Hakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile görüştü
Heyetler arası gerçekleştirilen görüşmelerin ve iki ülke arasında imzalanan mutabakat zaptının ardından ortak basın toplantısı düzenlendi.
Toplantıda ikili ilişkilerin seyri, bölgesel güvenlik mimarisi ve ekonomik entegrasyon adımları kapsamlı şekilde ele alınırken Bakan Fidan, Türkiye ile Suriye arasındaki stratejik iş birliğinin altını çizdi.
Entegrasyon vurgusu
Bakan Fidan, burada yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Suriye'deki olumlu tablo bölgesel sahiplenme anlayışıyla hep beraber hayata geçirdiğimiz müşterek gayretlerimizin bir neticesinde olmuştur. Daha önce de zaman zaman altını çizdiğimiz gibi Türkiye ile Suriye'nin refah ve istikrarını birbirinden ayrı görmemiz mümkün değil. Aramızda sadece 900 küsur kilometrelik bir sınır değil, ortak bir tarih, ortak bir kültür ve ortak bir gelecek var. Şam, Halep ve Hama daha zengin ve daha güvenli olduğunda bizler bunu Gaziantep'te, Mersin'de ve İstanbul'da hemen hissediyoruz. Aynı şekilde Suriye'nin herhangi bir köşesinde vuku bulan istikrarı bozucu faaliyetler Türkiye için de bir tehdit teşkil etmekte. Bu anlayışla terörle mücadele, savunma ve güvenlik alanlarında yürüttüğümüz iş birliğini ve eş güdümü daha da derinleştireceğiz. Suriye'de devam eden entegrasyon sürecinin kesintiye uğramadan nihayete erdirilmesi, ülkemiz açısından önem ve önceliğini korumaktadır. Bütün silahlı unsurların ve sözde yapılanmaların merkezi ve meşru bir ulusal yapı altında bütünleşmesi Suriye'nin birliği ve bölgemizin istikrarı bakımından zaruridir."
4'lü lojistik hattı
Bakan Fidan, sözlerine şöyle devam etti:
"İkili ticaret hacmimizi artırmak gayesiyle gümrük süreçlerinin kolaylaştırılması, sınır kapılarının kapasitesinin artırılması, bankacılık kanallarının işletilmeye başlanması ve ulaştırma altyapılarımızın birbiriyle uyumlu hale getirilmesi şu anda önceliklerimiz arasında; ekiplerimiz bunlarla ilgili çalışıyor. Kamu kurumlarımız ve özel sektörümüz Suriye'nin yeniden imarına, enerji altyapısının geliştirilmesine ve ulaştırma sisteminin rehabilitasyonuna katkı sunmak için de çalışmaktalar. Bölgesel projelerin de bu hususta önemli rol oynayacağını değerlendiriyoruz. Bu kapsamda somut bir örnek vermek gerekirse; Türkiye, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan arasında başlattığımız karayolu ve demiryolu bağlantısallık girişimi de bu açıdan fevkalade önemli. Bu stratejik girişimin en kısa zamanda hayata geçirilmesi için çalışmalara başladık ve liderlerimizin aldığı karar neticesinde de devam edeceğiz."
Demiryolu projesi
Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani, Türkiye ile Suriye arasında ortak meselelerin ve farklı alanlardaki işbirliğinin ele alınacağı Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyinin kurulması sürecinin önemine değindi. Şeybani, ekonomik ve ticari anlaşmaların yeniden hayata geçirilmesi ile iki ülkenin merkez bankaları arasında atılan son adımın, ekonomik ve finansal hareketlilik için önemli bir temel oluşturduğunu ifade etti.
Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan arasında inşa edilecek demir yolu projesine dair de Şeybani, “Bu hat bütün bu ülkeler arasında (Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan) coğrafi, ekonominin yanı sıra köprü görevi görecek ve diplomatik alanda da bizi daha güçlü kılacaktır" dedi.
Şeybani, Suriye'de devlet otoritesinin güçlendirilmesi kapsamında hukuk dışı silahlı yapıların sona erdirilmesine yönelik adımlar atıldığını kaydetti. Bu süreçte Ankara ile ortak ulusal çıkarlar doğrultusunda koordinasyon sağladıklarını aktaran Şeybani, bölge ülkelerine de güvenlik, askeri ve siyasi koordinasyonu güçlendirme çağrısında bulundu.
İsrail saldırıları
Bakan Şeybani, İsrail’in sürekli Suriye’nin güneyine yönelik saldırılar düzenlediğine işaret ederek, bu saldırıları kınadıklarını belirtti.
Şeybani, İsrail'in saldırılarının Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alırken bölgesel istikrarı da tehdit ettiğini belirterek, şunları söyledi:
"1974 Çatışmasızlık Anlaşması'na dönülmesi ve İsrail'in 8 Aralık 2024 öncesindeki hatlara çekilmesi çağrımızı yineliyoruz. Uluslararası toplumu uluslararası hukuku uygulamaya, Suriye ile bölgenin istikrarının korunmasına katkı sağlamaya davet ediyoruz."
Şeybani, ABD/İsrail- İran Savaşı’na ilişkin ise bölgedeki çatışmaların bir an önce durması gerektiğini vurguladı. Bölgedeki gerilimin Suriye’yi de etkilediğini dile getiren Şeybani, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını kınadıklarını ifade etti.
(FY)