbbi değerlendirmeler doğrultusunda hareket edildiğini savundu. Ancak Wangchuk’un destekçileri, onun kendi iradesi dışında hastaneye götürüldüğünü belirterek bu müdahaleye tepki gösterdi.
Zorla hastaneye götürülen ve 18 Temmuz'dan beri hastanede olan Wangchuk, 22 Temmuz akşamı hastaneden yayınladığı video ile açlık grevine devam ettiğini belirtti. Wangchuk, açlık grevi sırasında 26 günde 11 kilo kaybetti.
Muhalif milletvekilleri parlamentoyu kapattı, Başbakan Modi açıklama yaptı

Hindistan'da muhalif milletvekilleri, eğitim sistemindeki sınav skandalları ve polis müdahalesine tepki gösteren gençlik hareketi CJP ile dayanışma amacıyla parlamentodaki çalışmaları durdurdu. Kongre Partisi lideri Rahul Gandhi öncülüğündeki muhalefet milletvekilleri, Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan'ın istifasını talep ederek parlamento önünde protesto düzenledi.
Parlamento oturumu sırasında muhalefet, hükümetten öğrenci protestolarına yönelik polis şiddeti ile sınav usulsüzlüğü iddialarını gündeme almasını istedi. Ancak oturum, yaşanan gerginlik nedeniyle ertelendi.
Hindistan Başbakanı Modi ise gerçekleşen protestolar ve parlamentoda yaşanan olaylardan sonra bugün X hesabından açıklama yaptı.
"Hiçbir şey gençlerin geleceğinden önemli değildir. Bu sebeple soru sızıntılarını soruşturmak için özel yetkili mahkemeler kurulmasını kararlaştırdık. Tüm yetkililere bu konu hakkında gerekli işlemlerin başlatılması talimatını verdik. Bu, öğrencilerimizin çıkarlarını koruma yönünde attığımız adımların bir devamı niteliğindedir. Gençlerimizin geleceğini baltalamaya çalışanlar affedilmeyecek."
Konu hakkında ilk ılımlı açıklamayı yapan Modi, protestocuların talep ettiği şekilde Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan'ı görevden almayı reddetmeye devam ediyor.
Gençlik hareketleri Hindistan'ın tarihinde önemli bir yere sahip
Hindistan’da gençlik hareketleri ülkenin siyasi tarihinde önemli bir yere sahip. 1974’te Bihar ve Gujarat’ta başlayan öğrenci protestoları, yolsuzluk ve ekonomik sorunlara karşı geniş çaplı hareketlere dönüştü.
2011’de Anna Hazare’nin yolsuzluk karşıtı kampanyası, 2012’de Nirbhaya olayı sonrası düzenlenen gösteriler ve 2019-2020’de Müslüman olmayan bazı göçmenlere vatandaşlık verilmesini kolaylaştıran Vatandaşlık Değişiklik Yasası (CAA) karşıtı protestolar, gençlerin toplumsal değişimdeki rolünü gösterdi. Son yıllarda ise gençlik hareketlerinin odağı eğitim sistemi, sınav güvenliği ve işsizlik sorunlarına kaydı. 2024’teki NEET-UG sınavı protestoları, CJP gibi yeni nesil hareketlerin ortaya çıkmasının önünü açtı.
Hareketin gelecekte kalıcı bir siyasi etkiye dönüşüp dönüşmeyeceği belirsiz olsa da, gençlerin ülke siyasetindeki artan rolünü gösteren önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
(EY/HA)