Ankara Kadın Platformu’nun 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimine dair yaptığı açıklamayı okuduğu gerekçesiyle hakkında soruşturma açılarak ihraç edilen Türk Tabipler Birliği (TTB) İnsan Hakları Kolu Yürütme Kurulu üyesi Doktor Ayşe Uğurlu'nun yargılandığı dava görüldü.
MA'nın aktardığına göre, "Cumhurbaşkanına hakaret" iddiasıyla Adliyesi 80'nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmasına Ankara Kadın Platformu üyeleri ile TTB, Ankara Tabip Odası (ATO) katıldı.
"Sistem eleştirisi yapılmıştır"
Savunmasında anayasal hakkını kullandığını ifade eedn Ayşe Uğurlu, şunları söyledi: "Bu metinde kadına yönelik şiddet 6284’ün etkin kullanılmaması, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılması, kadınların ötekileştirilmesi eleştirilmekteydi. Bu tümüyle erkek egemen sisteme yönelik bir eleştiriydi. Böyle bir metin içinde hakaret olduğunu iddia etmek metnin içeriğine de yansıttığına da aykırıdır. Bir sistem eleştirisi yapılmıştır."
"Bu işe demokrasi deniyor"
Ardından söz alan Ayşe Uğurlu'nun avukatlarından Ender Büyükçulha, kişisel değer ve kaygılara göre şekillenmediğini hatırlatarak şöyle konuştu:
"Suça konu basın açıklaması metnini bütünlüklü ele aldığımızda son derece yerinde, derinlikle, siyasi tespit ve değerlendirmeler içerdiğini görüyoruz. Müvekkil bir hakaret değil, bu ülkenin bir yurttaşı olarak, bir kadın olarak ve kadın alanında çalışmalar yapan, etkin olan, Ankara Kadın Platformunda yer alan bir insan hakları savunucusudur. Yapılan bu işe demokrasi deniyor. Hukuk anlık duygular, kişisel değerlerimize göre ilerleyen bir şey değil dedik. Yargımız, 'diktatör' ifadesi de dahil olmak üzere, gerek cumhurbaşkanı gerekse de siyasilere yönelik eleştirilerde örnek kararları önümüze koymuştur. Bu ifadenin hakaret içermeyeceğine dair bağlayıcı kararları önümüze koymuştur. Ankara Kadın Platformu, başka eylemlerde de benzer ve aynı ifadeleri kullanmıştır. Bu davalardan da beraat alınmıştır. Mahkemenin kararı beraat olursa bileceğiz ki hukukun ilkelerenin hala dikkate alınıyor."
Avukat Şevin Kaya ise, "Ayşe Uğurlu aktif bir hekimdir. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmiş olsa da TTB, kendisine bağlı olanların bu sözleşmeye ilkesel olarak uygun hareket etmesini zorunlu kılar. Yaptığı açıklamalar, demokratik toplumun gerekliliğidir. Yöneticilerin kendilerine yapılan eleştirilere açık olması gerektiği yargıtay ve örnek kararlarda belirtilmiştir. Cumhurbaşkanı da bundan muaf değildir. Bu kararlar olmasına rağmen ceza makamının, bunu ceza olarak değerlendirmesini hukuka uygun bulmuyoruz" dedi.
Mahkeme, suç unsurunun oluşmadığı gerekçesiyle Ayşe Uğurlu hakkında beraat kararı verdi.
"İşe iade edilmeli"
TTB Merkez Konsey Üyesi Ali Karakoç ise demokratik bir toplum için mücadele etmeye devam edeceklerini vurgulayarak, "Ayşe Uğurlu'nun bugüne kadar hemen hekim olarak hem insan hakları savunucusu olarak durduğu yeri çok kıymetli buluyorum. Umarım bu karar idari soruşturma için de etkili olur" ifadelerini kullandı.
SES Eş Genel Başkanı Nazan Karacabey de "Bizim için sevindirici bir karar ama asıl beklediğimiz Ayşe Hoca'nın nezdinde ihraç edilenlerin işlerine iade edilmesi olacaktır. Omuz omuza mücadeleye devam edeceğiz" diye belirtti.
(AB)

